Anayasa Toplantıları
Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof
Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman, 'Yeni anayasa insan odaklı, katılımcı demokrasi temelinde olmalıdır' dedi. Edirne'de, Yeni Anayasa Platformu'nca 'Anayasa Toplantıları' yapıldı. Toplantı, DSİ Konferans Salonu'nda Gazeteci-Aktivist Hacer Foggo, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman ve Anayasa Mahkemesi eski raportörü Doç. Dr. Osman Can, katıldı. Prof. Dr. Keyman, Gün Balçiçek Pamir'in yönettiği toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'de farklı kimlikler ve bu kimliklerden ortaya çıkan taleplerin olduğunu belirterek, 'Ama bu kimlikler arasındaki taleplerin ortak konuşulma imkanı, haklar, sorumluluklar ve özgürlükler, yani eşit vatandaşlık anlayışıdır' diye konuştu. Yeni anayasanın esasen Türkiye'deki sorunları eşit vatandaşlık temelinde çözme oluşumunu topluma verdiğini vurgulayan Keyman, vatandaşlara yönelik ortak bir dilin yaratılabileceğini bildirdi. Türkiye'de sadece kimlikler ve etnik kökene dayalı sorunlar olmadığını da ifade eden Keyman, şöyle devam etti: 'Türkiye çok ciddi anlamda ekonomik, refah, kalkınma temelinde sorunlara sahiptir. Türkiye dönüşümün içinde çok önemli bir yerdedir. Fakat insani kalkınmada, kadın erkek eşitliğinde, eğitimde, gençlerin siyasete katılımında, yoksullukta önemli sorunlara sahip bir ülkedir. O yüzden sosyal haklara, sosyal adalete ve insani kalkınmaya önem veren yeni bir anayasayı toplum olarak oluşturmak durumundayız. Ortak dildeki eşit vatandaş, bu anlamda sadece farklı kimlikler arasında, haklara, özgürlüklere, sorumluluk da eşit vatandaşlık değil, aynı zamanda Türkiye'yi yarına hazırlamada, insani kalkınmayı öne çıkartan bir sosyal adaleti yaratmak durumundadır. O yüzden de eşit vatandaşlığın yanında sosyal adalet, yeni anayasamızın ikinci parçası olmak durumundadır.' Toplumun sorunlarına çözüm bulma temelinde yaklaşan bir devlet yapısının öngörülmesi gerektiğini de vurgulayan Keyman, şunları kaydetti: 'Bu anlamda eşit vatandaşlık, sosyal adaletin yanında bunun üçüncü ayağı esaslı devlet yapısının yeniden örgütlenmesidir. Bu örgütlenme, başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi gibi referanslarla olamaz. Bu yeniden örgütlenme, parlamenter demokrasiyi güçlendiren, parlamenter demokrasiyi kimliklere, sivil toplum örgütlerine açılan, yani parlamenter demokrasi, katılımcı demokrasiler içerisinde güçlendiren nitelikte olmak durumundadır. O yüzden de dönüşen Türkiye içinde artık Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır. Bu anayasa 1982 anayasasına bakılarak yapılamaz. Bu anayasa hakikaten yeni olmalı. Yeni anayasa artık insan odaklı, katılımcı demokrasi temelinde olmalıdır. Türkiye rejim temelinde değil, Türkiye toplumsal yapısını güçlendirecek, güçlendirirken de insana referans veren bir ülke konumuna gelmelidir. Türkiye ilk defa kendi anayasasını yapma şansına sahiptir. Bu bir gerekliliktir. Çünkü, Türkiye'de yaşadığımız sorunlar içinde bizim, ortak bir dil yaratmak, bu ortak dili hep birlikte üretmek gerekliliğimiz vardır. Bunun için elimizi taşın altına koyalım.' Anayasa Mahkemesi eski raportörü Doç. Dr. Osman Can da anayasaların bir toplum sözleşmesi olarak kabul edildiğini söyledi.Türkiye'nin tarihine bakıldığında böyle bir sözleşmenin görülemeyeceğini vurgulayan Can, 'Ortaya çıkarılan anayasaları beğenseniz de bu gerçek değişmiyor' dedi. Anayasaların devlet aygıtını belirleyen temel kurallar manzumesi olduğunu belirten Can, konuşmasına şöyle devam etti: 'Ankara'da verilen karar benim hayatımı etkiliyorsa, bir devlet halka ait olması gereken bir millet hadisesi ise bunun ne olması gerektiğini halkın karar vermesi lazım. Bireylerin, yurttaşların farklılıkları, kimliklerin bu kararı vermesi lazım. Bundan sonra Ankara'da verilen kararın benim onayıma dayanması lazım. Ankara'da kimin karar vereceğine benim karar vermem lazım önce. Oraya gidecek olan, orada çalışacak olan, oradan bu tarafa görevli olanların hepsinin belli ölçülerde bana tabi olması lazım. ' Gazeteci-Aktivist Hacer Foggo ise Türkiye'de 3.5 milyon Roman vatandaşın yaşadığını, bunların başta işsizlik olmak üzere, eğitim, sağlık sorunları bulunduğunu, bu nedenle de ayrımcılığa karşı korunmaları gerektiğini kaydetti. (RC-ZBD) - EDİRNE
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA