Özgür Özel'den İmamoğlu Davasına Sert Tepki
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu'nun davasında savunma hakkının kısıtlandığını, duruşma salonunun mesafe ve bariyerlerle etkisizleştirildiğini, adaletin ayaklar altına alındığını söyledi. Tarih önünde sorumlulukla yargılamanın parçası olacaklarını vurguladı.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasına ilişkin, "Biz, elbette aileler de avukatlar da bizler de tarih önünde sorumluluğumuz gereğince bu yargılamanın bir parçası olmaya ister istemez devam edeceğiz. Onları orada bırakacak halimiz yok." dedi.
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen davanın 65. duruşmasını izleyen Özel, duruşma sürerken salondan ayrıldı.
Cezaevi önünde basın mensuplarına açıklama yapan Özel, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na geçen celse bitişinde savunma hakkı verilmediğini ifade etti.
Özel, İmamoğlu'nun avukatlarının yapılan yanlışı ve işin doğrusunu hukuki dille anlattığını belirterek, "O gün çok iddialıydı. 'Hayır, bir daha savunma hakkı vermem, onu yapmam, bunu yapmam.' Biz de burada söyledik, doğrudan bozma sebebi. Bu mahkemeyi bozdurmaya mı çalışıyor? Bugün oyalaya oyalaya en son şimdi kararını verdi. 'Savunma hakkını kullandıracağım ama belirsiz bir gün, benim bildiğim bir gün. Belirli bir süre, bir ara, uygun yerde, makul zamanda.' diyor. Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. 'Bu haktan yararlandıracağım.' deyip bahşetti beyzade. Gerçekten burada artık böyle bir göstermelik yargılama bile yapılmıyor. Savunma hakkını verecek ama yine 'Benim uygun gördüğüm gün, saatte, benim uygun gördüğüm kadar savunma yapacaksın.' diyor. " ifadelerini kullandı.
Davanın görüldüğü yeni ve büyük duruşma salonunda ilk gün olduğunu dile getiren Özel, şöyle devam etti:
"Seyircilerden dürbün getirenler var. Çünkü mahkeme salonunda, seyircilerle sanıklar arasında bilmiyorum ama bir futbol sahasından daha fazla, belki iki futbol sahasına yakın bir mesafe var ve dürbünle izleyenler var. Avukatlar diyor ki 'Göz teması yok müvekkilimizle'. Savcı denen kişi size doğru dönmesi gerekirken, avukatlar gibi, savcı dönmüş kendi sanki heyetin bir sonraki üyesiymiş gibi böyle mahkeme salonuna doğru bakıyor. Oysaki hakime yüzü dönük ve ne diyecekse hakime diyecek. Onun sözünü hakim uygun görüyorsa yerine getirecek. Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Bir yüz yüze yargılama imkanı ortadan kaldırılmış durumda. Korktukları bir tek şey var, etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Biz, elbette aileler de avukatlar da bizler de tarih önünde sorumluluğumuz gereğince bu yargılamanın bir parçası olmaya ister istemez devam edeceğiz. Onları orada bırakacak halimiz yok. Ama görünen o ki bir adaleti ayaklar altına alan ve hakkaniyet duygusunu ilk günden katleden bu anlayış aynı talimatları yerine getirmeye devam ediyor."
Mahkeme başkanına tarih önünde teessüflerini dile getirdiğini anlatan Özel, şunları kaydetti:
"Bir kere daha demiştim bu cümleyi, bakın ikinci kez kullanıyorum. İlk kullandığımda hemen şuradaki yargı salonunda, Ergenekon Davası'nda karardan önce 'Boşalt' diye bağıran (Hasan Hüseyin) Özese. Şu anda Özese tarihin neresinde, biz neresinde duruyoruz herkes biliyor. Özese, ailelere, çocuklara, siyasetçilere ve gazetecilere zulmeden, o gün mahkemeyi yöneten kişiydi. Bugünkü 'Hık demiş burnundan düşmüş.' Aynı o günkü Zekeriya Öz'ün hık demiş burnundan düşmüş başsavcısının 1,5 yıldır başlattığı zulüm gibi. Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum."
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen davanın 65. duruşmasını izleyen Özel, duruşma sürerken salondan ayrıldı.
Cezaevi önünde basın mensuplarına açıklama yapan Özel, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na geçen celse bitişinde savunma hakkı verilmediğini ifade etti.
Özel, İmamoğlu'nun avukatlarının yapılan yanlışı ve işin doğrusunu hukuki dille anlattığını belirterek, "O gün çok iddialıydı. 'Hayır, bir daha savunma hakkı vermem, onu yapmam, bunu yapmam.' Biz de burada söyledik, doğrudan bozma sebebi. Bu mahkemeyi bozdurmaya mı çalışıyor? Bugün oyalaya oyalaya en son şimdi kararını verdi. 'Savunma hakkını kullandıracağım ama belirsiz bir gün, benim bildiğim bir gün. Belirli bir süre, bir ara, uygun yerde, makul zamanda.' diyor. Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. 'Bu haktan yararlandıracağım.' deyip bahşetti beyzade. Gerçekten burada artık böyle bir göstermelik yargılama bile yapılmıyor. Savunma hakkını verecek ama yine 'Benim uygun gördüğüm gün, saatte, benim uygun gördüğüm kadar savunma yapacaksın.' diyor. " ifadelerini kullandı.
Davanın görüldüğü yeni ve büyük duruşma salonunda ilk gün olduğunu dile getiren Özel, şöyle devam etti:
"Seyircilerden dürbün getirenler var. Çünkü mahkeme salonunda, seyircilerle sanıklar arasında bilmiyorum ama bir futbol sahasından daha fazla, belki iki futbol sahasına yakın bir mesafe var ve dürbünle izleyenler var. Avukatlar diyor ki 'Göz teması yok müvekkilimizle'. Savcı denen kişi size doğru dönmesi gerekirken, avukatlar gibi, savcı dönmüş kendi sanki heyetin bir sonraki üyesiymiş gibi böyle mahkeme salonuna doğru bakıyor. Oysaki hakime yüzü dönük ve ne diyecekse hakime diyecek. Onun sözünü hakim uygun görüyorsa yerine getirecek. Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Bir yüz yüze yargılama imkanı ortadan kaldırılmış durumda. Korktukları bir tek şey var, etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Biz, elbette aileler de avukatlar da bizler de tarih önünde sorumluluğumuz gereğince bu yargılamanın bir parçası olmaya ister istemez devam edeceğiz. Onları orada bırakacak halimiz yok. Ama görünen o ki bir adaleti ayaklar altına alan ve hakkaniyet duygusunu ilk günden katleden bu anlayış aynı talimatları yerine getirmeye devam ediyor."
Mahkeme başkanına tarih önünde teessüflerini dile getirdiğini anlatan Özel, şunları kaydetti:
"Bir kere daha demiştim bu cümleyi, bakın ikinci kez kullanıyorum. İlk kullandığımda hemen şuradaki yargı salonunda, Ergenekon Davası'nda karardan önce 'Boşalt' diye bağıran (Hasan Hüseyin) Özese. Şu anda Özese tarihin neresinde, biz neresinde duruyoruz herkes biliyor. Özese, ailelere, çocuklara, siyasetçilere ve gazetecilere zulmeden, o gün mahkemeyi yöneten kişiydi. Bugünkü 'Hık demiş burnundan düşmüş.' Aynı o günkü Zekeriya Öz'ün hık demiş burnundan düşmüş başsavcısının 1,5 yıldır başlattığı zulüm gibi. Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum."
Kaynak: AA / Güncel
Özgür Özel, Yeni Parti, Güncel, Özgür Özel, Yeni Parti, Auto Manşet, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA