Ahmet Kaya, yarın "Ahmet Abinin Şarkıları: Anılar, İzler ve Hasret" konserinde anılacak
Sanatçı Ahmet Kaya'nın vefatının 25. yılında düzenlenecek "Ahmet Abinin Şarkıları: Anılar, İzler ve Hasret" konseri, yarın Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu'nda gerçekleşecek.
Sanatçı Ahmet Kaya'nın vefatının 25. yılında düzenlenecek "Ahmet Abinin Şarkıları: Anılar, İzler ve Hasret" konseri, yarın Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu'nda gerçekleşecek.
Devlet sanatçısı Ümit Yılmaz'ın şef solist olarak görev yapacağı konserde moderatörlüğü gazeteci, yapımcı ve söz yazarı Ali Çınar yaparken Gece Yolcuları, Elif Kaya, Kent Ozanları, Serhat Turunç gibi sanatçı ve gruplar Yılmaz'a sahnede eşlik edecek.
Konsere ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Yılmaz, Ahmet Kaya ile uzun yıllar birlikte çalıştıklarını ve aynı sahneyi paylaşmanın ortaya çıkardığı dostluk ve kardeşliğin bu projenin gerçekleşmesinde önemli bir etken olduğunu söyledi.
Yılmaz, Kaya ile abi-kardeş gibi olduklarını vurgulayarak, "Ahmet Kaya'yla 1990'lı yılların başından gelen bir tanışıklığımız vardı. Ölümüne kadarki son 10 yılında onun hep yanındaydım ve çok güzel anılarımız oldu. Yaklaşık bir senedir bu projeyi yapmayı kafama koymuştum ve bunu kimle yapabilirim, nasıl yapabilirim diye düşündüğümde ilk aklıma gelen Ali Çınar'dı. Kendisiyle tanışıklığımız oldukça eskilere dayanıyor. Onunla da tıpkı Ahmet Abi gibi birçok paylaşımımız oldu, programlar yaptık, konserlere çıktık." dedi.
"O besteleri başkası okusa bu kadar etki edeceğini düşünmüyorum"
Konserde usta sanatçının sevilen şarkılarına yer vereceklerinin altını çizen Yılmaz, "Ahmet Kaya'nın çok güçlü şarkıları var ve ne yazık ki bunların hepsini konserde söylememiz mümkün değil. Bundan dolayı da bir seçki yaptık. Ali Çınar'ın yazdığı, Ahmet Abinin de bestelediği çok sayıda şarkı var. 'Kendine İyi Bak', 'Tedirgin', 'Hep Sonradan' bunlardan birkaçı. Konser seçkisini biraz da bu eserlerin içinden yaptım. Yanı sıra Yusuf Hayaloğlu'nu da bu konserde anacağız çünkü da çok özel şiir ve bestelere imza attı." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, konserde kendisine eşlik edecek konuk sanatçılara da değinerek, şunları aktardı:
"Gece Yolcuları ve Elif Kaya gecede bizimle birlikte olacak. Bunlar Ahmet Abinin çok az sayıda şarkısını söylemesine rağmen oldukça fazla bilinen sanatçılar. Gece Yolcuları, Ahmet Abi vefat ettikten sonra çıkarılan 'Bir Eksiğiz' albümünde 'Kendine İyi Bak' şarkısını okumuştu. Elif Kaya ise bizden sonra gelen genç neslin bir pop sanatçısı. Ahmet Kaya şarkıları da okuyor ve bunları YouTube'ta yayınlanmasına rağmen milyonlarca kişi tarafından dinlenmiş durumda. Onun da duygularını sahnede duymak istiyoruz. Ayrıca, benim de içinde olduğum Kent Ozanları adlı bir grubumuz vardı. O gruptan tar sanatçısı ve aynı zamanda konservatuvar da öğretim görevlisi olan Serhat Turunç kardeşimiz de aramızda olacak. Konser, şarkıların söylenildiği bir geceden ziyade, duyguların ve hatıraların paylaşıldığı bir anma olacak."
Ahmet Kaya'yla çalışmanın kendisi için önemine de değinen Yılmaz, "Onunla çalışmaya, arkasında bağlama çalan bir sanatçı olarak başladım. İlk çıktığım konserlerde onun ses tonu ve yorumundan son derece etkileniyordum. Evet, Kaya'nın söylediği şarkılardaki besteler çok önemli ama o besteleri başkası okusa bu kadar etki edeceğini düşünmüyorum. Zaten daha sonra başka sanatçılar da aynı şarkıları okudu fakat hiçbirinin beklenen etkiyi yapmadığını gördük." şeklinde konuştu.
"Aşıklardan, ozanlardan çok etkilenmişti"
Ümit Yılmaz, Kaya'nın ortaya koyduğu müziğin kaynağının gelenekte aranması gerektiğini, burada ilk zikredilecek unsurların başında türkülerin geldiğini söyledi.
Ahmet Kaya'nın iyi bir bağlama ustası olduğunu ve dayısından aldığı ilham ve eğitimle müziğe başladığını kaydeden Yılmaz, "Ahmet Abi türküleri hem çok sever hem de güzel söylerdi. Daha sonra ise kendini geliştirip bulmaya başlıyor ve nameler, melodiler öyle çıkıyor ama burada ana kaynağın türküler olduğunu hep hatırda tutmak gerekiyor. O, aşıklardan, ozanlardan çok etkilenmişti. Özellikle Azeri türküleri çok zor şarkılar olmasına rağmen harika okurdu." değerlendirmelerinde bulundu.
Yılmaz, sanatın ve özellikle müziğin birleştirici gücüne dikkati çekerek, "Herkes Ahmet Kaya şarkılarında bir araya gelebiliyor. Ben bunu halen kendi konserlerimde de görüyorum. Bir üniversiteye gidiyorum, Ahmet Abi'nin şarkılarını söylüyorum ve bütün gençler bu şarkılara eşlik ediyor. Sadece onlar değil, bizim kuşağımız da bu şarkıları biliyor, dinliyor. Bu da Ahmet Kaya'nın birleştirici gücünün bir göstergesi." görüşünü paylaştı.
Kaya'nın vefatının üzerinden 25 yıl geçtiğinin ve 43 yaşında vefat ettiğinin altını çizen Yılmaz, "Ahmet Kaya şarkıları Türkiye'de halen milyonlarca kez dinleniyor ve onun bu kadar sevilmesi, ardında nasıl bir miras bıraktığını bizlere net bir şekilde gösteriyor." ifadelerine yer verdi.
"Ahmet Kaya bir şey söylüyorsa gerçektir, sahicidir"
Unutulmaz sanatçı ile ilk röportaj yapan gazetecinin kendisi olduğunu söyleyen Ali Çınar ise "Bu röportajı 'Yorgun Demokrat' albümü çıktıktan sonra, bir müzik dergisi için şu an bir otel olan Sultanahmet'teki kapalı cezaevinde, orası boşken yaptık. Ahmet Abi röportajın dilini beğenmiş ve bana, 'Bir şeyler yazıyor musun?' diye sormuştu. Ahmet Kaya'yla dostluğumuz ve müzikal yolculuğumuz böylece başlamış oldu." dedi.
Çınar, Kaya'nın imza attığı şarkıların çoğunun hit olduğunu vurgulayarak, "O gerçekten samimiydi. Neredeyse her şarkısı sinema filmi gibi kahramanları olan bir sahicilikteydi. Onun başarısının temel nedeni bence buydu." diye konuştu.
Sanatçı Kaya'nın güvercinli fotoğrafını çeken Arslan Güven'in de konserde yer alacağını kaydeden Çınar, şunları kaydetti:
"O fotoğraf Londra konseri öncesi güle eğlene çekilen fotoğraflardan birisiydi. Ahmet Kaya'yla gerçekten yoğun bir paylaşımımız oldu ve bunlar arasında, Magazin Gazetecileri Derneğinin düzenlediği o kötü geceyi saymazsak, olumsuz çok az an vardır. Konserde yer alacak şarkılar da bir anlamında 'nedeni olan şarkılar'. Örneğin bir şarkı var ki karayolunda Ümit'le beraber olduğumuz arabanın içinde bestelendi. Ahmet Kaya katılımı çok severdi. 'Tek sevdiğim kalabalık, konserdeki kalabalıklar.' derdi. Bu anlamda Ümit, dinleyenlerin de katılacağı, herkesin söyleyebileceği güzel bir repertuvar hazırladı."
Ali Çınar, Kaya'nın çevresindekilere, emekçilere karşı son derece cömert ve iyi yürekli olduğunu vurgulayarak, "O, birine kızdıysa bunu da direkt belli ederdi. Ahmet Kaya bir şey söylüyorsa gerçektir, sahicidir. Rol yapmaz. Yani şarkıları gibi sahicidir. Bir duruşu ve müthiş karizması vardı. Siyasi anlamda farklı düşünseniz bile, sizinle 10 dakika konuştuğunda yanından bambaşka kalkardınız. Ayrıca çok nüktedan ve esprili bir yanı vardı." ifadelerini kullandı.
"Benim için sakın ülkesini sevmiyordu demesinler"
Ahmet Kaya'nın yazdığı şarkıların yanında bestecilik konusunda gerçekten olağanüstü olduğunu kaydeden Çınar, şöyle devam etti:
"Bunlardan birisi de Can Yücel'in 'Sevgi Duvarı' şiiriydi. O şarkının girişinde solo bir keman geçişi vardır. O, bunu dinliyor ve fazla düzgün buluyor. 'Can Yücel salaş yaşayan bir adam ve orada da olsa olsa Roman bir müzisyen vardır, kemanının akordu bile yoktur. Biz bunu daha gerçekçi yapmalıyız.' diye düşünüyor. Benzer bir durum 'Günaydın Anneciğim'de de vardı. 'Bu adam idama mahkum ya da müebbet yemiş birisidir. Sabahlara kadar uyumuyordur. Sesinin yorgun olması lazım. Ben uyumayacağım. Sabah bu şarkıyı bu halimle bir daha okuyayım.' demişti. Kısacası karşımızda gerçek bir sanatçı vardı."
Çınar, Kaya'nın özgürlükçü yapısına da değinerek, "O, sadece kendisi için değil, herkes için özgürlük isteyen birisiydi. Sayın Cumhurbaşkanımız zamanında şiir okuduğu için hapse girmişti. Ahmet Kaya, tüm tabanını karşısına alarak, Kazlıçeşme'deki konserinde, 'Hiç kimse bu ülkede şiir okuduğu için hapse düşmemeli.' deyip onu ziyaret etmişti. Böyle bir tutarlılık göstermişti. Aynı şekilde o, 'Hiç kimse, istemiyorsa benim annemin başını açtıramaz.' diyebilen biriydi. Bir röportajında, 'Benim için her şeyi desinler ama sakın ülkesini sevmiyordu demesinler!' demişti. Bu anlamda ben onun, ülkesini çok seven birisi olarak sürgün günlerinde, kahrından öldüğünü düşünüyorum." değerlendirmelerinde bulundu.
Kaya'nın son zamanlarında, "Memleket Hasreti" şarkısına imza attığını belirten Çınar, "O bu ülkeyi çok seviyordu. Şu an güzel günlerde, bir barış mevsimindeyiz. O, barış isteyen, hiçbir ananın ağlamasını istemeyen bir sanatçıydı. Sert söylemleri, çıkışları olsa da, yufka gibi yüreği olan, bütünleştirici bir isimdi. Ahmet Kaya, halkının büyük bir yıldızıydı. Yıldızlar bazen puslu havalarda görünmez, yok olur fakat aslında hep orada, saklanıyorlardır. Ahmet Kaya, en puslu havalarda bile ışıl ışıl parlayan bir yıldızdı. O ardından böyle bir miras bıraktı. Umarım içimizden onu örnek alan kişiler de çıkar." dedi.
Devlet sanatçısı Ümit Yılmaz'ın şef solist olarak görev yapacağı konserde moderatörlüğü gazeteci, yapımcı ve söz yazarı Ali Çınar yaparken Gece Yolcuları, Elif Kaya, Kent Ozanları, Serhat Turunç gibi sanatçı ve gruplar Yılmaz'a sahnede eşlik edecek.
Konsere ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Yılmaz, Ahmet Kaya ile uzun yıllar birlikte çalıştıklarını ve aynı sahneyi paylaşmanın ortaya çıkardığı dostluk ve kardeşliğin bu projenin gerçekleşmesinde önemli bir etken olduğunu söyledi.
Yılmaz, Kaya ile abi-kardeş gibi olduklarını vurgulayarak, "Ahmet Kaya'yla 1990'lı yılların başından gelen bir tanışıklığımız vardı. Ölümüne kadarki son 10 yılında onun hep yanındaydım ve çok güzel anılarımız oldu. Yaklaşık bir senedir bu projeyi yapmayı kafama koymuştum ve bunu kimle yapabilirim, nasıl yapabilirim diye düşündüğümde ilk aklıma gelen Ali Çınar'dı. Kendisiyle tanışıklığımız oldukça eskilere dayanıyor. Onunla da tıpkı Ahmet Abi gibi birçok paylaşımımız oldu, programlar yaptık, konserlere çıktık." dedi.
"O besteleri başkası okusa bu kadar etki edeceğini düşünmüyorum"
Konserde usta sanatçının sevilen şarkılarına yer vereceklerinin altını çizen Yılmaz, "Ahmet Kaya'nın çok güçlü şarkıları var ve ne yazık ki bunların hepsini konserde söylememiz mümkün değil. Bundan dolayı da bir seçki yaptık. Ali Çınar'ın yazdığı, Ahmet Abinin de bestelediği çok sayıda şarkı var. 'Kendine İyi Bak', 'Tedirgin', 'Hep Sonradan' bunlardan birkaçı. Konser seçkisini biraz da bu eserlerin içinden yaptım. Yanı sıra Yusuf Hayaloğlu'nu da bu konserde anacağız çünkü da çok özel şiir ve bestelere imza attı." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, konserde kendisine eşlik edecek konuk sanatçılara da değinerek, şunları aktardı:
"Gece Yolcuları ve Elif Kaya gecede bizimle birlikte olacak. Bunlar Ahmet Abinin çok az sayıda şarkısını söylemesine rağmen oldukça fazla bilinen sanatçılar. Gece Yolcuları, Ahmet Abi vefat ettikten sonra çıkarılan 'Bir Eksiğiz' albümünde 'Kendine İyi Bak' şarkısını okumuştu. Elif Kaya ise bizden sonra gelen genç neslin bir pop sanatçısı. Ahmet Kaya şarkıları da okuyor ve bunları YouTube'ta yayınlanmasına rağmen milyonlarca kişi tarafından dinlenmiş durumda. Onun da duygularını sahnede duymak istiyoruz. Ayrıca, benim de içinde olduğum Kent Ozanları adlı bir grubumuz vardı. O gruptan tar sanatçısı ve aynı zamanda konservatuvar da öğretim görevlisi olan Serhat Turunç kardeşimiz de aramızda olacak. Konser, şarkıların söylenildiği bir geceden ziyade, duyguların ve hatıraların paylaşıldığı bir anma olacak."
Ahmet Kaya'yla çalışmanın kendisi için önemine de değinen Yılmaz, "Onunla çalışmaya, arkasında bağlama çalan bir sanatçı olarak başladım. İlk çıktığım konserlerde onun ses tonu ve yorumundan son derece etkileniyordum. Evet, Kaya'nın söylediği şarkılardaki besteler çok önemli ama o besteleri başkası okusa bu kadar etki edeceğini düşünmüyorum. Zaten daha sonra başka sanatçılar da aynı şarkıları okudu fakat hiçbirinin beklenen etkiyi yapmadığını gördük." şeklinde konuştu.
"Aşıklardan, ozanlardan çok etkilenmişti"
Ümit Yılmaz, Kaya'nın ortaya koyduğu müziğin kaynağının gelenekte aranması gerektiğini, burada ilk zikredilecek unsurların başında türkülerin geldiğini söyledi.
Ahmet Kaya'nın iyi bir bağlama ustası olduğunu ve dayısından aldığı ilham ve eğitimle müziğe başladığını kaydeden Yılmaz, "Ahmet Abi türküleri hem çok sever hem de güzel söylerdi. Daha sonra ise kendini geliştirip bulmaya başlıyor ve nameler, melodiler öyle çıkıyor ama burada ana kaynağın türküler olduğunu hep hatırda tutmak gerekiyor. O, aşıklardan, ozanlardan çok etkilenmişti. Özellikle Azeri türküleri çok zor şarkılar olmasına rağmen harika okurdu." değerlendirmelerinde bulundu.
Yılmaz, sanatın ve özellikle müziğin birleştirici gücüne dikkati çekerek, "Herkes Ahmet Kaya şarkılarında bir araya gelebiliyor. Ben bunu halen kendi konserlerimde de görüyorum. Bir üniversiteye gidiyorum, Ahmet Abi'nin şarkılarını söylüyorum ve bütün gençler bu şarkılara eşlik ediyor. Sadece onlar değil, bizim kuşağımız da bu şarkıları biliyor, dinliyor. Bu da Ahmet Kaya'nın birleştirici gücünün bir göstergesi." görüşünü paylaştı.
Kaya'nın vefatının üzerinden 25 yıl geçtiğinin ve 43 yaşında vefat ettiğinin altını çizen Yılmaz, "Ahmet Kaya şarkıları Türkiye'de halen milyonlarca kez dinleniyor ve onun bu kadar sevilmesi, ardında nasıl bir miras bıraktığını bizlere net bir şekilde gösteriyor." ifadelerine yer verdi.
"Ahmet Kaya bir şey söylüyorsa gerçektir, sahicidir"
Unutulmaz sanatçı ile ilk röportaj yapan gazetecinin kendisi olduğunu söyleyen Ali Çınar ise "Bu röportajı 'Yorgun Demokrat' albümü çıktıktan sonra, bir müzik dergisi için şu an bir otel olan Sultanahmet'teki kapalı cezaevinde, orası boşken yaptık. Ahmet Abi röportajın dilini beğenmiş ve bana, 'Bir şeyler yazıyor musun?' diye sormuştu. Ahmet Kaya'yla dostluğumuz ve müzikal yolculuğumuz böylece başlamış oldu." dedi.
Çınar, Kaya'nın imza attığı şarkıların çoğunun hit olduğunu vurgulayarak, "O gerçekten samimiydi. Neredeyse her şarkısı sinema filmi gibi kahramanları olan bir sahicilikteydi. Onun başarısının temel nedeni bence buydu." diye konuştu.
Sanatçı Kaya'nın güvercinli fotoğrafını çeken Arslan Güven'in de konserde yer alacağını kaydeden Çınar, şunları kaydetti:
"O fotoğraf Londra konseri öncesi güle eğlene çekilen fotoğraflardan birisiydi. Ahmet Kaya'yla gerçekten yoğun bir paylaşımımız oldu ve bunlar arasında, Magazin Gazetecileri Derneğinin düzenlediği o kötü geceyi saymazsak, olumsuz çok az an vardır. Konserde yer alacak şarkılar da bir anlamında 'nedeni olan şarkılar'. Örneğin bir şarkı var ki karayolunda Ümit'le beraber olduğumuz arabanın içinde bestelendi. Ahmet Kaya katılımı çok severdi. 'Tek sevdiğim kalabalık, konserdeki kalabalıklar.' derdi. Bu anlamda Ümit, dinleyenlerin de katılacağı, herkesin söyleyebileceği güzel bir repertuvar hazırladı."
Ali Çınar, Kaya'nın çevresindekilere, emekçilere karşı son derece cömert ve iyi yürekli olduğunu vurgulayarak, "O, birine kızdıysa bunu da direkt belli ederdi. Ahmet Kaya bir şey söylüyorsa gerçektir, sahicidir. Rol yapmaz. Yani şarkıları gibi sahicidir. Bir duruşu ve müthiş karizması vardı. Siyasi anlamda farklı düşünseniz bile, sizinle 10 dakika konuştuğunda yanından bambaşka kalkardınız. Ayrıca çok nüktedan ve esprili bir yanı vardı." ifadelerini kullandı.
"Benim için sakın ülkesini sevmiyordu demesinler"
Ahmet Kaya'nın yazdığı şarkıların yanında bestecilik konusunda gerçekten olağanüstü olduğunu kaydeden Çınar, şöyle devam etti:
"Bunlardan birisi de Can Yücel'in 'Sevgi Duvarı' şiiriydi. O şarkının girişinde solo bir keman geçişi vardır. O, bunu dinliyor ve fazla düzgün buluyor. 'Can Yücel salaş yaşayan bir adam ve orada da olsa olsa Roman bir müzisyen vardır, kemanının akordu bile yoktur. Biz bunu daha gerçekçi yapmalıyız.' diye düşünüyor. Benzer bir durum 'Günaydın Anneciğim'de de vardı. 'Bu adam idama mahkum ya da müebbet yemiş birisidir. Sabahlara kadar uyumuyordur. Sesinin yorgun olması lazım. Ben uyumayacağım. Sabah bu şarkıyı bu halimle bir daha okuyayım.' demişti. Kısacası karşımızda gerçek bir sanatçı vardı."
Çınar, Kaya'nın özgürlükçü yapısına da değinerek, "O, sadece kendisi için değil, herkes için özgürlük isteyen birisiydi. Sayın Cumhurbaşkanımız zamanında şiir okuduğu için hapse girmişti. Ahmet Kaya, tüm tabanını karşısına alarak, Kazlıçeşme'deki konserinde, 'Hiç kimse bu ülkede şiir okuduğu için hapse düşmemeli.' deyip onu ziyaret etmişti. Böyle bir tutarlılık göstermişti. Aynı şekilde o, 'Hiç kimse, istemiyorsa benim annemin başını açtıramaz.' diyebilen biriydi. Bir röportajında, 'Benim için her şeyi desinler ama sakın ülkesini sevmiyordu demesinler!' demişti. Bu anlamda ben onun, ülkesini çok seven birisi olarak sürgün günlerinde, kahrından öldüğünü düşünüyorum." değerlendirmelerinde bulundu.
Kaya'nın son zamanlarında, "Memleket Hasreti" şarkısına imza attığını belirten Çınar, "O bu ülkeyi çok seviyordu. Şu an güzel günlerde, bir barış mevsimindeyiz. O, barış isteyen, hiçbir ananın ağlamasını istemeyen bir sanatçıydı. Sert söylemleri, çıkışları olsa da, yufka gibi yüreği olan, bütünleştirici bir isimdi. Ahmet Kaya, halkının büyük bir yıldızıydı. Yıldızlar bazen puslu havalarda görünmez, yok olur fakat aslında hep orada, saklanıyorlardır. Ahmet Kaya, en puslu havalarda bile ışıl ışıl parlayan bir yıldızdı. O ardından böyle bir miras bıraktı. Umarım içimizden onu örnek alan kişiler de çıkar." dedi.
Kaynak: AA / Güncel
Ahmet Kaya, Kültür, Güncel, Müzik, Sanat, Tiyatro, Ahmet Kaya, Müzik, Sanat, Kültür, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA