Ali Babacan’dan MSCI uyarısı: Doğru değerlendirilmezse bu iş kötüye gider

Güncel Haberler

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, MSCI'nin Türkiye hisselerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini dondurma kararını değerlendirirken, "Doğru değerlendirilmezse o zaman Allah korusun bu iş kötüye gider" dedi. Fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin sürecin şeffaf yürütülmediğini savunan Babacan, "Hastayı hasta eden, yatalak eden doktorun eline tekrar 'Al neşteri, sen bunu tedavi et' mi denir" diye sordu.

(ANKARA)- DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, MSCI'nin Türkiye hisselerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini dondurma kararını değerlendirirken, "Doğru değerlendirilmezse o zaman Allah korusun bu iş kötüye gider" dedi. Fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin sürecin şeffaf yürütülmediğini savunan Babacan, "Hastayı hasta eden, yatalak eden doktorun eline tekrar 'Al neşteri, sen bunu tedavi et' mi denir" diye sordu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, MK TV'de Gizem Fidan ve Hakan Aygün'ün sorularını yanıtladı. MSCI'nin Türkiye kararını ve fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin yürütülen süreci değerlendiren Babacan, hükümete hızlı hareket etme ve devletin elindeki kayıtları şeffaf biçimde açıklama çağrısında bulundu.
MSCI'nin kararına ilişkin Babacan, şunları söyledi:
"Türkiye'ye Kasım'a kadar bir tarih vermişken MSCI şimdi bu tarihi Haziran 2027'ye kadar uzattı. Yani Türkiye'de evet adımlar atılıyor ya da atılıyormuş gibi yapıyor ama biz bunu izleyeceğiz dediler. İzlerken de o endeksle ilgili bazı parametreleri ve endekse girip çıkma şartlarıyla ilgili konuları dondurdular. Çünkü ne yaptılar? 'Ya biz şu hisse senetlerine bir tek tek bakalım da hangi hisse senedi temiz, problemsiz, hangisinde dalavere var, ona göre tekrar bir değerlendirelim' diye."
"ÇOK HIZLI HAREKET ETMEK LAZIM"
Kararın bir fırsat olup olmadığı sorusuna Babacan, "Tabii bu çok önemli fırsat eğer doğru değerlendirilirse. Doğru değerlendirilmezse o zaman Allah korusun bu iş kötüye gider yani. Aleyhimize dönebilir. Yani çok hızlı hareket etmek lazım" yanıtını verdi.
Hükümetin fon yolsuzluğu konusunda yavaş hareket edip etmediğine ilişkin soru üzerine Babacan, şöyle konuştu:
"Bir ay oldu ya, bugün tam bir ay oldu. Ben bu ülkenin cumhurbaşkanı olsam, yapılması gerekir dediklerim var ya, o gece yapardım hepsini. Görevden al, görev gücünü kur. O kadar. Ondan sonra hemen arkadaşlar çalışsın. Geri ödemeyle ilgili yasa gerekiyorsa hemen Meclis'e gönderelim. Şeffaf yürüsün. Yoksa sermaye piyasasında bu tür şeyler bir daha olmasın diye yeni bir yasaya ihtiyaç yok. Çünkü bizim SPK sapasağlam. Yani Sermaye Piyasası Kanunu sapasağlam bir kanun."
"DEVLETİN ELİNDEKİ KAYITLAR BÜTÜN ŞEFFAFLIĞIYLA AÇIKLANMIYOR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fon yolsuzluğuna ilişkin "Tıpkı cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz" sözlerini de değerlendiren Babacan, kamuoyunun süreç hakkında yalnızca Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve ilgili bakanların açıklamaları üzerinden bilgi edinebildiğini savundu. Babacan, şunları kaydetti:
"Ama asıl devletin elindeki kayıtlar olduğu gibi bütün şeffaflığıyla açıklanmıyor. Cerrah ne yapar? Önce hastaya 'Ben teşhisi koydum' der. 'Sorun şurada' der ve 'Seni şöyle tedavi edeceğim' der. Bir yol haritası anlatır ve ekibiyle beraber o operasyonu şeffaf bir şekilde yapar. Ameliyatı nasıl yapacağını anlatır, değil mi? 'Ben şöyle yapacağım, şöyle yapacağım. Şu organa şöyle müdahale edeceğim.' Eline neşteri alır, dikkatli bir şekilde çalışır. Fakat şu anda bu neşter kimin elinde? Bu operasyonu kim yapıyor? Yapılacaksa böyle bir operasyon kim yapıyor? Sorumlusu kim? Acaba bütün bu dolandırıcılığa göz yummuş veya ihmal etmiş veya bu işin ortakları olan insanların hala ısrarla, inatla çalıştırıldığı SPK mı? Yoksa 15-20 kişilik kurulmuş hantal bir fon kurulunun içinde bulunan ve çoğu da bu işlerden anlamayan insanlar mı? Kim? Cerrah kim?"
"BU İŞİN SİYASİ SORUMLUSU KİM?"
Fon mağdurlarına geri ödemeye ilişkin düzenlemenin Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmelerine de değinen Babacan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Devlet yönetimi diye bir şey kalmadı ki. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bu fon dolandırıcılığıyla ilgili vatandaşlara geri ödemenin nasıl yapılacağıyla ilgili bir kanun düzenleme geçti komisyondan. Bakan yok. Bu işin fon kurulu başkanı kim? Cumhurbaşkanı Yardımcısı değil mi? Sen komisyonda oturup niye anlatmıyorsun? Bu işin siyasi sorumlusu kim? SPK Başkanı yok. Komisyonda yok. Bakın ben en az 100 tane yasa çıkarttım Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan ve Meclis'ten. Otururdum, kendim çatır çatır savunurdum, anlatırdım. Çünkü siyasi sorumlusu bendim. Niye yapıyoruz, bu kanun niye çıkıyor? Hatırlarsınız o günleri. Sorumlusu yok ortada. Elinde neşteri kim tutuyormuş? Cerrah titizlikle çalışıyor. Kim cerrah? Cumhurbaşkanı açıklamayacak. Cerrah kim soruyorum. O neşteri elinde tutan kim? Hastayı hasta eden, yatalak eden doktorun eline tekrar 'Al neşteri, sen bunu tedavi et' mi denir? Yoksa 'Kusura bakma arkadaş, sen bu hastayı yatağa düşürdün. Bunun hastalığının sebebi sensin. Çekil kenara, bir başka doktor gelsin bu ameliyatı yapsın' mı dersin? Bunu yapmadılar bakın. Görevden alınması gerekiyor."