Yargı Bağımsız Ama Baskı Altına Alınmak İsteniyor

Güncel Haberler

4 İlde 51 Hâkimle Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eylem Ümit Atılgan'ın Yaptığı Görüşmeler Yargının Karar Verici Konumundaki İsimlerin "Yargı Bağımsızlığına İnanmadığını" Gösterirken "Yargı Bağımsızdır Ama Baskı Altına Alınmak İsteniyor" Görüşünün de Öne Çıktığını Ortaya Koydu. Hâkimler, Karar Verirken Sürgün Korkusu Yaşadıklarını Belirterek Hâkimler ve Savcılar ...

4 ilde 51 hâkimle Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eylem Ümit Atılgan’ın yaptığı görüşmeler yargının karar verici konumundaki isimlerin “yargı bağımsızlığına inanmadığını” gösterirken “Yargı bağımsızdır ama baskı altına alınmak isteniyor” görüşünün de öne çıktığını ortaya koydu. Hâkimler, karar verirken sürgün korkusu yaşadıklarını belirterek Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndan (HSYK) Adalet Bakanı ve müsteşarının çıkarılmasını istiyor.

Prof. Dr. Mithat Sancar ve Dr. Suavi Aydın’ın “derinlemesine mülakat” tekniği kullanarak hazırladığı “Biraz Adil, Biraz Değil. Demokratikleşme Sürecinde Toplumun Yargı Algısı” adlı kitap yurttaşların yargıya güvenmekte zorlandığını gösteriyor.

Yurttaşlar adaletsizlik yapıldığına, arkası ya da parası olanın suçlarının cezasını çekmeden kurtulduğuna inanıyor. Bir yurttaş Türkçede yer alan “hâkimi bağlarız” gibi bir terimin bile mahkemelerin güvenilir olmadığını ortaya koyduğunu belirtiyor.

‘Yargı bağımsız ama baskı altına alınmak isteniyor’

TESEV’in çeşitli kuruluşlarla ortaklaşa yürüttüğü çalışma kapsamında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar ve aynı üniversiteden Yrd. Doç. Atılgan’ın hazırladığı, “Demokratikleşme Sürecinde Hâkimler ve Savcılar - Adalet Biraz Es Geçiliyor...” başlıklı kitap, çarpıcı ayrıntılar ortaya koydu.

Atılgan’ın, Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Trabzon’da toplam 51 hâkim ve savcıyla yaptığı yüz yüze görüşmelerin yer aldığı kitapta, görüşülenlerin isimleri yayımlanmadı, yalnızca görüşme numaraları verildi. Görüşmelerden, hâkimlerin çeşitli konulara ilişkin dikkat çekici değerlendirmeleri şöyle:

Yargı bağımsızlığı

• Görüşme 30: Hukukun üstünlüğünün hissedilmediği andan itibaren, artık anayasada şu yazıyordu, bu kanunda şu yazıyordu falan bunların çok anlamı kalmıyor. Daha doğrusu uygulanabilirliği kalmıyor. Onun için ben de hissetmiyorum yargı bağımsızlığını ya da hâkim bağımsızlığını.

• Görüşme 26: Ben cüppeyi giydiğim zaman hiç kimse bana talimat vermedi 31 yıldır, veremez de... Orada bağımsızım ben. Onun dışına indiğim zaman baktığımda; sizin gibi gazete okuduğum, haberleri izlediğimde, sanki yargı bağımsız değilmiş gibi hissediyorum. Ama ben öyle demiyorum; yargı bağımsızdır ama etki altına alınmak isteniyor. Benim inancım yine bağımsızlık devam ediyor fakat baskı var, baskı altına alınmak isteniyor...

• Görüşme 6: Yargı bağımsızlığının olmazsa olmazı, yargıçların kendilerini bağımsız hissetme arzusu, duygusu, gücüyle bağlantılıdır. Mesela bakıyorum, yargı bağımsızlığı konusunda yürütmenin müthiş bir gücü var. Yürütme çok güçlü ama yargı da kendi gücünün farkında olmalı. Önce sen gücünün farkında olacaksın ki millet senin farkına varsın.

• Görüşme 28: 30 yıllık yargıcım, hiçbir şekilde hiçbir bakandan, hiçbir müsteşardan, hiçbir kurul üyesinden şu dosyayı şu şekilde yönlendir diye bir şey duymadım.

• Görüşme 44: Türkiye’de gerçekten yargı bağımsız değil. Bunda organik problemler dışında zihniyetin de çok önemli rolü var. Türkiye bir kere hukuk devleti değil ki yargı bağımsız olsun.

Devlete bakış

• Görüşme 5: Devletin selametine, geleceğine kötü yönde etkisi olacaksa, alabildiğine düşünce özgürlüğüne karşıyım. Bireyin özgürlüğünü önde tutan görüşler var, katılmıyorum. Evvela devletim!

• Görüşme 42: Devletin kendini koruması gerekiyor, mutlaka gerekiyor da bu hassasiyetleri de abartmamak lazım. Yani o kadar keyfi bir millet değiliz herhalde. 700 yıldır süren bir devlet sonuçta, ufacık şeylerden çökecek değil. Paranoyamız var.

• Görüşme 24: Ben öncelikle günümüzde Cumhuriyetin temel ilkelerinin korunması kanaatindeyim. Diğerleri zaten kendiliğinden geliyor. Ben cumhuriyet savcısıyım. Bence cumhuriyet savcısı her zaman Cumhuriyetin tarafında olmak zorundadır. Yani işin içine devlet girdiği zaman taraf olmak zorundayım.

HSYK’nin yapısı

• Görüşme 6: HSYK’nin konumu önemli ama bence siyaset işin içinde olmamalı. Adalet Bakanı ve müsteşar olmamalı.

• Görüşme 42: Bakanlık devreden çıkacak. Her şeyimiz kurula bağlanacak. Kurulun kendi işleyişi, sekretaryası olacak, oturacak bu.

Sürgün korkusu

• Görüşme 21: Bence yargı bağımsız değil. İstanbul’a gelmişsiniz, düzeninizi kurmuşsunuz, çocuklarınız okulda okuyor ve siz lojmanda oturuyorsunuz. İster istemez bu her dönemde olmuştur, yani siyasal iktidarın görüşleri doğrultusunda kararlar verilmiştir. Sadece alt dereceli mahkemede değil, Yargıtay’da da maalesef bu tür şeyler olmuştur.

• Görüşme 24: Mevcut uygulamalardan, hâkimi, savcıyı en çok korkutan tayin olayları; onun dışında bağımsızlığa sahibiz.

• Görüşme 36: Yargı bağımsızlığı, hâkimlerin tayin olmama korkusuyla olmalı. Verdiği bir karardan dolayı, “Acaba yetkim değişir mi, tayinim çıkar mı” diye düşünüyor... Çünkü bunu yaşıyoruz, yani “Verdiğim karar sonucu birileri ayağımı kaydırır mı” diye düşünce oluşuyor.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

, Haberler