Yesidef'ten Uyarı: "Fiyattan Taviz Sağlıksız Yemeğe Davetiye Çıkarıyor"
Yemek Sanayicileri Derneği Federasyonu (Yesidef), Yemek Sektöründe Üreticilerin Fiyat ve Kalite Arasında Sıkışıp Kaldıklarını Söyledi.
Yemek Sanayicileri Derneği Federasyonu (YESİDEF), yemek sektöründe üreticilerin fiyat ve kalite arasında sıkışıp kaldıklarını söyledi.YESİDEF'ten yapılan açıklamaya göre, federasyon tarafından düzenlenen basın toplantısında, dünyada beliren gıda bunalımıyla bağlantılı olarak Türkiye'de de gıda alanında yüzde 25'lere varan yıllık enflasyonun "tencerede pişen her yemekten malzeme çaldığına" dikkat çekildi. Kalitesiz, kaynağı belirsiz ürünlerle hazırlanan yemek servislerinin insan sağlığını kısa ve uzun vadede ciddi tehlike altına soktuğu ifade edilen açıklamada, bu durumda yemek sektöründe çalışan kuruluşların "merdiven altı imalat" yapan işletmelerin haksız rekabet baskısı altında kaldığı belirtildi.Fiyat artışlarındaki gerçek rakamların doğru okunamadığı kaygısının yemek üreticilerini halk karşısında sıkıntıya soktuğu ifade edilen açıklamada YESİDEF'in bundan böyle sektör ve halkı uyarmak üzere alternatif bir aylık enflasyon tablosu düzenli olarak yayınlamaya karar verdiği bildirildi.YESİDEF Genel Başkanı Necat Aydın, "Sorun dayanılamaz bir noktaya geldi. Sektörün bu çıkmazdan kurtulabilmesi için fiyat artışlarının kontrol altında tutulması kadar önem verdiğimiz bir öteki unsur da, tüketicinin aldığı yemek servisine özen göstermesidir. Fiyattan aldığınız her haksız ve yersiz taviz, sağlıksız yemeğe davetiye çıkaracaktır. Ucuz yemek üretimine karşı değiliz; sadece ucuz diye alınan ürünlerin üretim koşullarına dikkati çekmek istiyoruz, yeter ki haksız rekabete kalkışan üretim yapılmasın. Sektörde zam arayışı içinde değiliz; bunun yerine fiyatların denetlenip piyasadaki zam fırsatçılığına karşı duyarlı olunmasını istiyoruz" dedi.Kalitesiz yemek sunumuna kamu kuruluşlarının ihale ve satın alma şartnamelerinin yol açtığını belirten Aydın, "Devlet hastanelerinde 1.08 YTL'ye tabldot alımı yapılması ne hesaplara, ne akla sığmaktadır. Devletin hastasına yedirdiği tabldottan konuya yaklaşımını anlamak açıktır. Özel hastanelerdeyse aynı mönü, düzgün malzemelerle pişirilerek 6.35'e sunulmaktadır. Buysa gösteriyor ki özel hastanelerin gösterdiği dikkati kamu işletmeleri göstermemekte, aksine yasal koşulları öyle ya da böyle yerine getirmiş kuruluşları ihale yarışına sokup en ucuz yemeği, en sağlıksız koşulla satın almaktadır" diye konuştu.Resmi enflasyon oranlarıyla toplu yemek sektöründeki girdi artışları arasındaki makasın açıldığını kaydeden Necdet Aydın, ucuz yemek kullanımının çevreye verdiği zarara da dikkati çekti. Aydın, "5 Haziran Dünya Çevre Günü'ne denk gelen bu açıklamamız, halkımızı çevre kirleten üreticilere karşı uyarmak amacındadır. Atık yağların yer altı sularını kirletmesinden tutunuz, hangi koşullar altında üretildiği belirsiz girdilerin çevre kirliliğine kısa sürede yol açmasına kadar çok yönlü bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu amaçla en kısa sürede İl Tarım Müdürlükleri ve belediyelere yönelik tüketici ihbar ve şikayet hattı kurulmalı, bunlar özenle çalıştırılmalı, her yurttaş bunun ayrımında olmalıdır. Bu uyarımız salt yemek hizmeti veren firmalardan alınacak servise yönelik değildir. Hatta, bir köşe başı lokantasında masaya gelen yemek için aynı şey söz konusudur. Arka mutfağında sağlıksız koşullar altında hazırlanmış yemekten bir kuşkunuz varsa, bunu sormak, öğrenmek, gerekirse şikayet etmeniz gerekir. Söz konusu olan sizin, ailenizin, çevrenizdekilerin sağlığıdır. Yeme içmenin insan sağlığı üzerindeki önemini Hazreti Mevlana öylesine inanarak benimsemiştir ki; kendi aşçısına ölümünden sonra özel bir türbe yaptırmıştır. O türbe bugün Mevlana'nın kendi türbesinden büyük ve şaşalıdır. Bu da gösteriyor ki bilge insanların yeme içmeye verdikleri saygı, özen çok fazladır" dedi.Büfelerde hazırlanan tabldotlara kadar en ucuzundan her tür yemeğe yeşil ışık yakıldığını belirten Aydın, "En iyi denetimi, bir kez daha söyleyip altını çiziyoruz ki, tüketici yapacaktır. 50 yıldır belediyelere bırakılan denetlemenin sonucu işte ortadadır" şeklinde konuştu.Hazır yemek sektörünün toplu iflaslarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Necat Aydın, "Bir zamanlar kuru fasulye, nohut pişirip para kazanacağımız umarken, şimdi mercimeğe muhtaç bırakmışlardır. Ancak, mercimeği de bulmak artık olanaksızlaşmıştır" diye sözlerini tamamladı.YESİDEF'in üyeleri arasında zararına yemek satışına katlananların yıllık ciro kayıpları yüzde 15 oranlarına ulaştı. Vergi kaçağına neden olan, kalitesiz ve kaynağı belirsiz girdilerle yapılan üretimi "merdiven altındaki imalat" tanımıyla vurgulayan YESİDEF üyeleri, hizmet alan işveren kuruluşların üç kuruş ucuza aldığı her yemek tabağını çalışanlarına sunmakla bu sorumluluğa katıldıklarını kaydetti.(CY-CC-CC-E)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA