Zeki Sezer: "AKP İktidarı Türkiye İçin Tam Bir Hayalkırıklığı Oldu"

Güncel Haberler

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Son 4 Yılını AKP İktidarı ile Geçiren Türkiye'nin "Tam Bir Hayal Kırıklığı" Yaşadığını Belirterek, "AKP'nin İktidardaki Üç Yılını Tamamlamasının Üzerinden Bir Yıl Daha Geçti. Ama, Ne Vaat Edilen Huzur ve Güven Ortamından Ne de Refah Toplumundan Eser Var" Dedi.

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, AKP’nin iktidarda olduğu son 4 yılın Türkiye için “tam bir hayal kırıklığı” olduğunu belirterek, “AKP’nin iktidardaki üç yılını tamamlamasının üzerinden bir yıl daha geçti. Ama, ne vaat edilen huzur ve güven ortamından ne de refah toplumundan eser var” dedi.

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Zeki Sezer, DSP İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında AKP’nin 4 yılık iktidar dönemi ve güncel konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

“VAADEDİLEN REFAH TOPLUMUNDAN ESER YOK”

AKP’nin üç yıl sonunda toplumun her yönüyle refaha kavuşacağı vaadinde bulunduğunu anımsatan Sezer, “AKP’nin iktidardaki üç yılını tamamlamasının üzerinden bir yıl daha geçti. Ama, ne vaat edilen huzur ve güven ortamından ne de refah toplumundan eser var” diye konuştu.

“AKP ÇİFTÇİ VE KÖYLÜYÜ BİLİNÇİ ŞEKİLDE YOK EDİYOR”

İşsizlik sorununun çözülemediğini, ücretlerde reel gerileme olduğunu ve emeklilerin mağdur edildiğini ifade eden Sezer, ücret ve maaş artışlarında büyümenin de dikkate alınmamasını eleştirdi. AKP Hükümeti’nin, çiftçinin ve köylünün yok edilmesi yönünde bilinçli bir politika uyguladığını savunan Sezer, “Tarımda kendi kendine yeterliliğiyle övünen Türkiye, bu özelliğini kaybetti ve birçok üründe yabancı ülkelerin pazarı hâline dönüştü” diye konuştu.

“ALİ DİBO TEZGAHLARIYLA AKP YANDAŞLARI İHYA EDİLDİ”

AKP iktidarı döneminde 750 bin dolayında esnafın kepenk kapattığını vurgulayan Sezer, “İşlerin iyi gitmediğini dile getirmeye çalışan KOBİ’lerin üzerine sigortacılar ve maliyeciler gönderilerek susturulmaya çalışılıyor” diye konuştu. Ayda ortalama 350 milyon YTL tutarında senedin protesto olduğunu, karşılıksız çıkan çek sayısının ise aylık 100 bin sınırına dayandığını ifade eden Sezer, “Birçok ilde kurulan Ali Dibo tezgahlarıyla AKP yandaşları ihya edildi” dedi.

“AKP DÖNEMİ YOKSULLUK, YOLSUZLUK VE YASAKLAR DÖNEMİ OLDU”

AKP’nin “3Y” parolasıyla, yani “yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla” mücadele etme vaadiyle iktidara geldiğini belirten Sezer, “Ama AKP dönemi tam bir ‘yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar’ dönemi oldu” diye konuştu. Sezer, şunları söyledi:

“Bu dönemde yoksul sayısı 20 milyonu geçti. En büyük yolsuzluklar bu dönemde yapıldı. En yoğun sansür bu dönemde uygulandı. Başbakan bir çok basın mensubuna açtığı davalarla demokrasiyi ve basın özgürlüğünü içine sindiremediğini gösterdi. Seçilme yaşının 30’dan 25’e indirilmesini demokratik bir açılım olması nedeniyle destekledik. Ama, Başbakan hemen ardından seçilme için bir tavan yaş sınırının getirilmesini isteyerek, demokrasiye ters bir sınırlamayı gündeme getirdi.”

“EKONOMİDEKİ KIRILGANLIK GİDEREK ARTIYOR”

Toplumun büyük bölümünün boğazına kadar borca batırıldığını söyleyen Sezer, “Ekonomide kırılganlık giderek artıyor” dedi. 4 yılda dış borçların 130 milyar dolardan 194 milyar dolara, devlet borçlarının 148.5 milyar dolardan 237.6 milyar dolara, dış ticaret açığının 15.6 milyar dolardan 50.6 milyar dolara, cari işlemler açığının 1.5 milyar dolardan 30.1 milyar dolara, sıcak para miktarının 6.6 milyar dolardan 52.8 milyar dolara yükseldiğini belirten Sezer, “Bu veriler AKP İktidarı’nın 4 yılda Türkiye’yi büyük bir felakete sürüklemekte olduğunu göstermektedir” diye konuştu. Sezer, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye ekonomi politikalarının merkezine ‘istihdam’ı koymalıdır. Bugün sürdürülen ranta, spekülatif kâr amaçlı dış sermayeye, ithalata, tüketici kredileri ve kredi kartlarının yol açtığı tüketime dayalı ekonomi modelinden yatırıma, üretime dayalı ekonomi politikalarına geçilmesi öncelikli gerekliliktir. Ayrıca, özel olarak istihdamı teşvik edecek politikalar geliştirilmesi gerekmektedir. Türkiye’de yeniden üretim ekonomisine geçilebilmesi için rekabet gücünün artırılması şarttır. Bunun için başta enerji olmak üzere girdi maliyetlerinin azaltılması, işçilik maliyetlerinin kademeli olarak düşürülmesi büyük önem taşımaktadır. Teşvik sistemi yeniden düzenlenmelidir.”

“EKONOMİ VE SİYASET DIŞA BAĞIMLI HALE GELDİ”
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler