ABD'de Kongre ara seçimlerinde seçmenlerin yüzde 85'i ekonomiyi önemli buldu
ABD'de bugün yapılacak Kongre ara seçimlerinde seçmenlerin gündeminde hayat pahalılığı, akaryakıt fiyatları, İran savaşı ve sağlık hizmetleri öne çıkıyor. AP-NORC anketine göre seçmenlerin yüzde 85'i ekonomiyi, yüzde 84'ü hayat pahalılığını önemli konular arasında değerlendirdi.
ABD'de bugün yapılacak Kongre ara seçimleri için geri sayım sürerken Amerikalı seçmenlerin oy verme tercihlerinde hayat pahalılığı, artan akaryakıt fiyatları, İran savaşının etkileri ve sağlık hizmetleri en önemli başlıklar olarak öne çıkıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın performansının oylanacağı Kongre ara seçimlerine yönelik anketler, seçmenlerin özellikle ekonomik duruma odaklandığını ortaya koyuyor.
Son dönemde yükselen benzin ve dizel fiyatları, enflasyon, konut ve sağlık harcamaları ile İran savaşının Amerikan ekonomisindeki yansımaları, seçim sürecinin başlıca tartışma konularını oluşturuyor.
Cumhuriyetçiler, Trump yönetiminin vergi indirimlerini, sınır güvenliği politikalarını ve ekonomik büyümeyi öne çıkarırken Demokratlar hayat pahalılığı ve İran savaşının Amerikan ekonomisindeki olumsuz yansımalarının altını çiziyor.
Seçmenlerin önceliği ekonomi ve hayat pahalılığı
ABD'de seçimler öncesinde yapılan kamuoyu araştırmaları, ekonomik koşulların seçmenlerin oy verme davranışında ilk sırada yer aldığını gösteriyor.
Associated Press (AP) ile NORC Kamuoyu Araştırmaları Merkezinin güncel bir anketine göre, seçmenlerin yüzde 85'i ekonomiyi, yüzde 84'ü ise hayat pahalılığını seçimlerdeki en önemli konular arasında değerlendirdi.
Aynı araştırmada sağlık hizmetlerini öncelikli görenlerin oranı yüzde 69, İran savaşını önemli bulanların oranı ise yüzde 64 olarak kaydedildi.
Araştırmaya katılanların yüzde 74'ü Trump'ın ekonomi yönetimini, yüzde 79'u ise hayat pahalılığıyla mücadelesini onaylamadığını belirtti.
Benzer şekilde, Pew Araştırma Merkezinin kısa süre önce yaptığı güncel bir ankete katılan seçmenlerin yüzde 84'ü, ekonominin oy verme kararlarında "en önemli faktör" olduğunu ifade etti.
ABD'deki akaryakıt fiyatları seçmenin gündeminde
İran savaşının enerji piyasalarında yol açtığı dalgalanmalar ve akaryakıt fiyatlarındaki artış, seçimler öncesinde Amerikan kamuoyunun gündemindeki en önemli ekonomik başlıklar arasında bulunuyor.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, 31 Ekim itibarıyla ülke genelinde normal benzinin galon fiyatı ortalama 4,18 dolar seviyesinde bulunuyor.
İran savaşının başladığı şubat ayının sonunda yaklaşık 2,98 dolar olan galon fiyatının bu seviyeye yükselmesi, özellikle otomobile bağımlı Amerikan hanehalklarının ulaşım maliyetlerini doğrudan etkilemiş durumda.
Dizel fiyatlarındaki yükseliş ise taşımacılık, tarım ve lojistik sektörlerinde maliyet baskısına neden olurken, bunun tüketici fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona yansımaları da tartışılıyor.
ABD Çalışma Bakanlığının son verilerine göre, eylülde tüketici fiyatları yıllık bazda yüzde 3,7 artarken, benzin fiyatlarındaki aylık yükseliş yüzde 9,1'e ulaştı.
ABD'de enerji fiyatları, son bir yılda yüzde 20,4, benzin fiyatları ise yüzde 34,2 arttı.
Gallup'un yakın zaman önce açıkladığı bir araştırmada, kayıtlı seçmenlerin yüzde 42'si, benzin fiyatlarını oy verme kararlarında "son derece önemli" olarak nitelendirdi.
Trump yönetimi, enerji fiyatlarını düşürmeye yönelik girişimlerini ve Amerikan enerji üretiminin artırılmasını öne çıkarırken Demokratlar ise yükselen akaryakıt maliyetlerini ve İran'la savaşın olumsuz etkilerini kullanıyor.
İran'la savaş dış politika meselesinden ekonomik faktöre dönüştü
ABD'nin şubat ayında İsrail ile birlikte İran'a yönelik başlattığı savaş, ara seçimlerde dış politika başlığının ötesine geçerek Amerikalılar için bir ekonomi başlığına dönüştü.
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla gündeme gelen küresel petrol arzına ilişkin belirsizlikler, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesinde etkili olurken savaşın ekonomik maliyeti Amerikan seçmenleri arasında tartışılmaya devam ediyor.
Gallup'un söz konusu araştırmasına göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 47'si, İran'daki gelişmeleri oy verme kararlarında "son derece önemli" olarak gördüğünü aktardı.
Bu oran Demokrat seçmenlerde yüzde 58, Cumhuriyetçilerde yüzde 35, bağımsızlarda ise yüzde 46 olarak kaydedildi.
ABD Başkanı Trump, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemeye yönelik politikalarını ulusal güvenlik gerekçesiyle savunurken Demokratlar savaşın ekonomik maliyetlerini ve Amerikan dış politikasındaki sonuçlarını sorguluyor.
İran savaşının Amerikan askerleri, federal harcamalar ve enerji fiyatları üzerindeki etkileri, özellikle kararsız seçmenlerin bulunduğu bölgelerde seçim tartışmalarının en önemli unsurlarından biri haline gelmiş durumda.
Sağlık hizmetleri tartışmaları da önemli başlıklar arasında
Ekonomik gelişmeler ve göçmen politikalarının yanı sıra sağlık hizmetlerine erişim ve sağlık sigortası maliyetleri de seçmenlerin öncelikleri arasında bulunuyor.
Gallup araştırmasına göre, seçmenlerin yüzde 50'si, sağlık hizmetlerini oy verme kararlarında "son derece önemli" olarak değerlendirdi. Bu oran Demokratlarda yüzde 68'e yükselirken, Cumhuriyetçilerde yüzde 34 seviyesinde kayda geçti.
Demokratlar, özellikle düşük gelirli Amerikalılara sağlık hizmeti sağlayan Medicaid programına yönelik harcama kesintilerini eleştirirken Cumhuriyetçiler ise federal harcamaların azaltılması ve sağlık sistemindeki maliyetlerin kontrol altına alınması gerektiğini savunuyor.
Kürtaj konusu da özellikle kadın ve genç seçmenlerin siyasi tercihlerinde etkili olan başlıklar arasında yer alıyor.
Gallup'un söz konusu araştırmasına göre, seçmenlerin yüzde 38'i, kürtaj konusunu oy verme kararlarında "son derece önemli" olarak ifade etti.
Göçmen politikaları ve sınır güvenliği, 2024'teki kadar belirleyici değil
Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde öne çıkardığı sınır güvenliği ve düzensiz göçle mücadele, Kongre ara seçimlerinde de Cumhuriyetçilerin kampanyalarının temel başlıkları arasında bulunsa da 2 yıl önceki kadar önemli başlıklar arasında yer almıyor.
Trump, düzenlediği tüm seçim mitinglerinde seçmenlerine "sınır güvenliğini" sağladıklarını anlatırken Demokratların iş başına gelmesi halinde ABD'nin "yeniden düzensiz göçmenler tarafından istila edileceği" söylemini kullanıyor.
Pew Araştırma Merkezinin güncel bir anketine göre, Cumhuriyetçi adayları destekleyen seçmenlerin yüzde 72'si göçmen politikalarını oy verme kararlarında "çok önemli" bulurken bu oran, Demokrat adayları destekleyenlerde yüzde 53 olarak kaydedildi.
Cumhuriyetçiler, Trump yönetiminin sınır güvenliği politikalarını savunurken Demokratlar özellikle sınır dışı uygulamalarının hukuki boyutunu, göçmenlerin haklarını ve federal güvenlik birimlerinin yetkilerini gündeme getiriyor.
Göçmen politikaları, ekonomiyle birlikte seçim kampanyalarında iki partinin birbirine tamamen zıt iki farklı yaklaşımı ortaya koyduğu konulardan biri olmayı sürdürüyor.
Trump'ın performansı ve bağımsız seçmenler
Ara seçimler, ekonomik ve toplumsal sorunların yanı sıra Trump'ın ikinci başkanlık dönemindeki performansının da seçmenler tarafından değerlendirileceği bir "turnusol kağıdı" olarak görülüyor.
AP-NORC'un güncel anketine göre, Amerikalıların yüzde 36'sı, Trump'ın başkanlık performansını yeterli bulurken yüzde 64'ü ise yetersiz bulduğunu dile getirdi.
Aynı araştırmada seçmenlerin yaklaşık yüzde 80'i, ülkenin yönetiminde kapsamlı veya köklü değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Gallup araştırması ise bağımsız seçmenlerin yüzde 51'inin ekonomiyi, yüzde 48'inin sağlık hizmetlerini, yüzde 46'sının ise İran'daki gelişmeleri "son derece önemli" gördüğünü ortaya koydu.
Bu tablo, Cumhuriyetçilerin ve Demokratların kökleşmiş seçmen tabanlarının dışında kalan ve her seçimde sonucu önemli ölçüde etkileyen bağımsız seçmenlerin ekonomi ve dış politikayla ilgili gelişmelere oldukça hassas olduğunu da gösterdi.
3 Kasım seçimlerinde ortaya çıkacak Kongre aritmetiği, Trump'ın görev süresinin kalan iki yılında ekonomi, göçmenlik ve dış politika alanlarındaki siyasi güç dengelerini doğrudan etkileyecek.
ABD Başkanı Donald Trump'ın performansının oylanacağı Kongre ara seçimlerine yönelik anketler, seçmenlerin özellikle ekonomik duruma odaklandığını ortaya koyuyor.
Son dönemde yükselen benzin ve dizel fiyatları, enflasyon, konut ve sağlık harcamaları ile İran savaşının Amerikan ekonomisindeki yansımaları, seçim sürecinin başlıca tartışma konularını oluşturuyor.
Cumhuriyetçiler, Trump yönetiminin vergi indirimlerini, sınır güvenliği politikalarını ve ekonomik büyümeyi öne çıkarırken Demokratlar hayat pahalılığı ve İran savaşının Amerikan ekonomisindeki olumsuz yansımalarının altını çiziyor.
Seçmenlerin önceliği ekonomi ve hayat pahalılığı
ABD'de seçimler öncesinde yapılan kamuoyu araştırmaları, ekonomik koşulların seçmenlerin oy verme davranışında ilk sırada yer aldığını gösteriyor.
Associated Press (AP) ile NORC Kamuoyu Araştırmaları Merkezinin güncel bir anketine göre, seçmenlerin yüzde 85'i ekonomiyi, yüzde 84'ü ise hayat pahalılığını seçimlerdeki en önemli konular arasında değerlendirdi.
Aynı araştırmada sağlık hizmetlerini öncelikli görenlerin oranı yüzde 69, İran savaşını önemli bulanların oranı ise yüzde 64 olarak kaydedildi.
Araştırmaya katılanların yüzde 74'ü Trump'ın ekonomi yönetimini, yüzde 79'u ise hayat pahalılığıyla mücadelesini onaylamadığını belirtti.
Benzer şekilde, Pew Araştırma Merkezinin kısa süre önce yaptığı güncel bir ankete katılan seçmenlerin yüzde 84'ü, ekonominin oy verme kararlarında "en önemli faktör" olduğunu ifade etti.
ABD'deki akaryakıt fiyatları seçmenin gündeminde
İran savaşının enerji piyasalarında yol açtığı dalgalanmalar ve akaryakıt fiyatlarındaki artış, seçimler öncesinde Amerikan kamuoyunun gündemindeki en önemli ekonomik başlıklar arasında bulunuyor.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, 31 Ekim itibarıyla ülke genelinde normal benzinin galon fiyatı ortalama 4,18 dolar seviyesinde bulunuyor.
İran savaşının başladığı şubat ayının sonunda yaklaşık 2,98 dolar olan galon fiyatının bu seviyeye yükselmesi, özellikle otomobile bağımlı Amerikan hanehalklarının ulaşım maliyetlerini doğrudan etkilemiş durumda.
Dizel fiyatlarındaki yükseliş ise taşımacılık, tarım ve lojistik sektörlerinde maliyet baskısına neden olurken, bunun tüketici fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona yansımaları da tartışılıyor.
ABD Çalışma Bakanlığının son verilerine göre, eylülde tüketici fiyatları yıllık bazda yüzde 3,7 artarken, benzin fiyatlarındaki aylık yükseliş yüzde 9,1'e ulaştı.
ABD'de enerji fiyatları, son bir yılda yüzde 20,4, benzin fiyatları ise yüzde 34,2 arttı.
Gallup'un yakın zaman önce açıkladığı bir araştırmada, kayıtlı seçmenlerin yüzde 42'si, benzin fiyatlarını oy verme kararlarında "son derece önemli" olarak nitelendirdi.
Trump yönetimi, enerji fiyatlarını düşürmeye yönelik girişimlerini ve Amerikan enerji üretiminin artırılmasını öne çıkarırken Demokratlar ise yükselen akaryakıt maliyetlerini ve İran'la savaşın olumsuz etkilerini kullanıyor.
İran'la savaş dış politika meselesinden ekonomik faktöre dönüştü
ABD'nin şubat ayında İsrail ile birlikte İran'a yönelik başlattığı savaş, ara seçimlerde dış politika başlığının ötesine geçerek Amerikalılar için bir ekonomi başlığına dönüştü.
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla gündeme gelen küresel petrol arzına ilişkin belirsizlikler, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesinde etkili olurken savaşın ekonomik maliyeti Amerikan seçmenleri arasında tartışılmaya devam ediyor.
Gallup'un söz konusu araştırmasına göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 47'si, İran'daki gelişmeleri oy verme kararlarında "son derece önemli" olarak gördüğünü aktardı.
Bu oran Demokrat seçmenlerde yüzde 58, Cumhuriyetçilerde yüzde 35, bağımsızlarda ise yüzde 46 olarak kaydedildi.
ABD Başkanı Trump, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemeye yönelik politikalarını ulusal güvenlik gerekçesiyle savunurken Demokratlar savaşın ekonomik maliyetlerini ve Amerikan dış politikasındaki sonuçlarını sorguluyor.
İran savaşının Amerikan askerleri, federal harcamalar ve enerji fiyatları üzerindeki etkileri, özellikle kararsız seçmenlerin bulunduğu bölgelerde seçim tartışmalarının en önemli unsurlarından biri haline gelmiş durumda.
Sağlık hizmetleri tartışmaları da önemli başlıklar arasında
Ekonomik gelişmeler ve göçmen politikalarının yanı sıra sağlık hizmetlerine erişim ve sağlık sigortası maliyetleri de seçmenlerin öncelikleri arasında bulunuyor.
Gallup araştırmasına göre, seçmenlerin yüzde 50'si, sağlık hizmetlerini oy verme kararlarında "son derece önemli" olarak değerlendirdi. Bu oran Demokratlarda yüzde 68'e yükselirken, Cumhuriyetçilerde yüzde 34 seviyesinde kayda geçti.
Demokratlar, özellikle düşük gelirli Amerikalılara sağlık hizmeti sağlayan Medicaid programına yönelik harcama kesintilerini eleştirirken Cumhuriyetçiler ise federal harcamaların azaltılması ve sağlık sistemindeki maliyetlerin kontrol altına alınması gerektiğini savunuyor.
Kürtaj konusu da özellikle kadın ve genç seçmenlerin siyasi tercihlerinde etkili olan başlıklar arasında yer alıyor.
Gallup'un söz konusu araştırmasına göre, seçmenlerin yüzde 38'i, kürtaj konusunu oy verme kararlarında "son derece önemli" olarak ifade etti.
Göçmen politikaları ve sınır güvenliği, 2024'teki kadar belirleyici değil
Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde öne çıkardığı sınır güvenliği ve düzensiz göçle mücadele, Kongre ara seçimlerinde de Cumhuriyetçilerin kampanyalarının temel başlıkları arasında bulunsa da 2 yıl önceki kadar önemli başlıklar arasında yer almıyor.
Trump, düzenlediği tüm seçim mitinglerinde seçmenlerine "sınır güvenliğini" sağladıklarını anlatırken Demokratların iş başına gelmesi halinde ABD'nin "yeniden düzensiz göçmenler tarafından istila edileceği" söylemini kullanıyor.
Pew Araştırma Merkezinin güncel bir anketine göre, Cumhuriyetçi adayları destekleyen seçmenlerin yüzde 72'si göçmen politikalarını oy verme kararlarında "çok önemli" bulurken bu oran, Demokrat adayları destekleyenlerde yüzde 53 olarak kaydedildi.
Cumhuriyetçiler, Trump yönetiminin sınır güvenliği politikalarını savunurken Demokratlar özellikle sınır dışı uygulamalarının hukuki boyutunu, göçmenlerin haklarını ve federal güvenlik birimlerinin yetkilerini gündeme getiriyor.
Göçmen politikaları, ekonomiyle birlikte seçim kampanyalarında iki partinin birbirine tamamen zıt iki farklı yaklaşımı ortaya koyduğu konulardan biri olmayı sürdürüyor.
Trump'ın performansı ve bağımsız seçmenler
Ara seçimler, ekonomik ve toplumsal sorunların yanı sıra Trump'ın ikinci başkanlık dönemindeki performansının da seçmenler tarafından değerlendirileceği bir "turnusol kağıdı" olarak görülüyor.
AP-NORC'un güncel anketine göre, Amerikalıların yüzde 36'sı, Trump'ın başkanlık performansını yeterli bulurken yüzde 64'ü ise yetersiz bulduğunu dile getirdi.
Aynı araştırmada seçmenlerin yaklaşık yüzde 80'i, ülkenin yönetiminde kapsamlı veya köklü değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Gallup araştırması ise bağımsız seçmenlerin yüzde 51'inin ekonomiyi, yüzde 48'inin sağlık hizmetlerini, yüzde 46'sının ise İran'daki gelişmeleri "son derece önemli" gördüğünü ortaya koydu.
Bu tablo, Cumhuriyetçilerin ve Demokratların kökleşmiş seçmen tabanlarının dışında kalan ve her seçimde sonucu önemli ölçüde etkileyen bağımsız seçmenlerin ekonomi ve dış politikayla ilgili gelişmelere oldukça hassas olduğunu da gösterdi.
3 Kasım seçimlerinde ortaya çıkacak Kongre aritmetiği, Trump'ın görev süresinin kalan iki yılında ekonomi, göçmenlik ve dış politika alanlarındaki siyasi güç dengelerini doğrudan etkileyecek.
Kaynak: AA / Güncel
Amerika Birleşik Devletleri, Politika, Güncel, Dünya, İran, Amerika Birleşik Devletleri, İran, Kongre, Akaryakıt, Politika, Dünya, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA