Yargıtay'dan emsal karar: Arabulucu işveren avukatıysa tutanak geçersiz
Raporlu işçiye istifa dilekçesi imzalatıldığı iddiasıyla açılan davada, Yargıtay, arabulucunun işveren avukatı olması durumunda tarafsızlığın zedelendiğini ve işçinin baskı altında olduğunu belirterek, bir yıllık hak düşürücü süre şartı aranmaksızın tutanağın geçersiz sayılabileceğine hükmetti.
Ankara'da bir şirkette dört yıl bakım onarım teknisyeni olarak çalıştıktan sonra işten çıkarılan işçi, iş mahkemesine dava açtı. İşçi, geçirdiği kaza nedeniyle raporlu olduğu dönemde insan kaynakları sorumlusu tarafından iş yerine çağrıldığını, içeri alınmayarak güvenlik odasına götürüldüğünü, başına güvenlik görevlisi ve güvenlik amiri dikildiğini, iş yeri avukatının gelerek bir kağıda 'Ailevi sebeplerden dolayı kendi isteği ile işten çıktığını' yazmasını istediğini, kabul etmezse hakkında karalama kampanyası başlatılacağı, sicilinin bozulacağı, başka hiçbir yerde işe giremeyeceği yönünde tehdit edilerek ihtiyari arabuluculuk tutanağı imzalatıldığını ileri sürdü. İşveren avukatı ise işçinin kendi kendine habersizce geldiğini, güvenlik amirlerine istifasını vermek istediğini söylediğini, hak ettiği tüm alacakların yanında bir aylık ücretinin de ek olarak verilmesi teklif edildiğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini savundu.
İş mahkemesi, arabuluculuk tutanağına bir yıllık hak düşürücü süreden sonra itiraz edildiği gerekçesiyle işçinin talebini reddetti. Bölge adliye mahkemesi de aynı yönde karar verdi. İşçinin temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine geldi. İşçinin avukatı, arabulucunun aynı zamanda işverenin avukatı olduğunu ve tarafsız olamayacağı iddiasıyla arabuluculuk tutanağının geçersiz olduğunu ileri sürdü.
Yargıtay'ın 29 Nisan 2026 tarihli kararında (Esas No: 2026/2834, Karar No: 2026/4109) iş mahkemesinin kararının dosya kapsamına uygun olmadığı belirtildi. Kararda, arabuluculuk tutanağının iptali istemine ilişkin bir davada iddia, arabuluculuk faaliyetinin hiç yapılmadığı veya usulüne uygun yapılmadığı yönünde ise bir yıllık hak düşürücü süre şartının aranamayacağı vurgulandı. Ancak irade fesadı iddiası varsa bir yıllık hak düşürücü sürenin aranacağı ifade edildi.
Kararda, zorunlu arabuluculuk düzenlemelerinin mahkemeye erişim hakkını sınırlandırdığına dikkat çekilerek Anayasa Mahkemesinin 2013 yılındaki kararı hatırlatıldı. 'Eşitliğin gözetilmediği, işçinin işverenle eşit düzeyde ve kendisini rahatça ifade edemediği bir ortamda işveren karşısında zayıf durumda olan işçinin baskı altında olmadığı kabul edilemez' denildi. Ayrıca, işveren vekilliği devam eden arabulucunun tarafsız olamayacağının kesin olduğu, tarafların muvafakatinin dahi bu sonucu değiştirmeyeceği kaydedildi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA