Yürüyemeyen Hasta Oğluna Bir Balon Alamamış Babayım Ben

Ekonomi Haberleri

Sultanbeyli Mehmet Akif Mahallesi'nde Girdiğimiz Kahvehanede İşsizlerle Konuşmak İstiyoruz, Etrafımızı Büyük Bir Kalabalık Sarıyor. Üç Aydır Boşta Gezdiğini Anlatan İnşaat İşçisi Cevdet Karakaya, "5 Yaşında Yüreyemeyen Hasta Oğlum Hastanede Balon İstedi. Bir Balon Bile Alamamış Bir Babayım Ben! Hanımla Kavga Etmekten Bıktım. Evde Elektrik Yok. Su Yok" Derken Gözyaşı Döküyor.

Sultanbeyli Mehmet Akif Mahallesi’nde girdiğimiz kahvehanede işsizlerle konuşmak istiyoruz, etrafımızı büyük bir kalabalık sarıyor. Üç aydır boşta gezdiğini anlatan inşaat işçisi Cevdet Karakaya, “5 yaşında yüreyemeyen hasta oğlum hastanede balon istedi. Bir balon bile alamamış bir babayım ben! Hanımla kavga etmekten bıktım. Evde elektrik yok. Su yok” derken gözyaşı döküyor.

SULTANBEYLİ Mehmet Akif Mahallesi’nde gördüğümüz ilk kahvehaneye girip, çay söylüyoruz. Yine veresiyeden yakınan kahvehane sahibine “İşini gücünü kaybedenlerle konuşup, varsa sıkıntılarını dinlemek istiyoruz” diyoruz, “O kolay. Asıl işini gücünü kaybetmeyen var mı? Onu bulmak zor burada” diye karşılık veriyor. İçeriye seslenmesiyle birlikte etrafımızı büyük bir kalabalık sarıyor, hangisini dinleyeceğimizi şaşırıyoruz.

Kapısız, susuz ev

Üç aydır boşta gezen inşaat işçisi Cevdet Karakaya, önce derdini anlatan diğerlerini dinliyor sessizce. Cesaretini toplayıp anlatmaya başlıyor: “Arada bir iki günlük işler çıkıyor. Oradan kazandığımla tencere kaynıyor. Memleketten geliyor yiyecek, içecek. Yoksa bir çocuğum, karım ve ben nasıl karnımızı doyururuz. Geçen yıl bir ev yaptım. Kapısı yok. Elektriği, suyu yok. Babamdan bağladık ışığı. Hanımla kavga etmekten bıktım.” “Bir çocuğum var” deyip yutkunuyor ve göz yaşları içinde “5 yaşında yüreyemeyen hasta bir oğlum var. Hastaneye götürdüm geçenlerde. Balon istedi. Bir liram yok ki alayım. Hasta çocuğuna bir balon bile alamamış babayım ben” diye konuşuyor.

Kadın programı mı izleyeyim

Hamza Okay, içinde bilardo masası da bulunan bir kahvehane sahibiyken bir yıl önce kapatmak zorunda kalmış. Geçinemediği için gecekondusunu satılığa çıkarmış ama bir alıcı bulamamış. Günde iki saat personel servisinde şoförlük yaptığın, kalan zamanı da iş bulamadığı için kahvehanede geçirdiğini anlatan Yusuf Öksüz, “E Türkiye’nin de bir konuda birinciliği var: İşsizlik. Burada oturup zaman öldürüyoruz. Evde olsam kadın programı izleyeceğim. Evlilik, mevlilik programı mı izleyeyim” diyor.

Taş mı yiyeceğiz

Çalıştığı şirketin patronunu “İnsan adammış hiç kimseyi işten çıkarmadı” sözleriyle anan Okay şunları söylüyor: “500 lira ise maaş 250’ye indirdi. 5 gün çalışılıyorsa 3 güne düşürdü. Ama kira ödeyen var, çocuk okutan var. Kirasını ödese taş mı yiyecek. Karnını nasıl doyuracak? Bugün işin varsa karnın doyar; yoksa açsın.”

Saçlarım ağardı

Üç ay maaş alamadan kapı kolu fabrikasında çalışan Muammer Kalkan iki aydır da ücretsiz izinde olduğunu söylüyor ama işine gerçekten geri dönebileck mi pek emin değil. “Hangi kapıya gitsen yüzüne kapanıyor. Saçlarım ağardı” diyen Kalkan, 2001 krizinde battığını, şimdi de 60 bin liralık borcu ödemeye çalıştığını anlatıyor.

Üç aydır evliyim işsizlik yüzünden şiddet yaşıyoruz

ÜÇ ay önce evlenen Ergül Karakaya, artık evinde şiddet yaşamaya başladığını anlatıyor. “Hanım iş buldun mu diye sordukça bunalıyorum” diyen Karakaya sözlerini şöyle sürdürüyor: “Her saban 07.30’da kalkıyorum. Cebimde para yok. İş aramaya koyuluyorum. Aç karnına dolaşıyorum saatlerce. Babamla oturuyoruz hâlâ. Annem, babam, 6 kardeşim ve karım 10 kişi birlikte oturuyoruz. Kendi evimize çıkmak hayal bile değil.”

Umutla geldik utanarak geri dönmek istiyoruz

“CİNNET geçiren, karısını-çocuğunu kesenleri duydukça aklım almıyor ama sonra anlıyorum. Anlıyorum ki bunaldı bu adamlar” diyen Ergül Karakaya, çalıştığı konfeksiyon atölyelerinin peş peşe kapanmasından, bir kaç ayda bir kapının önüne koyulmaktan, geçim sıkıntısı çekmekten yorulmuş. Muşlu Ergül, “Allah kötü yola düşürmesin! Anamı babamı kandırsam köye gitmek istiyorum. İki ineğimiz olsa geçiniriz. İstanbul’a umutla geldik ama utanarak geri dönmek istiyoruz” derken göz yaşlarını tutamıyor.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Ekonomi

, Haberler