İslami Ekonomi Zirvesi'nde sermaye oluşumu ve aracılık masaya yatırıldı

Ekonomi Haberleri

Türkiye Varlık Fonu Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık: - "(2024'te) İstanbul Finans Merkezi projesinin yeniden finansmanı amacıyla 1 milyar dolarlık sukuk ihracı gerçekleştirdik. Bu işlem piyasa açısından önemli bir dönüm noktasıydı. Söz konusu işlem yalnızca bir finansman başarısı değil, aynı zamanda Türkiye'de piyasaların gelişimine katkı sağlayan bir araç oldu" - Gatehouse Bank Riskten Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi (CRO) Usman Chaudry: - "Türkiye'nin katılım bankacılığı sektörü önemli ölçüde büyüyerek ciddi bir ölçeğe ve erişim kapasitesine ulaştı. Türk hükümeti hedefini açıkça ortaya koydu; İstanbul'u yalnızca bölgesel değil, küresel bir İslami finans merkezi haline getirmek. Bu hedef son derece sağlam temellere dayanıyor"

3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi kapsamında düzenlenen "Sermaye Oluşumu ve Aracılık: Bankalar, Fonlar ve İslami Sermaye Piyasaları" panelinde, katılım bankacılığının sermaye aracılığı rolü, İslami sermaye piyasaları ve sukuklar ile yatırım fonları ve özel sermaye ele alındı.
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında İstanbul Finans Merkezi Halkbank Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nin ikinci günü sona erdi.
Zirve kapsamında "Sermaye Oluşumu ve Aracılık: Bankalar, Fonlar ve İslami Sermaye Piyasaları" paneli düzenlendi. Moderatörlüğünü Moody's Ratings Yardımcı Yönetici Direktörü Nitish Bhojnagarwala'nın yaptığı panelde, sermaye aracısı olarak katılım bankacılığı, İslami sermaye piyasaları ve sukuk ile yatırım fonları ve özel sermaye başlıkları ele alındı.
Panelde konuşan Türkiye Varlık Fonu (TVF) Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık, fonun yaklaşık 10 yıl önce kurulduğunu, varlık büyüklüğü açısından dünyanın en büyük 10 ulusal varlık fonundan biri olduğunu belirterek, portföylerinde 360 milyar doların üzerinde varlık yönettiklerini bildirdi.
TVF açısından katılım finansın stratejik önemine dikkati çeken Kayacık, bu alanın finansal piyasaların derinleşmesini ve sermaye piyasası araçlarının çeşitlenmesini desteklediğini söyledi.
Kayacık, katılım finansının başarısının yalnızca aktif büyüklük, karlılık veya pazar payıyla ölçülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "KOBİ finansmanına, istihdam oluşturulmasına, finansal kapsayıcılığa, bölgesel kalkınmaya, stratejik sektörlere ve sermaye piyasalarının derinleşmesine yaptığı katkılar da temel performans göstergeleri olarak değerlendirilmelidir." ifadelerini kullandı.
İslami sermaye piyasaları ve özellikle sukukun uzun vadeli sermayenin harekete geçirilmesinde stratejik araçlar haline geldiğini ifade eden Kayacık, sukukun aynı zamanda altyapı finansmanını desteklediğini ve sermaye piyasaları ile reel ekonomi arasındaki bağı güçlendirdiğini anlattı.
Kayacık, 2024'ün TVF açısından oldukça başarılı bir yıl olduğunu belirterek, "İstanbul Finans Merkezi projesinin yeniden finansmanı amacıyla 1 milyar dolarlık sukuk ihracı gerçekleştirdik. Bu işlem piyasa açısından önemli bir dönüm noktasıydı. Söz konusu işlem yalnızca bir finansman başarısı değil, aynı zamanda Türkiye'de piyasaların gelişimine katkı sağlayan bir araç oldu." diye konuştu.
Yeşil ve sürdürülebilirlik bağlantılı sukukların, İslami finansın en önemli büyüme alanları arasında yer aldığını kaydeden Kayacık, iki yaklaşımın da sorumluluk, uzun vadeli değer oluşturma, reel ekonomiye katkı ve pozitif etki ilkeleri üzerine inşa edildiğini dile getirdi.
Kayacık, TVF bünyesinde kurulan Türkiye Teknoloji Fonu'ndan da bahsederek, şunları kaydetti:
"Bu örnek, girişim sermayesi, özel sermaye ve etki yatırımlarının uzun vadeli sermaye tahsisini nasıl destekleyebileceğini gösteriyor. Aynı zamanda bu araçların, İslami finans ilkeleriyle uyumlu şekilde reel ekonomiye ve teknoloji odaklı gelişmelere nasıl katkı sağlayabileceğini de ortaya koyuyor. Bugün itibarıyla fon, 'fonların fonu' programı kapsamında 15'in üzerinde yatırım fonuna toplam 150 milyon doların üzerinde kaynak taahhüdünde bulundu. Bu taahhütler aracılığıyla Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin derinleşmesine katkı sağladı. Bu taahhütlerin 40 milyon dolardan fazlası halihazırda hayata geçirildi."
"İstanbul, küresel İslami finansın en iddialı faaliyet merkezlerinden biri"
Gatehouse Bank Riskten Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi (CRO) Usman Chaudry de İstanbul'un küresel İslami finansın en iddialı faaliyet merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin katılım bankacılığı sektörü önemli ölçüde büyüyerek ciddi bir ölçeğe ve erişim kapasitesine ulaştı. Türk hükümeti hedefini açıkça ortaya koydu; İstanbul'u yalnızca bölgesel değil, küresel bir İslami finans merkezi haline getirmek. Bu hedef son derece sağlam temellere dayanıyor." dedi.
Birleşik Krallık'ın İslami kurallara uygun konut finansmanı alanında dünyanın en aktif pazarlarından biri konumunda bulunduğunu söyleyen Chaudry, İngiltere'deki kira getirisi amaçlı gayrimenkul yatırımı (buy-to-let) piyasasının uzun yıllardır Müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkelerden gelen sermayeyi, Körfez ülkeleri yatırımcılarını ve Malezya'nın kurumsal sermayesini cezbettiğini dile getirdi.
Chaudry, "Türk katılım bankalarının, Birleşik Krallık'ta gayrimenkul yatırımı yapma isteği bulunan yüksek gelirli müşterilerle halihazırda güçlü ilişkileri bulunuyor. Biz bu yatırımların İslam'a uygun şekilde finanse edilmesini sağlayacak ürünlere, gerekli düzenleyici izinlere, yönetişim altyapısına ve operasyonel kapasiteye sahibiz." dedi.
Panelin ardından Durham Üniversitesi İslami Ekonomi ve Finans Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Asutay, "İslami İktisat Teorisinde Sermaye" konulu bir hitapta bulundu. Daha sonra "Vakıf: Sürdürülebilir Sermayenin İslami Mirası" panelinde katılımcılar sunum yaptı.