Van: Van'da Kadın İntiharları Raporu

Güncel Haberler

Van Kadın Derneği (VAKAD) tarafından 'Van'da Kadın İntiharları ve Nedenleri' üzerine hazırlanan raporda, 2005 yılında 45, 2006 yılının ilk 5 aylık dönemindeyse 22 kadının intihar ettiği bildirildi.

Van Kadın Derneği (VAKAD) tarafından 'Van'da Kadın İntiharları ve Nedenleri' üzerine hazırlanan raporda, 2005 yılında 45, 2006 yılının ilk 5 aylık dönemindeyse 22 kadının intihar ettiği bildirildi.

VAKAD'nın yaptığı araştırmada, 776 kadına; berdel, kuma, akraba evliliği, zorla erken yaşta evlilik, aşiret yapısı aile içi ve dışı cinsel istismar, medeni hakları kullanmama, çocuk sahibi olamama, kayıtlı intiharlar, kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, fuhuş, psikolojik nedenler ve toplumsal cinsiyet rollerine dayalı şiddet konularında sorular soruldu. Yapılan değerlendirme sonucu, kadınların yüzde 42.7'sinin görücü usulü, yüzde 30.7'sinin severek, yüzde 18.6'sının isteyerek evlendiği, kadınların yüzde 3.6'sının zorla, yüzde 3.2'sinin de berdel usulü evlendiği belirlendi.

Kadınların görücü usulü evliliği beğenerek, isteyerek ve severek evlenmek olarak algıladığı kaydedilen raporda, kadının çocuk doğurmamasının, hatta erkek çocuk doğurmamasının berdel, (karşılıklı kız alıp verme) takas ve kuma gibi evlilik yöntemlerinde kadının iade edilmesi için bir neden olduğu vurgulandı. Raporda, kadınların yüzde 29'unun aynı ilden, yüzde 17.3'ü ikinci derece akraba, yüzde 15.9'u birinci dereceden, yüzde 15.4'ü farklı etnik kökenden, yüzde 10.7'sinin aynı ilçeden, yüzde 6.8'inin aynı aşiretten kişilerle evlendiği, akrabayla evlenen kadınlarda intihar olaylarının daha sık görüldüğü belirtildi. Ayrıca kırsal alanda aşiret yapısının korunduğu, feodal yapının kadın üzerinde büyük baskı oluşturduğu açıklanan raporda, köyden kente gelen aşiret mensuplarının geleneklerini kentte daha çok koruduğu, bu durumun kadının aleyhine işlediği ve kadının köyde üretkenken, kentte eve kapatıldığı anlatıldı.

Hazırlanan raporda, Van'daki genelevinin kapatılması nedeniyle informal evlerin arttığı, özelikle göç alan mahallelerde fuhşun arttığı ve buna göz yumulduğu da bildirildi. 2005 yılında 45, 2006 yılının ilk 5 aylık dönemdeyse 22 kadının intihar ettiği belirtilen raporda şu bilgilere yer verildi:

"Kadınlar, yasal haklarını bilmemeleri ve ailelerinden yeterli destek almamaları nedeniyle şiddet ortamından uzaklaşamıyor. Sağlıklı düşünme fonksiyonlarını kaybettikleri içinde girdikleri bu ruh halinden kurtulmak için yaşamlarını sonlandırmayı tercih ediyorlar. Aşiret ve feodal yapı içinde yaşanan şiddet topluma ve medyaya daha az yansıyor. Sorun aile içinde çözülüyor, kadın ölümleri söz birliğiyle gizleniyor. Kadın ve diğer aşiret mensuplarının kaderi aşiret reisi tarafından belirlenmektedir. Ayrıca yeni Türk Ceza Kanunu'nda töre cinayetlerinin müebbet hapisle cezalandırılması, aileyi kadınları intihara zorlamaya sevk etmiştir."
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler