58 yıllık meyve suyu devi için kritik eşik! Son çağrı yapıldı

Ekonomi Haberleri

Türkiye’nin 58 yıllık köklü meyve suyu markası Aroma’nın konkordato sürecinde çıkış için kritik aşamaya gelindi. Şirketin geleceğinin ele alınacağı 9 Eylül’deki duruşma öncesinde mahkeme, Aroma’dan alacağı bulunan kişi ve kurumlara davaya müdahil olabileceklerini duyurdu.

Türkiye’nin en köklü meyve suyu üreticilerinden Aroma Bursa Meyve Suları ve Gıda Sanayii A.Ş. için devam eden konkordato sürecinde gözler mahkemeye çevrildi. Finansal darboğaz nedeniyle konkordato talebinde bulunan 58 yıllık şirketin davasında kritik duruşma 9 Eylül 2026’da görülecek. Duruşma öncesinde Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden dikkat çeken bir çağrı gelirken, şirketten alacağı bulunan kişi ve kurumların yasal haklarını savunmak üzere davaya müdahil olabilecekleri bildirildi.

BİR YILLIK MÜHLET DOLDU, GÖZLER MAHKEMEDE

Yarım asrı aşan 58 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye meyve suyu pazarının en önemli aktörlerinden biri olan Aroma Bursa Meyve Suları ve Gıda Sanayii A.Ş., içinden geçtiği ekonomik darboğazı aşabilmek adına bir süre önce konkordato talebinde bulunmuştu. Pazarın iddialı markasını yöneten Duruk Ailesi'ne ait şirket için mahkemenin tanıdığı bir yıllık geçici konkordato mühleti geçtiğimiz mart ayında sona erdi. 

KRİTİK KARAR DURUŞMASI 9 EYLÜL'DE

Süreci yürüten Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Başkanlığı, davanın seyrini netleştirecek tarihi belirledi. Mahkeme; Aroma A.Ş. tüzel kişiliğiyle birlikte Ege Duruk, Mahmut Atom Duruk, Mehmet Çetin Duruk, Onur Duruk, Ömer Duruk, Perihan Duruk, Şirin Duruk ve Uğur Duruk'un dahil olduğu konkordato davasının yeni duruşmasının 9 Eylül 2026 tarihinde yapılacağını duyurdu. 

ALACAKLILARA "DAVAYA KATILIN" ÇAĞRISI

Eylül ayındaki kritik oturum öncesinde mahkemeden dikkat çeken bir resmi duyuru geldi. Mahkeme heyeti, şirketten alacağını henüz tahsil edemeyen tüm taraflara seslenerek sürece dahil olmalarını istedi. Yapılan çağrıda, alacaklı konumunda bulunan kişi ve kurumların mağduriyet yaşamamaları ve haklarını yasal zeminde savunabilmeleri adına 9 Eylül'deki davaya müdahil olabilecekleri hatırlatıldı.