AKPM Toplantıları

Yerel Haberler

AKPM Daimi Komitesi'nin Antalya'daki Toplantısında, Irak'ta Farklı Dini Gruplara Yönelik Şiddet Eylemleriyle, Romanların Serbest Dolaşımı ve Mültecilik Hakları Ele Alındı

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Daimi Komitesi'nin Antalya'daki toplantısında, Irak'ta farklı dini gruplara yönelik şiddet eylemleriyle, Avrupa'daki Romanların serbest dolaşımı ve mültecilik hakları ele alındı.

AKPM Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu başkanlığındaki toplantının sabah oturumunda söz alan Portekizli parlamenter Mendes Bota, dünya genelinde çok üzücü olaylar meydana geldiğini, etnik ve dini nedenlerle insanların öldürüldüğünü söyledi.

Irak'ta yalnızca Hristiyanlar değil, başka dini inançtaki ve farklı mezheplerdeki insanların da öldürüldüklerini anlatan Bota, şöyle konuştu:

'Bence bu duruma özel olarak farkındalık geliştirmeliyiz. Irak'ta bir milyon 200 bin Hristiyan yaşamaktaydı 20 yıl önce. Ortodoks, Katolik, Süryani, Ermeni, Protestanlar vardı. Hristiyan gruplar bu coğrafyada yaşamakta idiler. Bugün sadece 400 bin kaldı. Hristiyanların bu ülkeyi terk etmeleri için strateji izlenmekte. Avrupa devletlerine çağrıda bulunarak sığınma hakkı talep edenlere kolaylık sağlamalıyız. Avrupa Konseyi bu konuya sessiz kalamaz. Her gün Hristiyanların katledildiğini görüyoruz, bizler ellerimiz kollarımız bağlı duramayız.'

Hollandalı Parlamenter Tinny Kox da, Irak'ta yeni bir istikrar süreci beklendiğini belirterek, Celal Talabani'nin yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesiyle bu istikrarın sağlanacağına inandığını söyledi.

Irak'ta şiddet olaylarının devam ettiğini ve kan döküldüğünü anlatan Kox, 'İnsanlara karşı ayrımcılık ve zulüm, terörist saldırılar devam etmekte. Aslında ölenlerin büyük çoğunluğunu Müslümanlar oluşturuyor. Sünni ve Şii milislerin birbirleriyle mücadelesinin sonuçlarını unutmamalıyız' dedi.

Kox, Irak'ı terk ettiği bildirilen El Kaide'nin yeniden Irak'a döndüğüne yönelik istihbaratlar bulunduğuna da işaret etti.

İtalyan Parlamenter Luca Volante ise, Irak'taki Hristiyanlardan 800 bininin ülkeyi terk etmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Volante, 'Bu insan haklarıyla alakalı bir konu. Durum yakın geçmişte daha da kötüleşti. Musul'da bir kaç gün önce bir saldırı gerçekleşti. bir kiliseye ayin sırasında bir baskın düzenlendi' diye konuştu.

Irak'ta sadece Hristiyanlara değil, diğer dini inanç sahip insanlara karşı da saldırı düzenlendiğine dikkati çeken Volante, 'Bizler dayanışmamızı sergilemeliyiz. Uluslararası baskı yaratılmasını sağlamalıyız. İnsanların onurları korunmalı. Komisyon'un bu konuda cesaret göstermesi gerekiyor' ifadelerini kullandı.

Belçikalı Parlamenter Patrick Moriao da, saldırılar düzenleyen Iraklı milislere İran'dan gelen Şii milislerin de destek olduklarını öne sürdü. Bu bilgileri destekleyen belgeler bulunduğunu kaydeden Moriao, Avrupa Konseyi'nin bu konuya eğilmesini istedi. Moriao, 'Bu bir medeniyetler çatışması ya da Haçlı Savaşı değil. Daha geniş kapsamlı yaklaşmalı, sadece Hristiyanları değil, bölgedeki tüm dini azınlıkları kucaklayan bir yaklaşım sergilemeliyiz' dedi.

Moriau, eski Irak Dışişleri Bakanı Tarık Aziz'in de bir Hristiyan olduğunu anımsatarak, Tarık Aziz'in eline kan bulaştığına inanmadığını, bu nedenle idam cezasına çarptırılmayı hak etmediğini belirterek, Tarık Aziz'in affedilmesi için çağrı yapılmasını önerdi.

Toplantıda söz alan diğer parlamenterler de, gözlemci olarak gittikleri Bosna Hersek ve Azerbaycan'da yapılan seçimlerle ilgili gözlem ve değerlendirmelerini aktardılar.



- ROMANLARIN DURUMU-



Bazı parlamenterler, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde çadırlarda yaşayan Romanlar'ın bu ülkeleri terk etmeye zorlandıklarına değinerek, Romanlar'a mültecilik hakkı tanınması konusunda girişimlerde bulunulmasını istediler.

Kosova'dan sınır dışı edilen 100 bin Roman'ın tekrar bu ülkeye gönderilmesinin daha acı sonuçlar doğuracağına değinen parlamenterler, Romanlar'ın yaşam tarzının korunması gerektiğini de ifade ettiler.



- KAYBOLAN DİLLER-



MHP Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu da toplantıda, 'Kaybolan Diller' konusundaki raporunu okudu. Bugün dünyada yaşayan 5 bin dil olduğunu anlatan Kumcuoğlu, bir çok dilin son yıllarda kaybolduklarına işaret etti. Kumcuoğlu şöyle konuştu:

'Son yıllarda kullanılan dillerin sayısı azalmakta. Doğal afetler, etnik düşmanlıklar ve savaşlar dolayısıyla dillerin kullanımı azalmakta. Küreselleşme ve kentleşme de bazı dillerin yok olmasına neden oluyor. Son yıllarda 300 dil yok oldu. Şu anda bin dil ciddi tehdit altında. Bu eğilim değiştirilmezse 50-100 yıl sonra dünya yüzeyinden bin kadar farklı dil kalkmış olacak. Bu sürecin sürati son yıllarda inanılmaz şekilde arttı. Dillerin kaybı etnik köken ve kültürlerin kaybı olarak nitelendirilebilir. Bir dilin kaybı, son derece önemli tarihsel sosyolojik ve kültürel bir dünya görüşünün ortadan kalkması demektir.'

(BNY-ŞEN-SO) - ANTALYA
Kaynak: AA / Yerel

, Haberler