'Yaz uykusu bitti, çocukların biyolojik saati hala tatilde'
YAZ tatilinde geç yatıp geç kalkmaya alışan çocukların okulun başlamasıyla uyku düzenine dönmesinin, birçok aile için yeni dönemin en zor başlıklarından biri haline geldiğini ve gece geç saatlerde uyuyan, sabahları zor uyanan çocuklarda yalnızca uykusuzluk değil;
YAZ tatilinde geç yatıp geç kalkmaya alışan çocukların okulun başlamasıyla uyku düzenine dönmesinin, birçok aile için yeni dönemin en zor başlıklarından biri haline geldiğini ve gece geç saatlerde uyuyan, sabahları zor uyanan çocuklarda yalnızca uykusuzluk değil; dikkat dağınıklığı, derse odaklanamama, unutkanlık, sabah huysuzluğu ve gün içinde davranış değişiklikleri de görülebildiğini söyleyen Çocuk Nörolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, "Üstelik uykusuzluk her çocukta uyuklama şeklinde ortaya çıkmayabiliyor; bazı çocuklarda huzursuzluk, tahammülsüzlük ve aşırı hareketlilik görülebiliyor. Okul döneminin başlamasıyla çocukların biyolojik saatinin yeniden düzenlenmesinin yalnızca erken yatırmakla mümkün olmadığını, uyku saatinden sabah ışığına, ekran kullanımından hafta sonu alışkanlıklarına kadar günlük rutinin bir bütün olarak ele alınması gerekiyor" dedi.
Yaz boyunca uyku saatlerinin ileri kaymasının çocuğun biyolojik saatini de etkileyebildiğini belirten Medicana Çocuk Nörolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, "Tatil döneminde gece 23.00-24.00'ten sonra uyumaya alışan bir çocuğun okul açıldığında bir anda 21.00'de yatağa gönderilmesi her zaman işe yaramamaktadır. Vücudun uyku-uyanıklık döngüsü bir gecede değişmez. Çocuğa 'Artık okul başladı, saat 21.00, uyu' demek çoğu zaman yeterli olmuyor. Çünkü çocuk o saatte hala biyolojik olarak uyanık olabiliyor. Özellikle yaz boyunca geç saatlere kadar telefon, tablet, televizyon veya bilgisayar kullanılan evlerde uyku saati daha da ileri kayabiliyor. Okul başlamadan birkaç gün önce değil, mümkünse daha erken bir tarihte kademeli geçiş yapılmasının çocuk açısından daha kolay olacaktır" dedi.
'UYKUSUZLUK ÇOCUKLARDA AŞIRI HAREKETLİLİKLE DE ORTAYA ÇIKABİLİYOR'
Ebeveynlerin uykusuzluğu çoğunlukla esneme ve uyuklama üzerinden değerlendirdiğini belirten Uzm. Uzm. Dr. Dezhakam, "Özellikle okul çağındaki çocuklarda yetersiz uykunun farklı davranışlarla da kendini gösterebilmektedir. Poliklinikte ailelerin bazen 'Hocam, benim çocuğum çok enerjik, hiç yerinde durmuyor; uykusuz olması mümkün değil' dediğini görüyoruz". Bazı çocuklarda uyku eksikliği huzursuzluk, dürtüsellik, sabırsızlık ve aşırı hareketlilik şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle okulda dikkatini toplamakta zorlanan, ödev başında uzun süre kalamayan veya normalden daha sinirli davranan bir çocuğun yalnızca "ders çalışmak istemediği" düşünülmemesi gerekiyor" diye konuştu.
'YETERSİZ UYKU DİKKAT VE ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEBİLİYOR'
Yeterli ve düzenli uykunun dikkat, öğrenme, hafıza ve duygusal düzenleme açısından önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, çocuğun sınıfta fiziksel olarak bulunması öğrenmenin gerçekleştiği anlamına gelmemektedir. Yeterince alamayan bir çocuğun öğretmeni dinlemekte, verilen bilgiyi işleyip hafızasına aktarmakta ve gün içerisinde öğrendiklerini hatırlamakta zorlanabilmektedir. Bu durum zaman zaman akademik başarıdaki düşüş şeklinde fark edilmektedir. Özellikle tatil sonrasında "Çocuğum dersleri biliyor ama sınavlarda yapamıyor" veya "Evde anlatıyor ama okulda dikkatini veremiyor" şeklindeki yakınmaların değerlendirilmesinde uyku düzeninin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'nin de düzenli olarak önerilen sürede uyumanın dikkat, davranış, öğrenme ve hafıza açısından daha iyi sonuçlarla ilişkili olduğunu ifade etti.
'YAŞA GÖRE UYKU İHTİYACI DEĞİŞİYOR'
Uyku ihtiyacının yaşa göre değiştiğini belirten Uzm. Dr. Dezhakam," 6-12 yaş arasındaki çocukların 24 saatlik dönemde 9-12 saat, 13-18 yaş arasındaki ergenlerin ise 8-10 saat uyuması önerilmektedir. Daha küçük çocuklarda bu süre daha da uzundur. 3-5 yaş grubunda 10-13 saatlik uyku önerilmektedir. Burada yalnızca toplam uyku süresi değil, uyku saatlerinin düzenli olması da önemlidir. Her gece farklı saatte yatıp farklı saatte kalkma çocuğun biyolojik ritmini zorlayabilir" dedi.
'EKRAN KULLANIMI UYKU SAATİNİ FARK ETTİRMEDEN İLERİ TAŞIYOR'
Akşam ekran kullanımının çocukların uykuya geçişini zorlaştırabildiğini belirten Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, özellikle telefon ve tabletlerdeki kısa videolar, oyunlar ve peş peşe izlenen içerikler çocuğun "bir tane daha" diyerek uyku saatini fark ettirmeden ileri taşımasına neden olabilir. Ekranın yalnızca ışığın değil, içerdiği uyarıcı ve etkileşimli yapının da çocuğun gevşemesini zorlaştırabilmektedir. Ekranlar yatmadan en az bir saat önce bırakılmalıdır. Telefon ve tabletlerin yatak odasında tutulmaması çok önemlidir. Ebeveynlerin "Ben de telefonuma bakıyorum ama çocuk bakmasın" yaklaşımı sürdürülebilir değildir. Evde ortak bir gece rutini oluşturulması çok daha etkili olacaktır" ifadelerini kullandı.
'UYKU DÜZENİ KADEMELİ OLARAK DÜZELTİLMELİ'
Okul başlamadan önce uyku düzeninin kademeli olarak erkene çekilmesinin daha kolay uygulanabileceğini belirten Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, "Ailelerin bir gecede büyük değişiklik yapmak yerine her birkaç günde bir yatış ve kalkış saatlerini biraz daha erkene çekmelidir. Sabah saatlerinde gün ışığı alınması biyolojik saatin düzenlenmesine yardımcı olabilmektedir. Gün içerisinde fiziksel aktivitenin artırılması, akşam saatlerinde ise ışığın ve uyarıcı aktivitelerin azaltılması uykuya geçişi kolaylaştırabilmektedir. Akşam yemeği, duş, kitap okuma ve ardından yatış gibi tekrar eden bir rutinin çocuğa "artık gün bitti" mesajını vermektedir. Özellikle okul başlamadan önce bu rutinin aynı sırayla uygulanması çocuğun yeni düzene alışmasını kolaylaştırabilir" ifadelerini kullandı.
'SABAH ZOR UYANMAK ALTTA YATAN UYKU SORUNLARINA İŞARET EDEBİLİR'
Çocuğun sabahları uyanmakta zorlanmasının her zaman yalnızca geç yatmaya bağlanmaması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Dezhakam, "Yeterli süre uyumasına rağmen sabahları belirgin şekilde zorlanan, gün içinde aşırı uykulu olan, yüksek sesle horlayan, uykuda nefesi duraklayan veya çok huzursuz uyuyan çocukların değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle düzenli bir uyku saatine rağmen çocuğun gündüz dikkat ve davranış sorunlarının devam etmesi halinde altta yatan uyku bozukluklarının da düşünülmesi gerekmektedir. Bazı çocuklarda uyku sırasında yaşanan problemler gece fark edilmeden gündüz belirtileriyle ortaya çıkabilmektedir" dedi.
