Öğrenciler mantar ve bıldırcınla okul ekonomisine katkı sağlıyor

Güncel Haberler

Çatalca Şehit Özcan Çiftçi Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Yılşen Saldırış: - "Tarım Teknolojileri Alanı ve Hayvan Sağlığı Bölümü öğrencilerimiz ürettikleri ürünlerin satışlarını döner sermaye işletmesi kapsamında gerçekleştirdiler. Hem okulumuza hem de ülke ekonomisine katkı sunmaktalar"

Çatalca Şehit Özcan Çiftçi Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencileri, uygulamalı eğitim kapsamında yetiştirdikleri istiridye mantarı ile bıldırcın ve yumurtalarını, döner sermaye kapsamında satışa sunarak hem mesleki deneyim kazanıyor hem de okul ekonomisine katkı sağlıyor.
Lisenin Tarım Teknolojileri alanında modern ve geleneksel üretim tekniklerini bir arada uygulayan öğrenciler, hayvancılık alanında ise bıldırcın yetiştiriciliği yapıyor.
Ürettikleri bıldırcınları ve yumurtalarını satışa sunan öğrenciler, "Kuluçkahane" adı verilen uygulama sınıfında hayvan bakımında kullandıkları birçok ekipman ve malzemeyi de geri dönüşüm malzemelerinden hazırlayarak, hem üretim hem de sürdürülebilirlik konusunda deneyim kazanıyor.
Öğrenciler, okulda oluşturulan uygulama alanlarında istiridye mantarının üretim sürecinin her aşamasında görev alırken, topraksız tarım sistemiyle kıvırcık da yetiştiriyor.
Hasat edilen ürünler okul bünyesindeki satış standında döner sermaye kapsamında satışa sunulurken, elde edilen gelir okulun ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlıyor.
Uygulamalı eğitim sayesinde öğrenciler hem mesleki becerilerini geliştiriyor hem de üretim ve girişimcilik süreçlerini yakından deneyimleme fırsatı buluyor.
"Hedefimiz işin gerekli kriterlerine sahip elemanlar yetiştirmek"
Çatalca Şehit Özcan Çiftçi Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Yılşen Saldırış, AA muhabirine, Tarım Teknolojileri Alanının 2022'de açıldığını ve bu yıl da ilk mezunlarını vereceklerini söyledi.
Açıldığından bu yana öğrencilerle park-bahçeler için çiçek üretimi yaptıklarını, okula yakın bölgelerde sera ve dikim alanları oluşturduklarını belirten Saldırış, bu alanlarda uygulamalı eğitim olarak yaz kış sebzeleri üretimi gerçekleştirdiklerini aktardı.
Saldırış, klasik yöntemlerle üretim yaparken zaman içerisinde modern tarım yöntemlerini denemeye karar verdiklerini ve bunları yaparken yine öğrencilerin ilgileri doğrultusunda bu eğitimleri, uygulamaları yaptıklarını dile getirdi.
İki yıl önce kurulan Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Bölümünde de yaklaşık 20 öğrenciyle çalışmaları sürdürdüklerini anlatan Saldırış, şöyle konuştu:
"Bu öğrencilerimizin de ilgileri doğrultusunda verimlilik ve az maliyetli olması açısından kanatlı hayvan türlerine yöneldik. Hem ülke ekonomisine de katkı sağlamak hem de okulumuzun giderlerini karşılamak üzere Tarım Teknolojileri alanı ve Hayvan Sağlığı Bölümü öğrencilerimiz ürettikleri ürünlerin satışlarını döner sermaye işletmesi kapsamında gerçekleştirdiler. Hem okulumuza hem de ülke ekonomisine katkı sunmaktalar. Biz teorik derslerin yanında uygulamalı eğitim vererek öğrencilerimizin bu mesleklerde ülkenin ara eleman ihtiyacını da karşılamasını hedefliyoruz. Hedefimiz, yaptıkları işi severek, ömürlük olarak benimsemelerini sağlamak, bilhassa hayvan sağlığı ve yetiştiriciliğinde nitelikli, merhametli bu işin gerekli kriterlerine sahip elemanlar yetiştirmek."
"Geçen sene yaklaşık 500-600 kilo kadar istiridye mantarının üretimini gerçekleştirdik"
Tarım Teknolojileri Alanı Öğretmeni Hicran Seper, klasik ve modern yöntemlerle tarımsal üretim yaptıklarını ifade ederek, okula yakın noktada oluşturulan uygulama alanında topraksız olarak istiridye mantarı üretimi yaptıklarını anlattı.
Dışarıdan mantar üretimi için getirilen kompostları uygulama sınıfına yerleştirdiklerini belirten Seper, "Kompostların 11 gün boyunca kuluçka dönemlerinde gerekli olan ısı ve nem kontrollerini sağlayarak, bebek pimlerimizin sağlıklı gelmesi için şartları oluşturmaya çalışıyoruz. 11'inci günün sonunda şartları oluşturduktan sonra çiziklerimizi atıyoruz. Sonrasında aydınlatma işleminde güneş ışığı ve nem kontrollerini öğrencilerimizin eşliğinde gerçekleştirdikten sonra sağlıklı pimlerden yaklaşık 7 veya 10 gün sonra hasadımızı gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.
Seper, toplanan istiridye mantarının okulda oluşturulan satış standında köy halkı ve okuldaki öğretmenlerce satın alındığını, böylelikle öğrencilerin eğitimine maddi olarak katkıda bulunduklarını kaydetti.
Öğrencilerin mantar üretimi için istekli ve zevkli şekilde çalıştıklarını ifade eden Seper, "6 kişilik bir öğrenci grubumuz var. Onlarla geçen sene yaklaşık 500-600 kilo kadar istiridye mantarının üretimini gerçekleştirdik. Bundan onlar da çok memnun oldu. Biz de çok memnunuz. Bulunduğumuz kasabaya da yeni bir ürünü tanıtmanın, yetiştirmenin heyecanını hep beraber yaşadık." dedi.
Öğrencilerden Berkay Soylu, arkadaşlarıyla istiridye mantarı yetiştirdiklerini anlatarak, "Burada hep beraber gelip, gerektiği zaman hasat ediyoruz, nem kontrolünü, ışık kontrolünü yapıyoruz. Burada olmaktan hepimiz çok mutluyuz. İşi zevkle yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
Topraksız tarımla mantar yetiştiriciliğini daha önce bilmediğini aktaran Soylu, okulda aldığı eğitimle mantar yetiştiriciliğini öğrendiğini, ticaretini de yapabileceklerini dile getirdi.
Soylu, "Burada öğrendiklerimizi evde de uygulamaya çalışıyoruz. Birkaç kere denedim, olmadı. İnşallah daha iyisini yapacağız. İleride ben de ziraat mühendisi olmak istiyorum." diye konuştu.
Bıldırcın yetiştiriciliğini uygulamalı eğitimle öğrenen öğrenciler okula katkı sağlıyor"
Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı Bölümü öğretmeni Sadi Yılmaz, teorik olarak aldıkları eğitimleri, "Kuluçkahane" olarak adlandırdıkları sınıfta uygulamalı olarak öğrencilere gösterdiklerini söyledi.
Bıldırcın yetiştiriciliğinde öğrencilere sundukları uygulamalı eğitimle okula da katkı sağladıklarını belirten Yılmaz, öğrencilerin genellikle veteriner hekim, teknisyen ve girişimci olmak istediklerini, kendilerinin de bu konuda onlara destek olmaya çalıştıklarını kaydetti.
Yılmaz, "Kuluçkahane"de yapılan işlemlere ilişkin şunları anlattı:
"Burada aldığımız ve ürettiğimiz yumurtaları kuluçka makinemize getiriyoruz. 18-20 günlük süreç zarfında çıkımlarını gerçekleştiriyoruz. Öğrencilerimizle beraber, gece gündüz demeden hepsi bir emek veriyor. Yavrularımızı çıkarttıktan sonra ana kucağı dediğimiz makinede gelişimlerini tamamlattırıyoruz. Yavrumuzu bir aylık ana kucağı süresinde tutuyoruz. Süreci geçirdikten sonra damızlık kümesimize alıyoruz ve orada yumurta üretimine başlıyorlar. Anaç ve yumurta üretimi satışımızı orada gerçekleştiriyoruz. Anaçlarımız uzun vade yaşıyorlar çünkü refahlarını en üst seviyede tutuyoruz. O yüzden yıpranma payları düşük. Bize uzun dönemler anaçlık yapabiliyorlar."
Üretilen organik yumurtaların okulun standında satışını yaptıklarını, talep doğrultusunda kuluçka makinelerinde üretilen bıldırcın yumurtalarını da isteyenlere sattıklarını kaydeden Yılmaz, "Öğrencilerimiz burada hem eğitim görüyorlar hem de verdikleri emeklerin karşılıklarını harçlık olarak alıyorlar. Hem okuyup hem de para kazanıyorlar." dedi.
Hayvan Sağlığı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Efe Özgür, okulda kanatlı hayvan yetiştiriciliği yaptıklarını, ilk aşamada bıldırcın ve hindi yetiştiriciliğiyle başladıklarını anlattı.
Özgür, bıldırcın yumurtalarını ilk başta makineye koyduklarını, 21 günün sonundan yumurtadan bıldırcınların çıktığını ifade ederek, "Onları büyütüp, bakımını yaptıktan sonra büyük kümeslere alıp orada yumurtaya sürüyoruz. Onlar bize yumurta veriyor. Daha sonra yumurtayı tekrardan makineye koyup tekrardan bir çıkım yapıyoruz. Böylece hem hayvan sağlığı bölümünü öğreniyoruz hem de sorumluluk üstleniyoruz." diye konuştu.
Efe Özgür, "Benim hedefim veteriner hekim olmak. Bunlar da bana artı yönden katkı sağlıyor. Ben kanatlı hayvanları zaten çok seviyorum. Bu bölümü de o yüzden seçtim." şeklinde konuştu.
Üretilen yumurtaları makineye koyduktan sonra civciv üretimi yaptıklarını anlatan Özgür, civcivlerin büyüme aşamasına göre yem verdiklerini söyledi.