Yeniden - Bizi, Ayşe Paşalı Davası Kararı Rahatlatır
Hülya Tazegül'ün (47) ağabeyi İmran Çiftçi, "Bundan sonra, bizi Ayşe Paşalı'nın davasındaki karar rahatlatır.
Büyükçekmece, Kumburgaz'da boşanma davası açtığı ayrı yaşadığı eşi Turgay Tazegül (46) tarafından sokak ortasında tabancayla vurularak öldürülen bir çocuk annesi Hülya Tazegül'ün (47) ağabeyi İmran Çiftçi, "Bundan sonra, bizi Ayşe Paşalı'nın davasındaki karar rahatlatır. O olayı duyunca ben çok rahatlamıştım. Aynı şeyin başıma geleceğini bilmiyordum" dedi. İmran Çiftçi, eniştesi Turgay Tazegül'ün boşanmak istemediğini ve ölüm tehditlerinden dolayı koruma talep ettiklerini, ancak verilmediğini söyledi. Polis yetkililerinden alınan bilgiye göre, savcılığa yapılmış herhangi bir koruma talebi bulunmuyor. KADINLARIMIZ SAHİPSİZ Kız kardeşinin cenaze işlemleri için yakınlarıyla birlikte Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'na gelen Hülya Tazegül'ün ağabeyi İmran Çiftçi, Türkiye'de yine bir kadın cinayetine şahit olunduğunu söyledi. İmran Çiftçi, gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi: "Sağ olsunlar sahip çıkanlar çok güzel sahip çıkıyor. Böyle sahip çıkacaksak kadınlarımıza demek ki, kadınlarımız sahipsizdir. 17 yıllık evliler son dönemde de bayağı bir şiddetli geçimsizlik oldu. Adamın mesleği vardı, fakat mesleğini icra edip de evine ekmek parası kesinlikle getirmiyordu. Kız kardeşim ona bakıyor, ekmek parası getiriyordu. Bu vatandaş son zamanlarda kız kardeşime dayak da atmaya başladı. Ben sonradan haberdar oldum. Kardeşim bu baskılara dayanamayarak, gece vakti kaçıp bizim eve geliyormuş. Ben de işten geç geldiğim için yatıyordum, bana da söylemiyorlar herhangi bir terslik olmasın diye. Sonradan haberim oldu. Başladık biz de olaya müdahil olmaya. 'Yapma, etme, böyledir, şöyledir'. Biz en son bundan, evde otursun yesin içsin de hiç olmazsa karısını dövmesin, çocuğuna şiddet göstermesini bekledik. O da olmadı. Dayağın ve şiddetin dozunu daha çok arttırmaya başladı. Kız kardeşim de bize bir zarar gelmesin diye bu zamana kadar çekiyormuş. 'Kardeşlerini öldürürüm, ailenden kimseyi bırakmam' diye tehdit ediyormuş. Bize zarar gelmesin diye kendini feda etti. BALYOZLA KAPI KIRIP EVE GİRDİ Polise ve savcılığa birçok kez şikayet dilekçeleriyle başvurduk. Bu vatandaş en son bir kere geldi. Gece saat 2'de 10 kiloluk balyozla kapıyı kırmış. İçeri girmiş, içeride de annemlerin yattığı odanın kapısını kırmış. Tam çocuğunun kafasına indirirken, kız kardeşim tutmuş. Bu arada bocalamış, geri dönerek, kapının önündeki doğalgaz borusunu ateşe vermiş. Bu sonu tahmin edebiliyorduk ki, jandarmaya, polise, savcıya gittik. Bir yaptırım olsaydı sonu böyle olmazdı. Evi yaktığı gece beni çağırdılar, gittim annem, kız kardeşim, çocuk perişan. Kimi arasınız siz, polisi. 6 tane polis arkadaş geldi. Sağa baktılar, sola baktılar, bize baktılar, 'Biz bir şey yapamayız, yarın gidin şikayetçi olun' dediler. Elimiz, kolumuz bağlandı. Polis geldi böyle dedi. Sabah gittik, bu sefer polisler bize demez mi, 'siz nasıl şikayetçi olmazsınız, adam evi yakmış, biz onu tutarız da, içeri atardık' Dedik ki, 'Devletin polisi geldi, sağa sola baktı, biz bir şey yapamayız gidin yarın şikayetçi olun dediler'. Bu sefer başka bir ekip gitti, tutanak tuttu. Dediler ki, 'Adam tamamen cinayete teşebbüs etmiş. Çok büyük bir olay' çok büyük bir olay ama çok küçük kalıyor, kimse aldırmıyor. AYNI ŞEYİN BAŞIMA GELECEĞİNİ BİLMİYOrduM Boşanmak istemedi. Ölüm tehditlerinden dolayı koruma talep ettik. Koruma verilmedi. Boşanma davası yıllardır sürüyor. Bir türlü sonuçlanmadı. Boşanmak istemiyordu. Çünkü haybeden geçinmeye o kadar alışmıştı ki. Bir çocuk yetişti, yani şimdi bir civcivi bataklığa atarsınız, o civciv bataklıkta ne yapabilir? Öyle yetişti işte o çocuk. Psikolojisini siz düşünün. Dün çocuk gidip annesinin cenazesine sarılıp, ağladı. Bundan sonra hiçbir şey beklemiyoruz. Bekledik bir şey olmadığına göre, beklesek ne olur? Bizi Ayşe Paşalı'nın davasındaki karar rahatlatır. O olayı duyunca ben çok rahatlamıştım. Aynı şeyin başıma geleceğini bilmiyordum. Ama bunu düşünebiliyorduk. Çünkü adam yapışkan, gitmiyor. 'Ben ayrılmam, gitmem' diyor. Devletin çok güzel bir konumda önlemi var ki, örneğin İbrahim Tatlıses. İsim olacaksın, şöhret olman lazım, paran olacak, belli bir yerlerde tanıdıkların olacak. " İddiaya göre, Kumburgaz, Kuzey Yanyo, Numara 105'deki iş yeri önündeki olay şöyle meydana geldi: Yaklaşık 3 ay önce evi terk eden Hülya Tazegül, 16 yaşındaki oğlu Onur'u da alarak başka bir ev kiraladı ve boşanma davası açtı. Tesisat işinde çalışan ancak alkol nedeniyle bir süredir işsiz olduğu ileri sürülen Turgay Tazegül, eşini boşanmaktan vazgeçirip eve dönmesini sağladı. Hülya Tazegül, tekrar şiddet görünce evi ikinci kez terk etti. Eşini daha önce defalarca öldürmekle tehdit ettiği belirtilen Turgay Tazegül, dün saat 21. 30 sıralarında Hülya Tazegül'ün çalıştığı palaska atölyesinin önüne geldi. Bir arkadaşıyla birlikte iş yerinden çıkan Hülya Tazegül'ün önünü kesen kocası, konuşmak istediğini söyledi. Ancak olumsuz yanıt alınca belindeki tabancayı çıkartarak ateş etmeye başladı. Hülya Tazegül başına ve karın bölgesine isabet eden kurşunlarla yere yığıldı. Turgay Tazegül daha sonra tabancayı başına dayayarak tetiğe bastı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Hülya Tazegül'ün yaşamını yitirdiğini belirledi. Ağır yaralanan Turgay Tazegül ise kaldırıldığı hastanede ameliyata alındı. DAHA ÖNCE İKİ KEZ DÖVÜP EVİ YAKMAYA KALKMIŞ Turgay Tazegül'ün daha önce de iki kez eşini ve oğlunu dövdüğü, evlerini yakmaya kalktığı ortaya çıktı. Ayrıca Turgay Tazegül'ün aralarında yaşanan bir başka kavgada 16 yaşındaki oğlu ve kayınbiraderi tarafından dövülüp bıçaklandığı belirtildi. Sol şakağından kafasına bir adet mermi girişi bulunan Turgay Tazegül'ün hastanede tedavisi sürerken, 2 yıldır boşanma davaları süren Tazegül ailesinin birçok kez karakolluk oldukları ortaya çıktı. Polis olayla ilgili yaptığı soruşturmada daha önceden jandarma bölgesi olan evlerindeki ilk olayın 2010'un ilk aylarında meydana geldiği belirtildi. Bu olayda evlerine konuşmaya gelen Turgay Tazegül'ün oğlu Onur ile kayınbiraderi İmran Çiftçi tarafından dövüldüğü ve bıçaklandığı belirtildi. Jandarma ekipleri tarafından soruşturması yapılan olayın ardından bu kez 2010 yılının Temmuz ayınında bir kez daha eve gelen Turgay Tazegül'ün, boşanma davası süren eşi Hülya Tazegül ile oğlu Onur Tazegül'ü dövdüğü öğrenildi. Bu olayla ilgili de jandarma tarafından işlem yapıldı. EVİ YAKMAYA KALKMIŞ Turgay Tazegül'ün 18 Mart 2011'de yine eşi Hülya Tazegül ile oğlu Onur Tazegül'ün yaşadığı eve geldiği belirtildi. İddiaya göre oğlu ve eşini darp eden Turgay Tazegül evi de kundaklamaya çalıştı. Sonra da kaçtı. Bu olaydan 3 gün sonra, 21 Mart'ta Hülya Tazegül, savcılığa giderek eşinden şikayetçi oldu. Polis, Turgay Tazegül'ün ifadesini aldı. İfade, savcılık talimatıyla adliyeye gönderildi. //// KUTU //// AYŞE PAŞALI DAVASI Ölümle tehdit edilmesine rağmen boşanması gerekçe gösterilerek koruma altına alınmayan Ayşe Paşalı, eski eşi İstikbal Yetkin tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. Kadına yönelik şiddetin sembolü haline gelen Ayşe Paşalı davasında, sanık İstikbal Yetkin'e Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. - İstanbul / Büyükçekmece
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA