Xi, Çin-ABD ilişkilerini istikrara doğru yönlendiriyor
BEİJİNG, 22 Eylül (Xinhua) -- Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, devlet ziyaretinde bulunmak ve ABD Başkanı Donald Trump ile çok önemli konuların ele alınacağı bir görüşme gerçekleştirmek üzere Washington'a gitmeye hazırlanıyor.
Bu ziyaret, Trump'ın mayıs ayındaki Beijing ziyaretinin ardından iki lider arasındaki karşılıklı ziyaretlerin ikinci ayağını oluşturacak. Xi ise 2015'teki ilk ziyaretinin ardından ABD'ye ikinci kez devlet ziyaretinde bulunmuş olacak.
Aradan geçen 10 yılı aşkın sürede dünyanın en önemli ikili ilişkisi olarak görülen Çin-ABD ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir izledi. Beijing ve Washington'ın ilişkilerini nasıl yöneteceği ve işbirliği yapabilecekleri alanları nasıl bulacağı, hem iki ülke hem de dünya açısından giderek daha büyük önem taşıyor.
YENİ VİZYON
Mayıs ayında Trump'ı Beijing'de ağırlayan Xi, görüşmenin başında üç soruyu gündeme getirdi:
Çin ve ABD, Tukidides Tuzağı'nı aşıp büyük ülkeler arasındaki ilişkilere yeni bir model oluşturabilir mi? Küresel zorlukların üstesinden birlikte gelip dünyaya daha fazla istikrar sağlayabilir miyiz? İki halkın refahı ve insanlığın geleceği adına ikili ilişkilerimiz için birlikte parlak bir gelecek inşa edebilir miyiz?
Bu sorular, ticari anlaşmazlıklardan teknoloji kısıtlamalarına kadar ikili ilişkilerde yıllardır süren çalkantıların ardından gündeme geldi. Xi, dünyanın iki büyük ülkesinin birbiriyle iyi geçinmenin doğru yolunu bulması gerektiğini defalarca vurguladı.
Beijing Zirvesi, bu yöndeki çabalara yeni bir ivme kazandırdı. Xi ve Trump, önümüzdeki üç yıl ve sonrasında stratejik istikrara dayalı yapıcı bir Çin-ABD ilişkisi kurulmasına yönelik yeni bir vizyon üzerinde mutabık kaldı.
Tsinghua Üniversitesi Uluslararası Güvenlik ve Strateji Merkezi Direktörü Da Wei, "Bu, Çin ve ABD'nin on yılı aşkın süredir ilk kez ikili ilişkilerini nasıl tanımlayacakları konusunda uzlaşıya varması ve bu uzlaşının iki tarafın liderleri tarafından da genel olarak kabul görmesi anlamına geliyor" dedi.
Çin-ABD ilişkileri, bir süredir iki liderin çizdiği doğrultuda ilerliyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, yaklaşan zirveye hazırlık kapsamında geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde, liderler diplomasisinin Çin-ABD ilişkilerinin en önemli dayanağı olduğunu vurguladı.
Xi, Trump'ın yeniden başkan seçilmesinden bu yana yüz yüze görüşmeler ve telefon konuşmaları yoluyla Trump'la iletişimini sürdürdü. Bu temaslar zaman zaman daha gayriresmi bir formatta gerçekleşti.
Trump'ın mayıs ayındaki ziyareti sırasında Xi, çok az sayıda yabancı lideri ağırladığı Beijing kent merkezindeki Zhongnanhai liderlik yerleşkesinde Trump'la özel bir görüşme gerçekleştirdi.
Xi ve Trump, yerleşkenin bahçesinde sohbet ederek yürürken asırlık ağaçları ve çiçek açmış Çin güllerini inceledi.

Arşiv fotoğrafında, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in ABD Başkanı Donald Trump'ı Beijing'deki Zhongnanhai liderlik yerleşkesinde karşıladığı görülüyor, 15 Mayıs 2026. (Fotoğraf: Li Xiang/Xinhua)
İki lider daha sonra çay eşliğinde sohbet ederken Xi, "Başkan Trump 'Amerika'yı Yeniden Büyük Yapma' hedefi doğrultusunda çalışırken, ben de Çin halkına ulusal yeniden canlanma yolunda liderlik etmeye kendimi adadım" dedi.
Xi, iki tarafa doğru yönde ilerlemeyi sürdürme, ilişkilerin seyrini bozabilecek durumlardan kaçınma ve ikili ilişkilerin istikrarlı gelişimini teşvik etme çağrısında bulundu.
Xi ile Trump arasındaki görüşmelerde, resmi temasların yanı sıra daha samimi sohbetler de önemli bir yer tuttu. Bu sohbetler, iki liderin birbirlerinin ülkelerini ve bakış açılarını daha yakından tanımasına olanak sağladı.

Arşiv fotoğrafında, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan ile ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump, Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinde Trump'ın Çin halk şarkısı söyleyen ve Çin edebiyatının klasiklerinden parçalar okuyan torunlarını dinliyor, 6 Nisan 2017. (Fotoğraf: Lan Hongguang/Xinhua)
Bu tür etkileşimlerin geçmişi, Xi ile Trump'ın 2017'deki ilk görüşmesine kadar uzanıyor. Xi, Florida'da Trump'a ait Mar-a-Lago malikanesinde, üzerinde eski bir Çin deyişinin yer aldığı kaligrafi eserini kendisine hediye etti: "Dokuz katlı bir kule bir avuç topraktan yükselir, binlerce kilometrelik bir yolculuk tek bir adımla başlar."
Bu sözler, Xi'nin iki ülke arasında kurulmasını umduğu ilişkiye dair bir metafor niteliğindeydi. Xi, Trump'a iki ülkede de Çin-ABD ilişkilerini ilerletme konusunda aynı iyi niyet ve isteği paylaşan kişileri bir araya getirerek, bu ilişkinin üzerine kat kat ekleyebileceklerini ve onu daha güçlü, daha yüksek ve daha görkemli hale getirebileceklerini söyledi.
DENGE UNSURU
Xi, 2025 yılında Güney Kore'nin Busan kentinde Trump ile yaptığı görüşmede, ekonomik ve ticari ilişkilerin, Çin-ABD ilişkileri için engel ya da sürtüşme konusu olmak yerine, "denge unsuru" ve itici güç olarak işlev görmeye devam etmesi gerektiğini ifade etti. Çin-ABD ilişkilerini sık sık dev bir gemiye benzeten Xi'ye göre denge unsuru, bu geminin çalkantılı sularda rotasını koruyabilmesi açısından kritik önem taşıyor.
ABD'nin 2025 yılında gümrük vergilerini artırmasının ardından Beijing, kararlı karşı önlemler alırken farklılıkları yönetmek amacıyla Washington ile müzakerelerini de sürdürdü. Xi ve Trump Beijing'de bir araya geldiğinde, iki ülke arasındaki ekonomi ve ticaret görüşmelerinde "genel olarak dengeli ve olumlu sonuçlara" halihazırda ulaşılmıştı.
İki ülke arasındaki ekonomi ve ticaret görüşmeleri devam ederken, son tur müzakereler pazar günü New York'ta tamamlandı. Görüşmeler samimi, derinlemesine ve yapıcı geçti.
Xi, gerek Trump ile temaslarında gerekse uluslararası platformlarda ticaret savaşının kazananı olmayacağını defalarca vurguladı. Xi, kısa süre önce Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS Zirvesi'nde, "Gerçekler, bağları koparmanın ve tedarik zincirlerini kesmenin kalkınma sürecimizi durduramayacağını, 'küçük bahçe, yüksek çit' yaklaşımını benimsemenin ise kendini köşeye sıkıştırmak ve dünyayı bölmekten başka bir sonuç doğurmayacağını gösterecektir" dedi.
Xi'nin ABD iş dünyasına yönelik mesajlarının odağında da bu yaklaşım yer aldı. Xi, Mart 2024'te Beijing'de ABD'nin iş dünyası, strateji ve akademi çevrelerinden temsilcilerle bir araya geldi. Görüşmede, Çin ve ABD'nin elde ettiği başarıların birbirleri için birer fırsat olduğunu söyledi.

Çin'in doğusundaki Shanghai'da bulunan Çin (Shanghai) Pilot Serbest Ticaret Bölgesi'nin Lingang yeni alanındaki Tesla Giga Fabrikası, 26 Eylül 2023. (Fotoğraf: Liu Ying/Xinhua)
Xi ve Trump'ın mayıs ayında Beijing'deki Büyük Halk Salonu'nda gerçekleştirdiği görüşmeye, Apple, Nvidia, Tesla ve Boeing'in de aralarında bulunduğu ABD'nin önde gelen şirketlerinden 12'den fazla üst düzey yönetici de katıldı.
İş dünyası liderlerini Xi'ye tek tek tanıtan Trump, heyete verdiği önemi vurguladı.
Uzun yıllardır Çin üzerine çalışmalar yürüten ABD'li akademisyen Robert Lawrence Kuhn, "Yapıcı stratejik istikrar hem ABD hem de Çin açısından büyük önem taşıyor" dedi.
Kuhn, yapay zekadan iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına, halk sağlığından uyuşturucuyla mücadeleye kadar Çin ve ABD'yi yakından ilgilendiren pek çok konu bulunduğunu belirtti.

Çin'in başkenti Beijing'deki Beijing E-Town'da sergilenen SenseRobot'un yapay zeka destekli satranç robotu, 1 Temmuz 2026. (Fotoğraf: Ma Zihan/Xinhua)
Kuhn, Washington ve Beijing'in bir anda kusursuz bir uyum içinde çalışmasını beklemek yerine, öncelikle gümrük vergileri ve kritik madenler gibi konulardaki anlaşmazlıkların daha fazla gerilime yol açmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
PASİFİK'İ AŞAN DOSTLUK KÖPRÜSÜ
Xi, "Halklar arasındaki yakın temastan doğan dostluk, devletler arası sağlam ilişkilerin anahtarıdır" demişti. Xi'ye göre, Çin-ABD ilişkilerinin temeli de iki halk tarafından atıldı.
ABD ziyareti resmi olarak duyurulduğunda, Xi'nin kısa süre önce ABD'li üniversite öğrencilerinin mektubuna verdiği yanıt da kamuoyuyla paylaşıldı. Xi, mektubunda öğrencileri iki ülke halkları arasındaki karşılıklı anlayış ve yakınlığı artırmaya ve ikili ilişkilerin istikrarlı ve sürdürülebilir gelişimine katkıda bulunmaya çağırdı.
Çin-ABD ilişkilerinin zor bir dönemden geçtiği süreçte Xi, geleceği temsil eden gençlere yöneldi. Xi'ye göre gençler, iki ülke ilişkilerinin geleceğini ve umudunu temsil ediyor.
Xi, 2023 yılında APEC Liderler Toplantısı için gittiği San Francisco'da, beş yıl içinde 50.000 ABD'li genci değişim ve eğitim programları kapsamında Çin'de ağırlayacaklarını söylemişti. Bu hedefe, planlanandan iki buçuk yıl önce, bu yılın mayıs ayında ulaşıldı.
Bu programlara katılan birçok genç, Çin'i bizzat görme ve Çinli akranlarıyla dostluk kurma fırsatı için Xi'ye mektup yazarak teşekkür etti. Xi de iki ülkeden gençleri, Pasifik'in iki yakasını birbirine bağlayan "dostluk elçileri" olmaya çağırdı.
Reagan Enstitüsü'nün 2026 Yaz Anketi'nin sonuçları, Çin'i ABD için büyük bir tehdit olarak gören ABD'li gençlerin oranının önemli ölçüde daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Arşiv fotoğrafında, Çin'in kuzeyindeki Hebei eyaletine bağlı Shijiazhuang kentindeki Shijiazhuang Hayvanat Bahçesi'nde fotoğraf için poz veren Çinli ve ABD'li öğrenciler görülüyor, 21 Nisan 2024. (Fotoğraf: Liu Zunshuan/Xinhua)
Xi'nin halklar arası ilişkilere verdiği önem yalnızca gençlerle sınırlı değil. Xi, 1985'teki ilk ABD ziyaretinde tanıştığı Iowa'daki eski dostlarıyla onlarca yıldır iletişimini sürdürüyor. 2. Dünya Savaşı sırasında iki halk arasında kurulan bağları da sık sık hatırlatan Xi, savaşta Japonya'ya karşı Çin'e destek veren "Uçan Kaplanlar" adlı ABD'li Gönüllü Grubu'nun gazileriyle de mektuplaşıyor.
Xi bir keresinde, "Halklar arası etkileşim için daha fazla köprü kurmalı, daha fazla yol açmalıyız. Engeller koymamalı, etkileşimi caydıracak bir ortam yaratmamalıyız" demişti.
Xi'nin ABD ziyareti öncesinde, Pasifik'i aşan bir başka dostluk hikayesi de sosyal medyada geniş ilgi gördü.
ABD'li öğretmen Ronald Sakolsky, 1999 yılında Çin'in kuzeyindeki İç Moğolistan'da çölleşmeyle mücadele kapsamında ağaç dikme çalışmaları yürüten Yin Yuzhen'e 5.000 ABD doları bağışladı. Yin, bu bağışla 50.000'den fazla ağaçtan oluşan bir orman yetiştirdi.
Sakolsky ile Yin, ağustos ayında Çin'de yeniden bir araya geldi. Sakolsky, ABD'ye döndüğünde hedefinin "iki ülke arasında köprü kurmak" olduğunu söyledi.

Çin'in kuzeyindeki İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nde bulunan Maowusu Çölü'nde, Yin Yuzhen ile birlikte diktiği fidanı koklayan Ronald Sakolsky (sağda), 24 Ağustos 2026. (Fotoğraf: Lian Zhen/Xinhua)
Sakolsky, Cumhurbaşkanı Xi ile Başkan Trump arasında yapılacak görüşmenin bu köprünün kurulmasına yardımcı olabileceğine inandığını söyledi.
"Çin bu köprüyü yeniden kurmaya hazır" diyen Sakolsky, "Peki ABD hazır mı? Bence o da hazır" ifadelerini kullandı.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA