1chp Milletvekili Atilla Kart, Danimarka'da Konuştu: Türkiye Yönetilemez Duruma Geldi

Güncel Haberler

Danimarka'nın İshoj şehrinde Yeniceobalı hemşehrileri ile buluşan Atilla Kart, Türkiye'deki siyasi yapı, ekonomik durum, temel hak ve özgürlükler konusunda konuştu.

Kart, YENİCEOBALI HEMŞEHRİLERİ İLE BULUŞTU

Danimarka'nın İshoj şehrinde Yeniceobalı hemşehrileri ile buluşan Atilla Kart, Türkiye'deki siyasi yapı, ekonomik durum, temel hak ve özgürlükler konusunda konuştu.

Deniz Feneri davasını örnek gösteren Atilla Kart, suçluların değil, suçu ortaya çıkaran dürüst savcıların yargılanır duruma geldiğini söyledi. Atilla Kart Türkiye'nin yönetilemez duruma geldiğine dikkat çekerek, toplumu ayrıştıran, din ve mezhep üzerinden siyaset yapan bir başbakan bulunduğunu söyledi.

Atilla Kart Türkiye'deki yabancı istihbaratçıların sayısının 3 bini aştığı iddialarını hatırlatarak, İçişleri Bakanı'nı köstebeklik ve taşeronlukla suçladı. Kart, Anayasa mahkemesi başkanının yabancı büyükelçiliklere Türkiye'deki davalar ve gizli dosyalar hakkında bilgiler verdiğini iddia ederek, kürtaj ve sezaryen konularının Uludere'yi unutturmak için ortaya atıldığını söyledi. Toplantıya katılan Türkler, anlatılanlar hakkında kendilerine daha sık bilgiler verilmesini istediler.

Atilla Kart, DHA'ya yaptığı özel açıklamada

'Bu ziyaretleri daha önce yapmam gerekiyordu. Gündemin yoğunluğu nedeniyle istediğimiz gibi yapamıyoruz. Danimarka'da benim Yeniceoba'dan dostlarım akrabalarım var. Danimarka'da, Yeniceoba, Kuşça gibi Konya bölgesinde yoğun nüfus var. Onları ziyaret ederken, Türkiye'deki gelişmeler hakkında bilgi verdim.

Son gelişme, CHP Avrupa'da artık Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının yoğun olduğu her ülkede doğrudan genel merkezle bağlantılı bir örgüt yapılanmasını gerçekleştiriyor. Tabi bunu ilgili ülkenin mevzuatlarını uygun şekilde yapıyor. Almanya'daki çalışmalar son aşamaya geldi. Danimarka'da da somut çalışmalar yapılıyor. Yurtdışındaki insanlarımızın sorunları, bilinen sorunlar. Örneğin, oy kullanma, çifte vatandaşlık, aile birleşimi, vize, emeklilik, sosyal haklar, dışlanma gibi. Sorun o sorunları gidermek noktasında icrai bir takım düzenlemeleri sağlamak, hayata geçirmek. Hamaset yapmadan soruna çözüm getiriyormuş gibi yapmadan, gerçekten sorum getirmek. Bizim örgütlenme çalışmalarımız bittikten sonra vatandaşlarımızın bunun yansımalarını çok yakından görecekler. Hükümetin oy hakkı tanıması, hükümetin planı değil. Bu bütün siyasi partilerin TBMM'de müştereken çıkardığımız kanun sayesinde olacak. Bunu AKP sağlamış gibi bir algı sağlamasın. Bu kanun bizim hiç fire vermeden verdiğimiz destekle çıktı ama bu kanunu hayata geçirmek önemli. Bunu kim yapacak elbette Türkiye Cumhuriyetini yöneten hükümet yapacak. Bizim isteğimiz vatandaşlarımıza bir külfet getirmeden en rahat şekilde bulundukları bölgede istedikleri zaman oylarını kullanabilecekleri şekilde hayata geçirilmesi için takipçisi olacağız. Bu süreç başladı artık.

Söz gelişi Almanya ve Danimarka'da çok yoğun Türk nüfusu var. Oy kullanma işleminin bir günde bitmesini beklemezsiniz. 3-4 güne veya bir haftaya yayılabilir.

Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımız için alınan kararlar olmasına ve anlaşmalar yapılmasına rağmen vize uygulamasının kalkması konusunda henüz bir adım atılmış değil. Tabi burada hükümetin temel karakteristini görüyoruz. Bu karakteristi uygulayanların başında da Egemen Bağış geliyor. Her zamanki demagojik, ciddiyetten uzak üslubu ile çok şey yapıyormuş görüntüsü veren ama hiçbir şey üretmeyen bir siyaset anlayışını temsil ediyor. AB gibi çok önemli temel kurumların başında müsamere yapan bakanlar var Orada kendi egolarını tatmini ön palana çıkaran bir siyaset anlayışını çıkaran bakanlar var. Neo oldu? 34-35 fasıldan kaçı açıldı.10 yıldır bir fasıl mı açıldı? AB sürecinde hangi başarıdan söz edebilirsiniz? Her şey kandırmaca.

Hükümetin bütün hedefi Avrupa'da kadrolaşmak. Bunu nasıl yapıyor? Bekir Bozdağ'a bağlı, Yurtdışı Akraba Toplulukları ve Türkler Daire başkanlığı var. Orada ne yapılıyor? Gerçekten Avrupa kamuoyu ve vatandaşlarımızın dikkatine sunuyorum. Orada bu teşkilat vasıtası ile konsolosluk ve Büyükelçiliklerin yetkileri ve kültürleri Yunus Emre Kültür Kanunu vasıtasıyla ellerinden alınıyor. Yurt dışı teşkilatlarına aktarılıyor ve orada sıfırdan kadrolaşma yapılarak, Dışişleri Bakanlığı'nın işlerliği, etkinliği yok edilmeye çalışılıyor. Türkiye'de Dışişleri Bakanlığı dışında tüm bakanlıklarda kadrolaşmayı, parti yapılanmasını tamamlayan hükümet, Dışişleri Bakanlığında başarılı olamamıştı. İşleyen kuruluşlar hükümet eliyle sabote ediliyor. Kişisel ve siyasi çıkarlar, kadrolaşmalar için. Egemen bağışın bunlardan elbette haberi var, çünkü o da bu oyunun bir parçası. Egemen Bağışların, Türkiye'nin ulusal çıkarları umurunda değildir. Onlar başka bir zihniyetin temsilcileridir. Türkiye'ye Ortadoğu'da biçilen misyonun rolünü yani Türkiye'yi bölgenin süpermarketi yapma, bir sömürü ülkesi yapma misyonu üstlenen anlayışın temsilcileridir.

Türkiye AB kamuoyu şunu görsün. Bu bir şikayet değildir. Alman SPD milletvekilleri Silivri Cezaevinde Tutuklu milletvekillerini ziyaret ettiler. Türkiye'de son genel seçimlerden bu yana bir yıl geçmiş olacak 8 milletvekili halen tutuklu. Türkiye tutuklu milletvekilleri olayını 1950 yıllarında aşmış. 1987'de Ahmet Türk tutuklu iken milletvekili adayı olduğu halde daha seçilmeden tahliye ediliyor. 2007'de Sabahat Tuncel olayı hepimizin bildiği durum. Hal böyleyken 8 milletvekili 2012 Türkiyesinde neden hala tutuklu.? Neden bu sorun aşılamıyor.? Çünkü Türkiye'de demokrasi icazet demokrasisi haline geldi. Türkiye'de demokrasi, başkanın iznine tabi olan, Başbakanın izin verdiği kadar demokrasi haline geldi. Türkiye'de demokrasi tehdit altındadır. Uludure'nin bile hesabını veremeyen hükümet şimdi kürtaj ve sezaryanı dile getirmeye başladı. Faşizan yöntemlerdir bunlar. Önce bir tutuklu milletvekilleri, Uludere, iş cinayetlerinin, terörü neden sona erdiremiyorsun onun hesabını ver. Kürtaj ve sezaryan üzerinde yeni bir bölücülük yaratıyorlar'dedi.

KART: TÜRKİYE'DE TEMEL HAK E ÖZGÜRLÜKLER YOK

Atilla Kart, insan haklarının evrensel olduğunu belirterek, Türkiye'de temel hak ve özgürlüklerin bulunmadığını, Anayasada bunu sağlamak gerektiğini ve bunun sorumluluğu içinde olduklarını söyledi. Atilla Kart, kuruluşların ve kişilerin anayasal güvence istediklerine işaret ederek, konuya girenlerin tehdit edildiklerini, hedef olduklarını söyledi. Kart'ı dinleyen vatandaşlarımız, TV'lerde siyasi baskı nedeniyle hakikatleri tam olarak öğrenemediklerini belirterek, muhalefet partilerinin sık, sık Avrupa'daki Türkleri bilgilendirmesini istediler.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

Atilla Kart, Danimarka, Politika, Uludere, Güncel, Politika, Güncel, Haberler