'İYİ BİR OKUL GÜNÜ BİR ÖNCEKİ AKŞAM BAŞLIYOR'
Okula dönüş döneminde ailelerin yalnızca kırtasiye alışverişine, ders programına ve servis saatine odaklanmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, "Düzenli uyku çocuğun okul performansının yanı sıra duygusal dayanıklılığı, dikkatini sürdürebilmesi ve günlük yaşama uyumu açısından da temel ihtiyaçlardan biridir. Çocuğunuz sabah alarm çaldığında kalkamıyor, gün içinde sürekli geriliyor ve akşam yatağa gittiğinde hala 'uykum gelmedi' diyorsa önce uyku düzenine bakın. Çocuklarda uyku düzeni cezayla değil, tutarlı bir aile rutiniyle oluşturulabilmektedir. Yaz tatili rahatlığından okul disiplinine geçiş çocuk için bir anda gerçekleşmesi beklenilmemelidir. İyi bir okul gününün çoğu zaman sabah değil, bir önceki akşam başladı" dedi.
Yaz boyunca uyku saatlerinin ileri kaymasının çocuğun biyolojik saatini de etkileyebildiğini belirten Medicana Çocuk Nörolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, "Tatil döneminde gece 23.00-24.00'ten sonra uyumaya alışan bir çocuğun okul açıldığında bir anda 21.00'de yatağa gönderilmesi her zaman işe yaramamaktadır. Vücudun uyku-uyanıklık döngüsü bir gecede değişmez. Çocuğa 'Artık okul başladı, saat 21.00, uyu' demek çoğu zaman yeterli olmuyor. Çünkü çocuk o saatte hala biyolojik olarak uyanık olabiliyor. Özellikle yaz boyunca geç saatlere kadar telefon, tablet, televizyon veya bilgisayar kullanılan evlerde uyku saati daha da ileri kayabiliyor. Okul başlamadan birkaç gün önce değil, mümkünse daha erken bir tarihte kademeli geçiş yapılmasının çocuk açısından daha kolay olacaktır" dedi.
'UYKUSUZLUK ÇOCUKLARDA AŞIRI HAREKETLİLİKLE DE ORTAYA ÇIKABİLİYOR'
Ebeveynlerin uykusuzluğu çoğunlukla esneme ve uyuklama üzerinden değerlendirdiğini belirten Uzm. Uzm. Dr. Dezhakam, "Özellikle okul çağındaki çocuklarda yetersiz uykunun farklı davranışlarla da kendini gösterebilmektedir. Poliklinikte ailelerin bazen 'Hocam, benim çocuğum çok enerjik, hiç yerinde durmuyor; uykusuz olması mümkün değil' dediğini görüyoruz". Bazı çocuklarda uyku eksikliği huzursuzluk, dürtüsellik, sabırsızlık ve aşırı hareketlilik şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle okulda dikkatini toplamakta zorlanan, ödev başında uzun süre kalamayan veya normalden daha sinirli davranan bir çocuğun yalnızca "ders çalışmak istemediği" düşünülmemesi gerekiyor" diye konuştu.
'YETERSİZ UYKU DİKKAT VE ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEBİLİYOR'
Yeterli ve düzenli uykunun dikkat, öğrenme, hafıza ve duygusal düzenleme açısından önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, çocuğun sınıfta fiziksel olarak bulunması öğrenmenin gerçekleştiği anlamına gelmemektedir. Yeterince alamayan bir çocuğun öğretmeni dinlemekte, verilen bilgiyi işleyip hafızasına aktarmakta ve gün içerisinde öğrendiklerini hatırlamakta zorlanabilmektedir. Bu durum zaman zaman akademik başarıdaki düşüş şeklinde fark edilmektedir. Özellikle tatil sonrasında "Çocuğum dersleri biliyor ama sınavlarda yapamıyor" veya "Evde anlatıyor ama okulda dikkatini veremiyor" şeklindeki yakınmaların değerlendirilmesinde uyku düzeninin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'nin de düzenli olarak önerilen sürede uyumanın dikkat, davranış, öğrenme ve hafıza açısından daha iyi sonuçlarla ilişkili olduğunu ifade etti.
'YAŞA GÖRE UYKU İHTİYACI DEĞİŞİYOR'
Uyku ihtiyacının yaşa göre değiştiğini belirten Uzm. Dr. Dezhakam," 6-12 yaş arasındaki çocukların 24 saatlik dönemde 9-12 saat, 13-18 yaş arasındaki ergenlerin ise 8-10 saat uyuması önerilmektedir. Daha küçük çocuklarda bu süre daha da uzundur. 3-5 yaş grubunda 10-13 saatlik uyku önerilmektedir. Burada yalnızca toplam uyku süresi değil, uyku saatlerinin düzenli olması da önemlidir. Her gece farklı saatte yatıp farklı saatte kalkma çocuğun biyolojik ritmini zorlayabilir" dedi.
'EKRAN KULLANIMI UYKU SAATİNİ FARK ETTİRMEDEN İLERİ TAŞIYOR'
Akşam ekran kullanımının çocukların uykuya geçişini zorlaştırabildiğini belirten Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, özellikle telefon ve tabletlerdeki kısa videolar, oyunlar ve peş peşe izlenen içerikler çocuğun "bir tane daha" diyerek uyku saatini fark ettirmeden ileri taşımasına neden olabilir. Ekranın yalnızca ışığın değil, içerdiği uyarıcı ve etkileşimli yapının da çocuğun gevşemesini zorlaştırabilmektedir. Ekranlar yatmadan en az bir saat önce bırakılmalıdır. Telefon ve tabletlerin yatak odasında tutulmaması çok önemlidir. Ebeveynlerin "Ben de telefonuma bakıyorum ama çocuk bakmasın" yaklaşımı sürdürülebilir değildir. Evde ortak bir gece rutini oluşturulması çok daha etkili olacaktır" ifadelerini kullandı.
'UYKU DÜZENİ KADEMELİ OLARAK DÜZELTİLMELİ'
Okul başlamadan önce uyku düzeninin kademeli olarak erkene çekilmesinin daha kolay uygulanabileceğini belirten Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, "Ailelerin bir gecede büyük değişiklik yapmak yerine her birkaç günde bir yatış ve kalkış saatlerini biraz daha erkene çekmelidir. Sabah saatlerinde gün ışığı alınması biyolojik saatin düzenlenmesine yardımcı olabilmektedir. Gün içerisinde fiziksel aktivitenin artırılması, akşam saatlerinde ise ışığın ve uyarıcı aktivitelerin azaltılması uykuya geçişi kolaylaştırabilmektedir. Akşam yemeği, duş, kitap okuma ve ardından yatış gibi tekrar eden bir rutinin çocuğa "artık gün bitti" mesajını vermektedir. Özellikle okul başlamadan önce bu rutinin aynı sırayla uygulanması çocuğun yeni düzene alışmasını kolaylaştırabilir" ifadelerini kullandı.
'SABAH ZOR UYANMAK ALTTA YATAN UYKU SORUNLARINA İŞARET EDEBİLİR'
Çocuğun sabahları uyanmakta zorlanmasının her zaman yalnızca geç yatmaya bağlanmaması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Dezhakam, "Yeterli süre uyumasına rağmen sabahları belirgin şekilde zorlanan, gün içinde aşırı uykulu olan, yüksek sesle horlayan, uykuda nefesi duraklayan veya çok huzursuz uyuyan çocukların değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle düzenli bir uyku saatine rağmen çocuğun gündüz dikkat ve davranış sorunlarının devam etmesi halinde altta yatan uyku bozukluklarının da düşünülmesi gerekmektedir. Bazı çocuklarda uyku sırasında yaşanan problemler gece fark edilmeden gündüz belirtileriyle ortaya çıkabilmektedir" dedi.
'İYİ BİR OKUL GÜNÜ BİR ÖNCEKİ AKŞAM BAŞLIYOR'
Okula dönüş döneminde ailelerin yalnızca kırtasiye alışverişine, ders programına ve servis saatine odaklanmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, "Düzenli uyku çocuğun okul performansının yanı sıra duygusal dayanıklılığı, dikkatini sürdürebilmesi ve günlük yaşama uyumu açısından da temel ihtiyaçlardan biridir. Çocuğunuz sabah alarm çaldığında kalkamıyor, gün içinde sürekli geriliyor ve akşam yatağa gittiğinde hala 'uykum gelmedi' diyorsa önce uyku düzenine bakın. Çocuklarda uyku düzeni cezayla değil, tutarlı bir aile rutiniyle oluşturulabilmektedir. Yaz tatili rahatlığından okul disiplinine geçiş çocuk için bir anda gerçekleşmesi beklenilmemelidir. İyi bir okul gününün çoğu zaman sabah değil, bir önceki akşam başladı" dedi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA