Üniversite Hastanelerinde Kayıp Pay Krizi

Güncel Haberler

Yeni sağlık politikaları, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nin çalışanlarının motivasyonunu bozdu.

Yeni sağlık politikaları, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nin çalışanlarının motivasyonunu bozdu. Asistanların greviyle kriz yaşanan hastanede gider ve borçların artıp gelirlerin azalması öğretim üyelerine ödenen yüzde 200'lük döner sermaye payının yüzde 150'ye inmesine yol açtı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün, "Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundaydık. Yeni düzenlemelerin bizi rahatlatacağına inanıyorum" dedi.

Üniversite hastanelerinde primli hasta muayene ve ameliyat uygulamalarına son verilmesi, hekimlerin devlet hastanelerindeki gibi baktığı, ameliyat ettiği hastaya göre çalışmalarının 'performansa dayalı' ücretlendirilmesi yeni bir dönemi başlattı. Bu uygulamardan en çok etkilenen üniversite hastanelerinden biri DEÜ oldu. Bu ay aldıkları aylık ücret her birinde değişmekle birlikte 1500 lira kadar düşen öğretim üyeleri, hasta muayene ve ameliyat hizmetini bıraktı. Bunun üzerine tüm yük 650 asistanın üzerine yıkılırken onlar da geçen hafta isyan edip eyleme geçti. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın dinlediği asistan doktorlar mağduriyetlerinin giderileceği sözü ile eyleme son verdi. Öğretim üyelerinin pay kayıplarının hastanede çalışma huzurunu, moral motivasyonu olumsuz etkilediği belirtildi. Bazı öğretim üyeleri, eksilen gelir kadar bir kaynağın üniversite hastanelerine aktarıldığını, sistemin iyi yönetilmemesi yüzünden öğretim üyelerinin, asistan ve diğer çalışanların mağdur edildiğini söyledi.

DHA'nın bu konudaki sorularını yanıtlayan Rektör Prof. Dr. Füzün ise şunları söyledi:

"Kazancımız, gelir giderimiz belliydi, borçlarımız da vardı, ister istemez ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundaydık. Bir önceki aya göre döner sermayeden daha az dağıtmak zorunda kaldık. Aşağı yukarı tüm çalışanların hepsinin ek gelirlerinde düşme söz konusu oldu. Bir kısım hocalar da daha önce az alırken daha fazla alır hale geldi, bu yeni uygulamayla yüzde 70-80'inin ek gelirlerinde azalma oldu. Asistanlar 1500- 1600 lira alırken 800- 900'e düştü, yüzde 50 azalma oldu. Bir takım hocalarımız mesai dışı özel hasta bakmak, ameliyat yapmak suretiyle gelirlerini çok çok daha artırabiliyorlardı. Bu dönemde, performans uygulamasıyla bundan vazgeçildiği için, gelirlerinde çok düşme oldu. Üniversite hastanesi olarak döner sermayeye esas olan maaş bakımından baktığımız zaman hocalarımız da yüzde 200 alıyorlardı, bu yüzde 150'ye düştü."

Aylarca düşündüklerini, mecbur kaldıkları için kesinti yapmak zorunda kaldıklarını vurgulayan Füzün, hocaların hasta muayene etmemelerinin 'genel tavır' olduğunu söyledi. Muayene ücretleri düşük olduğu için öğretim üyelerinin, "Bu şartlarda hasta kabul edip bakmayız" dediklerini kaydeden Prof. Dr. Füzün, "Sayın bakanımız, performans sisteminin gereği gibi uygulandığında üniversite hastanelerinin gelirlerinin artacağını söylüyor. Hocaların büyük bölümü hasta bakmıyor ama polikliniğe ağır bir vaka geldiğinde asistan çağırıyor, hoca gelip bakıyor, orada sorun yaşamıyoruz. Şu anda mevcut düzenlemeyle ücretleri eskisi kadar alamadıkları için çok azı hasta görüyor. Oysa onu öyle değerlendirmeyip eskiden olduğu gibi tüm hastaları kabul etseler, evet çok hasta bakacaklar daha az alacaklar ama sonunda yine sistem işleyecektir, diye düşünüyorum. Burada Tıp Fakültesi hocalarımızın biraz daha özverili davranıp eskiden oldukları gibi hasta bakmaya ameliyat etmeye devam etmeleri durumunda bir de SGK da yapılacak olan düzenlemeleri de hesap edersek eskisinden daha iyi duruma gelebileceğimizi söylemek mümkün. Ama hocalarımızın da 'Bu yasa uygun değildir, biz özel hasta kabul etmiyoruz' hareketini bırakmaları gerekiyor bu tavırdan vazgeçmeleri gerekiyor" diye konuştu.

Prof. Dr. Füzün, üniversite hastanelerinde maliyetlerin yüksek olduğunu, fiyatlandırmaların buna göre yapılması, 4-B'li ve taşeron firma çalışanlarının ücretlerinin devlet tarafından ödenmesi halinde sorunlarının çözüleceğini bunu da Bakan Akdağ'a ilettiğini söyledi.

--- KUTU ---

Ege Üniversitesi Hastanesi'nde sorun yok

'BALKANLAR'ın en büyük sağlık kuruluşu' olarak tanımlanan Ege Üniversitesi Hastanesi'nde performans sisteminin yaratacağı hasarı en aza indirmek için yapılan çalışmalar, meyvesini verdi. Bu sisteme başka seçenekleri olmadığı, zorunlu oldukları için 'istemeyerek' geçtiklerini, çalışanları mağdur etmemek için çabaladıklarını belirten Başhekim Prof. Dr. Necil Kütükçüler, "Bu sistem bir miktar iç barışı bozmuştur. Daha fazla bozmaması için çabalarımız oldu, bu biraz hafifletmiştir" dedi.

Prof. Dr. Kütükçüler, erken aldıkları önlemlerle hastane bütçesini 48 milyon lira artıya çıkardıklarını söyledi. Yemeği kendileri çıkartarak, marangozhane gibi atelyeleri daha etkin kullanarak, klinik mühendislik uygulamalarını kendi elemanlarıyla hallederek hastanenin giderlerini ciddi ölçüde azaltıklarını belirten Kütükçüler, her türlü gelir gideri kayıt altına aldıklarını, her şeyin gözetim altında olduğunu kaydetti. Döner sermaye kaynağında 20 Mayıs anfisini, 1500 kişiye hizmet veren Türkiye'nin ilk laboratuvar örnek toplama merkezini, yine ilk oksijen üretim tesisini kurduklarını vurgulayan Kütükçüler, "Günü geçmiş borcumuz yok, bankada 14 milyon lira nakit paramız, depolarımızda 23 milyon liralık malzememiz var. Tüm bunlar bir ekip çalışmasının ürünüdür" diye konuştu.

11 Mart'ta ilk performansları dağıttıklarını, 350'si öğretim üyesi 3535 kişiye döner sermayeden pay verildiğini belirten Kütükçüler, şöyle konuştu:

"Sözünü ettiğimim çalışmaları yapmasaydık 240 dolayında öğretim üyemiz mağdur olacaktı, yani öğretim üyelerinin yüzde 65'i eskiye oranla daha iyi ekonomik şartlara ulaştı. Hastanenin özel hasta prim kaybı nakit 30 milyon lira. Maliye Bakanlığı bu kaybı belli oranda karşılamak istiyor. Yani bu kayıp paranın bir kısmı bize dönüyor, ne zamana kadar sürecek bilmiyoruz. Öğretim üyelerinden isteğimiz yine uygun zamanlarında polikliniklerde hastalara muntazam bakmalarıdır. Zaten eskiden beri takip ettikleri hastalarda bakılmama gibi bir durum olmamıştır. Ameliyatlarda da sayıca düşüş yok, ilk geçiş günlerinde düşüş oldu. Şimdi normale döndü, ameliyat puanı zaten yüksek, onlar da bu döneme adapte olmaya çalışıyorlar. Ama hastalar hekim seçemiyorlar." - İzmir
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

Politika, Güncel, Politika, Güncel, Haberler