Zeki Sezer: "Gümrük Birliği Yeniden Değerlendirilsin"
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Gümrük Birliği Anlaşmasının Yeniden Değerlendirilmesinin Yararlı Olacağını Söyledi. Sezer, Asgari Ücret Net Olarak Belirlendikten Sonra Üzerine Kesintiler Kadar İlave Yapılmasını da İstedi.
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Gümrük Birliği anlaşmasının yeniden değerlendirilmesinin yararlı olacağını söyledi. Sezer, asgari ücret net olarak belirlendikten sonra üzerine kesintiler kadar ilave yapılmasını da istedi. Sezer,Cumhubaşkanlığı seçimi için de, "Baykal'ın başka hiçbir akılcı çaba göstermeden Cumhurbaşkanlığı konusunda ortaya koyduğu tahrik edici tutum kuşku doğuruyor" dedi.Dün akşam Kocaeli Sanayici ve İşadamları Derneği (KOSİAD) tarafından düzenlenen "Liderler Türkiye'nin Yakın Geleceğini Konuşuyor" konulu toplantıda konuşan Sezer, bu sabah da kahvaltılı basın toplantısı düzenledi."Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir uzlaşı şart. Toplumun büyük bölümünün içine sindireceği bir seçimin yapılması da şart" diyen Sezer, seçimin, seçmenin sadece yüzde 24.5'ini temsil eden Meclis'teki AKP çoğunluğunun dayatmasıyla yapılması halinde toplumda gerilim oluşacağını ve ülkeye büyük bir haksızlık yapılmış olacağını ifade etti.TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLDUSezer, sözlerini şöyle sürdürdü:"Baykal'ın Erdoğan için 'Nasıl Başbakan olduysa, öyle Cumhurbaşkanı olacaktır' sözlerini duyunca tüylerim diken diken oldu. Çünkü Siirt seçimlerinin iptalini hatırladım. Baykal acaba, 'Ben Başbakan olmasının önünü açmıştım. Şimdi Cumhurbaşkanlığı'nın önünü açacağım' düşüncesini farkında olmadan dışa mı vurdu? Çünkü toplumun önemli bir kesiminde şöyle bir düşünce de var: Sayın Baykal, Sayın Erdoğan'ın aslında Cumhurbaşkanlığı'na gitmesini içten içe istiyor. Çünkü o giderse meydan kendisine kalacak sanıyor. Bu tabii külliyen yanlış bir değerlendirme. Buna katılmak mümkün değil."KAVGA OLMASIN DİYEYerel seçimlerde halkın iktidar partisine oy vermeyi, o partiyi benimsemese de beldesine hizmet gelsin diye tercih edebildiğini söyleyen Sezer, "Sayın Baykal, eğer Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na gider, meydan bana kalır diye düşünüyorsa, söylediğim düşünce ile hareket edebilecek, 'madem Cumhurbaşkanı onlardan oldu, hadi bir kez daha iktidar olsunlar da kavga olmasın, hizmet gelsin bu memlekete' diyebilecek toplum kesimlerinin oraya yönlenmesinin önünü açar ki, bunun vebalinin altından kalkamaz" dedi.Sezer, bunları, Baykal'la ve CHP ile kavga etmek için değil, olayların ortaya koyduğu gerçek olarak söylediğini ifade etti.GÜMRÜK BİRLİĞİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİTürkiye'nin şu aşamada AB'ye üye yapılmayacağının, yapılsa bile bunun "imtiyazlı ortaklık" adı verilen ikinci sınıf bir üyelik olacağının görüldüğünü, ama bunun değişebileceğini kaydeden Sezer, "Ama Gümrük Birliği ile ilgili biz sonuna kadar taviz verir durumdayız. Gümrük Birliği'nin de yeniden değerlendirilmesi çok gerçekçi olur, diye düşünüyorum. Bu bir Don Kişot'luk değil, gerçekçi zeminde değerlendirilmeli" dedi.ASGARİ ÜCRET: SİSTEM ADALETSİZAsgari ücretle çalışanların bir kez daha açlığa ve sefalete mahkûm edildiğini söyleyen Sezer, asgari ücretin, bir işçinin günlük beslenmesi için gerekli olan kaloriyi alabilmesi için gerekenlerin gram gram hesap edilerek ve buna besin dışı harcamaların da sınırlı şekilde eklenerek belirlendiğine dikkati çekti ve "Ancak, bu teknik hesaplarla TÜİK tarafından belirlenen miktar, son yıllarda bu hükümet döneminde Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda düşürülmektedir" dedi.Ayrıca, belirlenen ücretten vergi ve prim gibi çeşitli kesintiler yapıldığına işaret eden Sezer, "Yani işçinin yiyeceği ekmekten kesinti yapılıyor. O halde bu sistemi yeniden gözden geçirmek gerekiyor. Bu son derecede adaletsiz bir sistemdir. Bize göre asgari ücret, net olarak belirlendikten sonra, bunun üzerine yapılacak kesintiler kadar ilave yapılabilir" diye konuştu.BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ: KAYIKÇI KAVGASIBütçe görüşmelerinde ekonomi ve diğer sorunlara ilişkin ciddi tartışma yapılmasının, projelerin konuşulmasının beklendiğini ifade eden Sezer, "Ama, görüldü ki orda bir kayıkçı kavgası yapılıyor. İnsanların açlığı, sefaleti, işsizliği konuşulmuyor. Bunlara çözüm konuşulmuyor. Son derecede içeriksiz, ama bir o kadar da üslup açısından yerlerde sürünen bir bütçe finali oldu. Bunu bu toplum hak etmiyor" dedi.Başbakan'ın, sokakta vatandaşı azarladığı tavırlarını Meclis'e yansıttığını, Baykal'ın da "Ben sokağı, kahveyi ona bırakmam" diyerek seviye ve içerik açısından ondan geriye kalmayan bir üslup tutturduğunu belirten Sezer sözlerini şöyle sürdürdü:"Baykal'ın özellikle başka hiçbir akılcı çaba göstermeden Cumhurbaşkanlığı konusunda ortaya koyduğu tahrik edici tutum da açıkçası hem kendi niyeti hakkında bizde kuşkular doğuruyor. Ama hem de sözleri yakışıksız bir üsluba dönüştü. Sayın Baykal'ın, Sayın Başbakan'ın eşinin başörtüsü hakkında söyledikleri, yani orada gerekli mi idi, diye insan sorgulamadan edemiyor."(ANKA)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA