ABD'den dönen Filistinli, evini ve ailesini İsraillilerin kuşatması altında buldu

Güncel Haberler

- Luey Ebu Riyde: "Evimin ve ailemin kuşatıldığını ekranlardan izlemek tarif edilemez bir duyguydu. En acısı da onlardan kilometrelerce uzakta olmak ve hiçbir şey yapamamaktı" "Amerikalı yetkililerle iletişime geçtim ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin uzaklaştırılması için baskı yapılacağı sözünü aldım ancak şu ana kadar sahada gerçek bir değişim yaşanmadı"

ABD'deki işlerini bırakıp işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki beldesine dönen Filistinli Luey Ebu Riyde, günlerdir güvenlik kameralarından çaresizce izlediği, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından ailesine ve komşularına yaşatılan kabusun ortasına adım attı.
Ebu Riyde, Nablus'a bağlı Kusra beldesindeki evine ulaştığında, ailesinin günlerdir Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin kuşatması altında yaşam mücadelesi verdiğine tanıklık etti.
AA muhabirine konuşan Ebu Riyde, ABD'de bulunduğu sırada evinin etrafındaki çemberin daralışını güvenlik kameraları üzerinden anbean izlemenin yarattığı derin çaresizliği anlattı.
Ailesinin günlerdir evden dışarı adım atamadığını belirten Ebu Riyde, "Evimin ve ailemin kuşatıldığını ekranlardan izlemek tarif edilemez bir duyguydu. En acısı da onlardan kilometrelerce uzakta olmak ve hiçbir şey yapamamaktı." dedi.
"Sözler sahada karşılık bulmadı"
Kusra beldesine ayak basar basmaz ekran başında izlediği acı tablonun gerçeğiyle yüzleştiğini vurgulayan Ebu Riyde, İsrail ordusunun bölgedeki varlığına rağmen Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin evinin çevresine kadar rahatça gelebildiğini ifade etti.
Ebu Riyde, İsrail ordusunun tutumuna tepki göstererek, "Bize ordunun bizi korumak ve saldırganları uzak tutmak için orada olduğu söylenmişti ancak sahada gördüklerimiz tamamen farklıydı." diye konuştu.
ABD'deyken durumu Amerikan yönetiminin yetkililerine ve Ohio'daki konsolosluğa ilettiğini aktaran Ebu Riyde, kendisine İsrail'e baskı yapılacağı yönünde sözler verildiğini ancak bu vaatlerin sahaya yansımadığını belirtti.
Kusra Belediye Başkanı Abdülazim el-Vadi de bölgedeki Ras el-Ayn mevkisinde Filistinlilere ait üç evin günlerdir Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ablukasında olduğunu teyit etmişti.
Belediye Başkanı Vadi, dün Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin 9 gündür 3 Filistinli aileye ait evleri kuşatma altında tuttuğunu belirterek, "İsrail ordusu isteseydi yerleşimci İsraillileri gözaltına alabilir veya bölgeden çıkarabilirdi ancak (onlar) saldırının ortağı." demişti.
Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları artıyor
İşgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 750 bin İsrailli, Doğu Kudüs dahil 156 yerleşim ve 360 yerleşim noktasında yaşıyor.
Birleşmiş Milletler, 12 Ağustos'ta, fanatik İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'daki saldırılarının benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığı uyarısında bulundu.
BM, 2026'nın başından bu yana yaklaşık 260 Filistinli yerleşim birimini hedef alan 1430'dan fazla saldırı belgelediğini, saldırılar ile yıkım ve tahliye uygulamalarının yaklaşık 3 bin 800 Filistinlinin yerinden edilmesine yol açtığını bildirdi. Yerinden edilenlerin yaklaşık yarısının çocuklardan oluştuğu belirtildi.
İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları kapsamında Filistinlilerin öldürülmesi ve gözaltına alınmasının yanı sıra ev ve yapıların tahrip edilmesi, cami ve araçların ateşe verilmesi, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına erişiminin engellenmesi ve yerleşimlerin genişletilmesi gibi uygulamalar gerçekleştiriliyor.
İsrail, Batı Şeria'yı Doğu Kudüs ile birlikte 1967'den bu yana işgal altında tutuyor. Uluslararası toplum, işgal altındaki topraklarda kurulan İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediyor. İsrail ise bu görüşü reddediyor.
Filistinliler, İsrail'in söz konusu saldırılarla Batı Şeria'yı ilhak etmeye ve Birleşmiş Milletlerin ilgili kararları doğrultusunda kurulması öngörülen Filistin devletinin önünü kesmeye zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.???????
İsrail'in 1948'de kurulması sürecinde en az 750 bin Filistinli yerinden edilmiş, İsrail daha sonra Filistin topraklarının geri kalanını da işgal etmişti.