Ergenlik dönemindeki spor yaralanmaları asimetriye neden olabiliyor

Sağlık Haberleri

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, kas ve kemik gelişimi devam eden ergenlerde spor yaralanmalarının daha riskli olduğunu belirterek, hazırlıksız ve ısınmadan yapılan sporun kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi.

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, kas ve kemik büyümesi devam eden ergenlik yaşındaki spor yaralanmalarının daha tehlikeli olabildiğini söyledi.
Erdem, derneklerinin sağlık kongresi için geldiği Antalya'da AA muhabirine, özellikle düzenli spor yapmayan, sporu alışkanlık haline getirmeyenlerin halı saha maçı gibi ani gelişen durumlarda kas, lif ve bağ dokularında hasar oluşabildiğini dile getirdi.
Bu insanların ısınma, germe hareketleri gibi vücudu o aktiviteye hazırlayan ön kontrolü atlayarak direkt spor yapmaya başlamasının doğru olmadığını vurgulayan Erdem, "Bunlarda kontrol mekanizması da olmuyor. Yani profesyonel sporcularda bile bütün önlemlere rağmen ciddi sağlık yaralanmaları olabiliyor. Çok uzun süre sahalardan uzak kalabiliyorlar. Genelde hafta sonları hobi amaçlı, hazırlıksız ısınmadan spora çıkan insanlar pazartesi-salıyı polikliniklerde geçiriyor." diye konuştu.
Erdem, bu vakalarda en çok tendon kopmalarından korktuklarını anlatarak, aşil tendonu kopmalarında genelde ameliyat gerektiğini ifade etti.
Sıklıkla dizlerde menüsküs bozuklukları gördüklerine işaret eden Erdem, şöyle konuştu:
"Menüsküs yırtıkları, zedelenmeleri, liflerinde gerilim, yumuşak doku yaralanmaları, kırıklar meydana gelebiliyor. Maalesef kırık olduğu zaman tedavi süreci çok uzayabiliyor. Zaten profesyonel sporcu olmadıkları için belki spora dönme gibi kaygıları olmayabiliyor ama normal hayatlarına, işe dönmelerini zorlaştıracak süreçler yaşayabiliyorlar. Kırıkları alçı ya da ameliyatla stabilize edebiliyoruz ama sonrasında rehabilitasyon süreci oluyor."
Kol, ayak ve bacak kırıklarından sonra sinirsel tepkiler, cilt rengi değişmesi, şiddetli ağrı tablolarının ortaya çıkabildiğini vurgulayan Erdem, bu hastaların rehabilitasyonunun çok uzun sürebildiğini söyledi.
"Yaralanan kişinin yürümesi kalıcı olarak değişebiliyor"
Ameliyattan sonra fizik tedavi sürecinin de önemli olduğuna işaret eden Erdem, "Bilgi sahibi olmadan ya da ısınmadan yapılan spor, uzun süreli rahatsızlığa, kalıcı sorunlara neden olabiliyor. Özellikle alt ekstremite kırıklarında o bacakta kısalık meydana geliyor. Ameliyattan sonra enfeksiyon gibi komplikasyon da geliştiyse ömür boyu yürümesi değişiyor. Bir bacağı diğerinden daha kısa oluyor." diye konuştu.
Erdem, fizik tedavi sürecinin atlanmaması gerektiğini vurgulayarak, ortopedideki operasyondan hemen sonra ilk ziyaret edilecek yerin fizik tedavi polikliniği olması gerektiğini kaydetti.
Ameliyat edilmeyen, alçıya alınan hastaların da fizik tedaviye gitmesi gerektiğini aktaran Erdem, kalıcı sakatlıklar yaşamamak için tedavi sürecinin önemine işaret etti.
Erdem, gençlerde çoklu kırığın daha riskli olduğuna değinerek, şu bilgileri paylaştı:
"Kas ve kemik büyümesi devam eden ergenlik yaşındaki spor yaralanmaları daha tehlikeli olabiliyor. Çünkü kemik gelişimi tamamlanmamış hastanın kırık olan tarafını sabitliyorsunuz, diğer taraf uzamaya devam ediyor, arada asimetri, boy farkı meydana gelebiliyor. Gelişimi devam eden çocuklarda kemiklerin uzamasını sağlayan bölgeler var, bu bölgeler daha hassas olduğu için kırıklar burada daha fazla meydana gelebiliyor."