Sivas'ın tek ud ustası 50 yıldır saz yapıyor

Kültür Sanat Haberleri

68 yaşındaki Mustafa Karaoğlu, 50 yıldır Sivas'ta ud yapıyor. Yurt içi ve dışından alıcı bulan udları, büyük bir özveriyle üretiyor. Mesleğini çok seven Karaoğlu, ud yapmanın kendisine mutluluk verdiğini ve ölene kadar bu işi sürdürmek istediğini söylüyor.

"Aşıklar diyarı Sivas"ın tek ud yapım ustası olan 68 yaşındaki Mustafa Karaoğlu, 50 yıldır mesleğini özveriyle sürdürüyor.
Küçük yaşlarda başladığı işine atölyesinde devam eden 3 çocuk babası Karaoğlu'nun yaptığı udlar, yurt içinden ve dışından alıcı buluyor.
Ud yapım ustası Karaoğlu, AA muhabirine, çocukluk yıllarında heveslendiği mesleğinde ilk udunu 1976 yılında yaptığını söyledi.
Karaoğlu, ud yapmanın psikolojisini düzelttiğini, mutluluk verdiğini ve canlı kalmasını sağladığını belirterek, mesleğini çok sevdiğini dile getirdi.
Ud yapımına ağaçları seçerek başladıklarını anlatan Karaoğlu, şöyle konuştu:
"Bunları 3 santim genişlikte ve 70 santim boyunda kesip eşleştiriyoruz. Sonra ütüde şekil veriyoruz, forma sokuyoruz. Ondan sonra onu rende ve zımparayla dilim haline getiriyoruz. Kalıp üzerinde birbirine yapıştırarak belli bir aşamadan sonra tekne olarak kalıptan çıkarıyoruz. Ud yapımı sırasında hiçbir çivi kullanmıyoruz. Udları 21, 23, 25 ve 27 dilim olarak yapıyoruz. Çok eski udlarda 13 ve 17 dilim olanlar var. Günümüzde 21 ile 23 dilim tercih ediliyor. Daha sonra kalıp aşaması bitiyor, kalıptan tekneyi çıkarttıktan sonra belirli bir süre dinlendiriyoruz. Dinlendikten sonra içinin temizliğini yapıyoruz, bantlıyoruz ve kağıtlıyoruz. Ondan sonra da dış kısmına geçiyoruz."
"Çok ileri bir sanat. Sen gittikçe o senden daha önce gidiyor"
Karaoğlu, satış noktasında internetten kendilerine ulaşan müşterilere ürünleri paketleyip kargoyla gönderdiklerini ifade etti.
Türkiye'nin her yerine ud yolladıklarını kaydeden Karaoğlu, "Ağırlıklı olarak Bursa, İzmir ve İstanbul'a gönderiyoruz. Yurt dışından gelen arkadaşlar talepte bulunuyor. Biz de onların dedikleri şekilde udları hazırlıyoruz. 50 yıldır ud yapıyorum. Her ud benim bir çocuğum, parçam gibi. Her sabah saat 06.00'da kalkar dükkana gelirim. Komşularım bunu bilir. Hiçbir iş yapmasam da burada bunlara bakarım, eksiklerini tamamlamaya çalışırım. 'Şurasını şöyle yapsaydım nasıl olurdu' diye sürekli arayış içerisinde olurum. Ben daha ud yapmış da değilim, kendimi öyle kabul ediyorum. Çünkü çok ileri bir sanat. Sen gittikçe o senden daha önce gidiyor." diye konuştu.
Ölene kadar mesleğini sürdürmek istediğini ifade eden Karaoğlu, "Sağlıklı iken ölmek hepsinden iyi. Ben kendi işimin başında ölmeyi çok istiyorum. İnşallah Cenabıallah onu nasip eder." dedi.
Karaoğlu, bir zamanlar ud çaldığını ama parmak uçlarının kesildiğini belirterek, parmaklarının ud yapmaya elverişli olduğunu söyledi.
Sivas'ta profesyonel anlamda tezgah kurup ud yapan ilk ve son kişi olduğunu öne süren Karaoğlu, "İnşallah benden sonra da yapan olur. Daha da güzel olur. Aile olarak hepimiz müzisyeniz, hepimizin bu müzikle bir bağlantısı var. Yaptığım udları torunlarım çalıyor. Bu da beni çok mutlu ediyor." ifadesini kullandı.