Yaşar Kemal: "Bu Çağda Romancıların Başı Belada"
Boğaziçi Üniversitesi Tarafından Onursal Doktora Unvanı Verilen Dünyaca Ünlü Romancımız Yaşar Kemal "Bizim Çağımızda Romancıların Başı Beladadır.
Boğaziçi Üniversitesi Senatosu, Fen-Edebiyat Fakültesi'nin önerisi üzerine aldığı kararla Türk edebiyatının büyük ismi ve dünyaca ünlü romancımız Yaşar Kemal'e onursal doktora unvanı verdi. Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Fahri Özçaldıran, "Nazım Hikmet Türk şiirinin dünyaya açılan ilk penceresi ve 20. yüzyıl dünya şiirinin en önemli isimlerinden birisi ise Yaşar Kemal de Türk romanının dünyaya açılan ilk penceresi ve 20. yüzyıl dünya romanının en önemli isimlerinden birisidir.Benim için ise gerçekten de Yaşar Kemal Türkçe'dir, Türkçe'nin kendisidir" dedi. Üniversitenin Merkez Yerleşkesi'ndeki Albert Long Salonu'nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada Prof.Dr. Çaldıran, fahri doktora kararının Üniversite Senatosu'nun 13 Mayıs 2009 tarihinde yaptığı oturumda kapalı oylama sonucunda oybirliğiyle alındığını hatırlatarak, kararın Yaşar Kemal'in "Destanlar,ağıtlar,halk öyküleri ve türkülerden yararlanarak şiirsel bir dille çağdaş romanlar yazan, modern romanla epik anlatım biçimlerini başarıyla bağdaştıran yirminci yüzyıl Türk edebiyatının en yetkin romancılarından biri olması" gerekçesine dayandığını söyledi.-"UMUDUN VE IŞIĞIN OZANI"-Yaşar Kemal'in dili şiir, romanı doğa, yaşamı umut, bir Anadolu destancısı ve bilgesi olduğunu belirten Özçaldıran "Yaşar Kemal nesir yazar ama ozandır,metinleri ise nesir-şiirdir. Yaşar Kemal romanı sadece şiir değildir. Lirik şiirdir, doğayı anlatır. Hem nesnel, hem fiziksel doğayı, hem de onun içinde yer alan insan doğasını.Yaşar Kemal gelişigüzel bir lirik ozan da değildir.Tüm büyük destancılar gibi o da umudun ve ışığın ozanıdır.Çünkü o insana inanan, insana konuşan ve insanı yüceltendir" diye konuştu.Konuşmanın ardından B.Ü. Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Oğuz da fahri doktora beratını ve cüppesini Yaşar Kemal'e teslim etti. -"ROMANCILARIN BAŞI BELADA"-Yaşar Kemal de cüppesini giyerek törende yaptığı konuşmada, " Sözün gücüne her zaman inandım.Roman sözlü sanatın en önemli koludur.Çünkü her okuyucu bir romanı okurken okuduğu romanı başından sonuna kadar yeniden yaratır" dedi.Yaşar Kemal şöyle devam etti: "Bizim çağımızda romancıların başı beladadır.Çünkü insanları en çok yalana,zulme, bütün kötülüklere karşı roman uyarır. Bugün tüketim toplumu diye doyumsuz bir toplum yaratılıyor. Tüketimciler topluma bütün değerlerini aşındıran bir yapay kültür benimsetmeye çalışıyor, insanları birer obur canavar haline getirmek istiyorlar. Roman böyle bir toplum isteyenler için tehdittir. Onun için romanı best-seller denilen bir yapaylıkla boğmaya çalışıyorlar. Roman böyle bir toplum isteyenler için tehlikedir,çünkü roman insanlara insan olduklarını söyler".Bilimde ve sanatta atlamalar olmayacağını, her yeni oluşumun eski zincirin son halkası olduğunu vurgulayan Yaşar Kemal " Örneğin bugün mitolojiyi 19.yüzyıldan daha iyi anlıyoruz.Her çağın insanı, klasiklere kendilerinden bir can bir yaşam katıyor. Kendi çağıyla klasikleri zenginleştiriyor.Biz Türk yazarları olarak çok talihliyiz aslında,bir yanda Homeros, Nazım Hikmet,Aşık Veysel, Orhan Veli,Yakup Kadri,Sabahattin Ali,Sait Faik. Bir yanda da Tolstoy,Dostoyevski,Çehov,Gogol, Faulkner elimizin altında " dedi.-"HALK ÜRÜNLERİNE TAVIR EPEYCE ABARTILDI"-Türkiye'de halk ürünlerine karşı olumsuz tavrın abartılmasından yakınan Yaşar Kemal ''Bunun bir sebebi var. Cumhuriyet çağında Osmanlı kültüründen koparak Anadolu diline, kültürüne dönerken aşırılıklar yapıldı. Büyük halk sanatı ürünlerine arkamızı dönmemize bir sebep de bu ürünlere bir kısmımızın abartılı yaklaşımı olmuştur. Örneğin şiire bakarsak köklü bir halk şiirimiz var, büyük halk şairlerimiz var. Halk şairini bir kaynak sayacağımız yerde ona bir kısmımız öykündü. Öylesine öykündüler ki ortaya bir sürü kötü şair çıktı. Oysa sözlü edebiyatlar her dilin yazılı edebiyatını etkilemiştir'' diye konuştu.Yaşar Kemal sözlerini " Bilinçli olarak ben aydınlığın türküsünü,iyiliğin güzelliğin türküsünü söylemek istedim. Romanlarım yaşam gibi doğru söylesin, yaşamla birlik olsun istedim:Çünkü yaşam umutsuzluklardan umut üretmektir.İnsan umutsuzluktan umut üreterek bugüne kadar gelmiştir" diye bitirdi. Konuşmaların ardından tören, İdil Biret'in piyano dinletisi ile sona erdi.ANKA)NÇ/NK
Kaynak: ANKA / Kültür Sanat
, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA