Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı

Politika Haberleri

- Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: "(Fon soruşturması) Milletin sol cebinden çalınanları, milletin sağ cebinden alınanlarla ödemek gibi bir hataya asla düşmemeliyiz. Her bir kuruş, işin başındakilerden, parayı götürenlerden, tüyoyu verenlerden, alanlardan tazmin edilmeli" DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: "(Fon soruşturması) Aktif bir görev gücü kurulması gerekiyordu, kurulmadı. Hala bu kazayı yapan ya da suçu işleyen insanlardan oluşan kurumlar var. Bunlar görevden el çektirilmeden, dinamik bir yönetim kurulmadan bu işin çözülmesi mümkün olmayacak"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, fon soruşturmasına ilişkin, "Milletin sol cebinden çalınanları, milletin sağ cebinden alınanlarla ödemek gibi bir hataya asla düşmemeliyiz. Her bir kuruş, işin başındakilerden, parayı götürenlerden, tüyoyu verenlerden, alanlardan tazmin edilmeli." dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, Yeni Yol Partisi'nin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu, fon soruşturmasına ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.
Çalınanın sadece fondaki para olmadığını belirten Arıkan, "milletin umudunun, güveninin, geleceğinin çalındığını" söyledi. Arıkan, "Milletin sol cebinden çalınanları, milletin sağ cebinden alınanlarla ödemek gibi bir hataya asla düşmemeliyiz. Her bir kuruş, işin başındakilerden, parayı götürenlerden, tüyoyu verenlerden, alanlardan tazmin edilmeli." ifadelerini kullandı.
Meclis'te dün 5 muhalefet partisinin fon soruşturmalarıyla ilgili önerge verdiğini ancak karar yeter sayısı istenerek Genel Kurulun kapatıldığını anımsatan Arıkan, bu durumu eleştirdi.
"Kimsenin ayağım kaydı, şeytana uydum, affımı talep ediyorum." diyerek yargıdan kaçamayacağını dile getiren Arıkan, parayı geri vermenin hesabı kapatmayacağını, istifa etmenin yargılamanın yerini asla tutmayacağını vurguladı. Arıkan, "Yapılacak iş WhatsApp grubundan çıkarmak değil, hakimin karşısına çıkarmaktır." dedi.
Arıkan, fon soruşturmaları üzerinden milletin inancına saldıranlar olduğunu belirterek, "Başörtüsünü, namazı, orucu suçlama gerekçesi yapmayın. İktidarın yanlışlarını İslam'dan sormak, hakikat arayışı değil, sadece eski alışkanlıkları canlı tutmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na değinen Arıkan, anlaşmaya peşin hükümle yaklaşmadıklarını bildirdi.
Anlaşma kapsamında açıklanan ortak bildiriyi eleştiren Arıkan, şunları söyledi:
"Suudi Arabistan'ı koruyacağız tamam ama kime karşı savaşacağız? Bildiride saldırının faili açıkça ifade edilmiyor. Fakat bölgedeki son gelişmeler, Husiler, Yemen, İran ekseni, Kızıldeniz ve Hürmüz hattı düşünüldüğünde muhtemel çatışma alanlarının nereler olduğu ortaya çıkıyor. Şu tarihi uyarıyı yapmak zorundayız: Türkiye, bölgenin arabulucusu olmak isterken bir anda bölgesel bir cepheleşmenin askeri tarafına dönüşmemelidir. Bir masada arabulucu, öteki masada muharip taraf olunamaz."
"Meclis'te mutlaka araştırma komisyonu kurulmalı"
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da fon soruşturmasına ilişkin gelişmeleri değerlendirdi. Gözetimden ve denetimden sorumlu kurumların görevini yapmadığını savunan Babacan, soruşturmaya ilişkin yapılan açıklamaları eleştirdi.
Ali Babacan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Madem meseleyi biliyordunuz, niye bu kadar beklediniz? Yüz binlerce vatandaşımızın göz göre göre dolandırılmasına niçin izin verdiniz? Erken aşamada ihbarlar geldiği halde neden harekete geçmediniz? Yangın küçükken neden söndürmediniz? Gözetimden ve denetimden sorumlu tüm kurumlara ama başta da SPK'ya ve Borsa İstanbul'a soruyorum: Yahu sizin eliniz armut mu topluyordu? Uyuyor mudunuz arkadaş? Veriler elinizde, ihbarlar gelmiş, kanun size her türlü müdahale yetkisini de vermiş. Peki neyi beklediniz? Niçin beklediniz? Elinizi kolunuzu tutan mı oldu?"
Sorumluların ayrım yapılmaksızın hesap vermesini talep eden Babacan, kaçırılan paraların tahsil edilmesini istedi. Babacan, "2001 bankacılık krizinden sonra kötü niyetli banka patronlarından o günün parasıyla tam 20 milyar doları nasıl söke söke geri aldıysak, bunlardan da alacaksın arkadaş." dedi.
Başta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul olmak üzere tüm gözetim ve denetimden sorumlu kurumların başındaki kadroların görevden alınması gerektiğini belirten Babacan, bunun yapılmadığını söyledi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, şöyle konuştu:
"Bu insanlar bu işlerden ellerini çekmediği sürece soruşturmanın selameti sağlanamaz. Bu insanlar o koltukları işgal etmeye devam ettikleri sürece, güven tekrar oluşmaz. Suçu olsa da olmasa da kazaya karışan sürücülere bir süre araç kullandırılmaz. Geçmişe doğru denetim, 3 koldan yapılmalıdır. Yargı denetimi şarttır ama yargı bağımsız ve tarafsız çalışmalıdır. Devlet Denetleme Kurulu denetimi şarttır ama Kurulun başkanı daha düne kadar yönetiminde olduğu Borsa İstanbul'u nasıl denetleyecek? Birileri anlatsın bana. Asıl önemli olan da Meclis denetimidir. Meclis'te mutlaka bir araştırma komisyonu kurulmalıdır."
SPK tarafından açıklanan gönüllü ödeme yöntemini eleştiren Babacan, SPK'nin IBAN numarası vermesine tepki gösterdi. Babacan, "SPK açıklama yaptı, bir IBAN numarası verdi. 'Fazla kazandığını düşünen varsa getirsin buraya parasını iade etsin' diyor. Böyle bir hukuk var mı ya? Bu hırsızlığa, dolandırıcılığa teşviktir." diye konuştu.
"Temiz futbol" diyerek futbolla ilgili soruşturmaların yürütüldüğünü belirten Babacan, futbolun temizlenmesini desteklediklerini dile getirerek, şöyle devam etti:
"Futbol temizlensin. Şike varsa ortaya çıkarılsın. Kim suç işlediyse hesabını versin. Sonuna kadar destekleriz ama 2 yıldır haykırıyorum. Sanal bahisin ve sanal kumarın niye önünü açtınız? Sanal kumar ve bahis oynatanlara niçin izin verdiniz? Bunlar hem toplumumuzu çürütüyor hem de büyük bir haksız kazanç kapısı açıyor. Allah aşkına bahis parasıyla şike parasının aynı çarklarda döndüğünü yeni mi öğreniyorsunuz?"
"Baştan düğmeler yanlış iliklenmeye başlandı"
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Genel Kurula fon soruşturmasıyla ilgili bilgi vermesinin beklentileri karşılayıp karşılayamayacağına yönelik soru üzerine Babacan, "Ne kadar da bilgilendirme olsa baştan düğmeler yanlış iliklenmeye başlandı. Alttan düğmeleri yanlış iliklerseniz yukarıda iki yakanız bir araya gelmez. Daha önce de söyledik, kurumların başındaki insanların derhal görevlerini bırakması lazım. Bırakmıyorlarsa görevden ayrılmaları ya da görevden alınmaları gerekiyor. Bunlar henüz yapılmadı. Aktif bir görev gücü kurulması gerekiyordu, kurulmadı. Hala bu kazayı yapan ya da suçu işleyen insanlardan oluşan kurumlar var. Bunlar görevden el çektirilmeden, dinamik bir yönetim kurulmadan bu işin çözülmesi mümkün olmayacak. Sayın Yılmaz ne anlatırsa anlatsın, bu dediklerimiz olmadan bu iş yapılmaz." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir" sözlerinin sorulması üzerine Babacan, şunları kaydetti:
"Anayasamızda bir istisnai madde var 'Erken seçim Meclis kararı olursa Cumhurbaşkanı bir dönem daha aday olabilir' diye. Bu istisna maddesini 2028'in normal seçim tarihine çok yakın bir şekilde kullanırsanız bu işin doğal akışına ve Anayasa'nın bu maddesinin ruhuna aykırı olur. İkincisi, sayın Erdoğan'ın ilk Cumhurbaşkanlığı 2014'te başladı. Sayı saymayı biliyoruz. 2014 bir, 2018 iki, 2023 üç. Şimdi dördüncü dönemi konuşuyoruz. Anayasa'nın iki dönem kuralının bir ruhu var. Onun ruhu şu anda çalışmadı. 2023 seçimlerinden önce itiraz dilekçesini YSK'ya verdik ama YSK, '2018'de Anayasa değişti, bunu dönem olarak saymıyoruz.' dedi. Katılmıyoruz ama YSK'nın verdiği o kararlar çerçevesinde bu işler bu zamana kadar geldi."
Mahmut Arıkan da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın Meclise gelmesinin bir karşılığının bulunmadığını savundu.
Arıkan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin "Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir" sözlerine ilişkin ise şunları söyledi:
"Burası bir hukuk devleti. Eğer cumhurbaşkanı erken seçim olduğunda aday olabiliyorsa seçimden birkaç hafta önce değil, bugün olması gerekir. Böyle oyun oynar gibi bir hafta önce seçim yapalım, cumhurbaşkanın önünü açalım. Bu bir hukuk devletine yakışır bir hadise değil."