Unakıtan: "AKP Davası Ekonomide Zayıflık Meydana Getiriyor"
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Anayasa Mahkemesi'nin Türban Kararına Yönelik, "Hükümetin Yol Haritası Daha Önce Nasılsa, Aynı Şekilde Devam Edecek" Dedi. Türkiye'nin Kendi İçinde Sorunları Olduğuna İşaret Eden Unakıtan, AKP'ye Açılan Kapatma Davasının Ekonomide "Zayıflık Meydana Getirdiğini" Söyledi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Anayasa Mahkemesi'nin türban kararına yönelik, "Hükümetin yol haritası daha önce nasılsa, aynı şekilde devam edecek" dedi. Türkiye'nin kendi içinde sorunları olduğuna işaret eden Unakıtan, AKP'ye açılan kapatma davasının ekonomide "zayıflık meydana getirdiğini" söyledi.
Unakıtan, "Uluslar arası bir kural var, ekonomideki belirsizlikler her zaman risktir. Ama uzun vadeli riskler vardır, kısa vadeli riskler vardır. Bir süre sonra ak-kara belli olacak. Türk millet bunların üstesinden gelir. Bunları kısa vadeli olarak görüyorum. Türkiye için inşallah hayırlı olur. Demokratikleşme yolunda iyi adımlara vesile olur. Fakat birtakım gerçekleri de ortaya koymamız lazım. Enflasyon ülkeler için fevkalade önelidir" diye konuştu.
İş ve Yatırım Zirvesi'ne katılan Maliye Bakanı Unakıtan, mortagage kriziyle başlayan gelişmeleri tüm dünyanın izlediğini, etkilendiğini kaydederek, bu etkilenmeyle beraber, bir takım değişmelerin de gerçekleştiğini söyledi. Büyüme oranlarının tüm dünyada aşağı çekilmeye başladığını belirten Unakıtan, son OECD toplantısında büyüme hedeflerinin aşağı çekilmesinin konuşulduğunu ve bu durumun getireceği bazı sıkıntılardan söz edildiğini anlattı. Unakıtan, büyük ekonomiye sahip ülkelerin, büyüme oranlarının değişmesiyle zorlanacaklarını bildirerek, 2007'de başlayan bu krizin, 2008 ve 2009'da da devam edeceğini vurguladı.
OECD'nin raporunu ve Türkiye kısmını yorumlayan Unakıtan, "Türkiye'deki büyüme, daha sonraki yıllarda yüzde 4.5, daha sonraki yıllarda da artarak biraz daha devam edecek. Ama önceki yıllardaki gibi 7-8-9'luk büyümeler olmayacak. Türkiye'deki durumun dışarıdaki belirsizliklerden kaynaklanan bir durum olduğunu da belirtmek gerek" diye konuştu.
Unakıtan, dünyada petrol fiyatlarının arttığını ve bunun petrolü ithal eden ülkeleri olumsuz etkilediğini belirterek, fiyatlara kimsenin hakim olmamasından dolayı yükselişin tüm dünyayı etkilediğini söyledi. Bununla birlikte, alternatif akaryakıt arayışından dolayı, gıda fiyatlarının da arttığına işaret eden Unakıtan, "Gıda fiyatlarının yükselişi özellikle az gelişmiş ülkeler açısından çok kötü. Çünkü, gıda fiyatlarının, akaryakıt fiyatları üzerindeki etkisi çok yüksek olduğu için oralarda gıda bulamama olasılığı yüksek olduğu için, fakir ülkelerde birtakım karışıklıkların da doğmasına sebep oluyor" dedi.
-"İSVİÇRELİ YATIRIMCILAR TÜRKİYE'DE YATIRIMA HAZIRLANIYOR"-
Gıda fiyat artışlarının tüketiciyi negatif etkilendiğine değinen Unakıtan, bunun, ekonomilerin küçülmesine, enflasyonun ise büyümesine yol açtığını dile getirdi. Unakıtan, tüm ülkelerin kendi tedbirlerini aldığını anlatarak, "Bizim gibi gelişmekte olan ve petrolü ve bazı gıda maddelerini dışarıdan ithal eden ülkeler aynı zamanda enflasyon ithal etmiş oluyor. Enflasyonun yüzde 70'i akaryakıt ve gıdaya bağlı oluyor. Yani Türkiye enflasyonu ithal eden bir ülke oluyor. Bundan önce de bazı problemler yaşanmış ve alınan tedbirlerle atlatılmıştır. Bunlar geçici dönemler" diye konuştu. Yatırımların, uzun vadede verilen kararlar olduğunu belirten Unakıtan, uzun vadeli kararlara geçici durumların etki ettiğini ama bu kararları daha değişik şekilde algılamak gerektiğini söyledi. Unakıtan, karşılıklı vergi önleme anlaşması imzalamak için 15-20 gün önce İsviçre'ye gittiğini aktararak, "Bazı yatırımcı kurumlar geldi. Türkiye'de yatırım yapmaya karar verdiklerini ve bu çerçevede önemli adımlar da attıklarını söylediler. Çin, Hindistan ve Türkiye olmak üzere yatırım yaptıkları üç ülke olduğunu ve Türkiye'ye yatırım yapılabileceği yönünde karar verdiklerini anlattılar" dedi.
Unakıtan, Türkiye'nin 230 milyar dolar olan Gayri Safi Milli Hasıla'sının (GSMH) 2007 sonu itibariyle 659 milyar dolara yükseldiğini anlatarak, şöyle konuştu:
"Nasıl yükseldi bu. Türkiye yüksek bir büyüme performansı gösterdi. Bunun yanı sıra, vergide, harcamalarda, bankacılıkta, sosyal güvenlikte Türkiye için önemli reformlar gerçekleştirildi. Bilhassa, AB ile tam üyelik müzakerelerine başlandı. Neden önemli? Çünkü Türkiye, AB'nin istediği birçok reform yapıyor. Kriterlere uymak açısından birçok önemli değişiklikler yapıyor. Bu değişikliklerle, insan hakları, demokratikleşme, sosyal haklar yönünde önemli gelişmeler göstermiştir."
Bakan Unakıtan, Maastricht kriterleri çerçevesinde, Türkiye'nin 2000-2001 döneminde milli gelirin yüzde 11.5-12'si civarında olan bütçe açıklarının, yakalanan mali disiplinle yüzde 2'nin altına indiğini söyledi. Unakıtan, 2006'da yüzde 1'in altında olan bütçe açığının, 2007'de yüzde 2 civarına geldiğini, 2008'de ise yüzde 2'nin altında olmasını beklediklerini anlattı. Mayıs 2008 bütçesini önümüzdeki günlerde açıklayacağını duyuran Unakıtan, "Mayıs ayında bütçe fazla veriyor. 2008 yılı için, bütçe açıklarında hedeflerimizden daha iyi bir performans sergileyeceğiz. Yine Maastricht kriterlerine göre kamu borç stoklarımız yüzde 60'ın altında olması gerekiyor. AB tanımına göre, 2007 sonunda borç stokumuz yüzde 39. açıkladığımız, mali çerçeveye göre, borç stoku 2012'de yüzde 30 olacak Türkiye bugün Avrupa ülkelerinin birçoğundan çok daha iyi bir durumda. Bu da demek oluyor ki, Maastricht kriterlerini yakalamışız" diye konuştu.
-"TÜRKİYE BİR AR-GE CENNETİ OLACAK"-
Yatırım ortamının iyileştirilmesi için önlem alındığını aktaran Unakıtan, bunun için kurumlar vergisinin yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirildiğini söyledi. Unakıtan, Türkiye'yle iş yapılabilirliği kolaylaştırmak istediklerini bildirerek şunları söyledi:
"Mesela, Türkiye'de şirket kurmak artık çok kolay. Bunu kolaylaştırmışız ama kapatmayı kolaylaştırmamışız. Makro ekonomide birçok tedbir alarak iyi bir konuma geldik. Şimdi mikro tedbirlere başladık. Birkaç yıl içinde Türkiye bir AR-GE cenneti olacak. Çünkü, AR-Ge yapan şirketler vergi dairesinin yolunu bilmeyecek. Türkiye'nin iki bakımdan AR-GE'ye ihtiyacı var. hem kendi çalışan gruplarının AR-GE'ye yönelmesi lazım, hem de dünyadaki AR-GE şirketlerini Türkiye'ye çekmek istiyoruz. O yüzden AR-GE Kanunu'nu hazırlarken sektör ayrımı yapmadık. Uluslararası şirketler maliyetlerine baktıkları zaman Türkiye'ye gelecek. Hepsinin yolu buradan geçecek. Merkezlerini buraya taşımak durumunda kalacaklar. Neden, çünkü vergi mergi almıyoruz. SSK primlerinin yarısını devlet olarak biz ödeyeceğiz."
Unakıtan, istihdam paketinin çıkarıldığını anımsatarak, istihdam üzerindeki primi azlatmak için de çalışmalar yapıldığını söyledi. Türkiye'de iş yapmanın önündeki engelleri kaldırdıklarını anlatan Unakıtan, "2003'ten buyan 45 milyar dolarlık özelleştirme yaptık. Hala var ama gittikçe azalıyor. Yakında özelleştirmeleri tamamlayacağız. Uzun vadeli düşünecek olursak, Türkiye, Çin, Hindistan ve Rusya gibi ülkeler arasında önemli bir ülke. Bir takım belirsizlikle var ama bu tüm dünyada var. Ama bizdeki daha az. Çünkü, bizim bankacılık alanımız kuvvetli. Bizim bankacılık sistemimiz oldukça iyi kontrol ediliyor. Çünkü bizim 2001 kriziyle sütten ağzımız yandı. BDDK bankacılara kan kusturuyor" diye konuştu. Unakıtan, herşeyi özel sektöre hedeflemiş bir hükümet olduklarını söyleyerek, liberal ekonomiye inandıklarını ve Türkiye'nin, dünyanın cazibe merkezlerinden biri olduğunun altını çizdi.
-"AKP DAVASI EKONOMİDE ZAYIFLIK MEYDANA GETİRİYOR"-
Türkiye'nin kendi içinde bazı sorunları olduğuna işaret eden Unakıtan şöyle konuştu:
"Nedir Türkiye'nin kendi içindeki problemler. AKP'nin kapatılması. AKP davası ekonomide zayıflık meydana getiriyor. Uluslararası bir kural var, ekonomideki belirsizlikler her zaman risktir. Ama uzun vadeli riskler vardır, kısa vadeli riskler vardır. Bir süre sonra ak-kara belli olacak. Türk millet bunların üstesinden gelir. Bunları kısa vadeli olarak görüyorum. Türkiye için inşallah hayırlı olur. Demokratikleşme yolunda iyi adımlara vesile olur. Fakat birtakım gerçekleri de ortaya koymamız lazım. Enflasyon ülkeler için fevkalade önelidir."
Toplantın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Unakıtan, Anayasa Mahkemesi'nin türban kararına yönelik, "Hükümetin yol haritası daha önce nasılsa, aynı şekilde devam edecek" dedi.(ANKA)
(DG/NB/ZG)
Unakıtan, "Uluslar arası bir kural var, ekonomideki belirsizlikler her zaman risktir. Ama uzun vadeli riskler vardır, kısa vadeli riskler vardır. Bir süre sonra ak-kara belli olacak. Türk millet bunların üstesinden gelir. Bunları kısa vadeli olarak görüyorum. Türkiye için inşallah hayırlı olur. Demokratikleşme yolunda iyi adımlara vesile olur. Fakat birtakım gerçekleri de ortaya koymamız lazım. Enflasyon ülkeler için fevkalade önelidir" diye konuştu.
İş ve Yatırım Zirvesi'ne katılan Maliye Bakanı Unakıtan, mortagage kriziyle başlayan gelişmeleri tüm dünyanın izlediğini, etkilendiğini kaydederek, bu etkilenmeyle beraber, bir takım değişmelerin de gerçekleştiğini söyledi. Büyüme oranlarının tüm dünyada aşağı çekilmeye başladığını belirten Unakıtan, son OECD toplantısında büyüme hedeflerinin aşağı çekilmesinin konuşulduğunu ve bu durumun getireceği bazı sıkıntılardan söz edildiğini anlattı. Unakıtan, büyük ekonomiye sahip ülkelerin, büyüme oranlarının değişmesiyle zorlanacaklarını bildirerek, 2007'de başlayan bu krizin, 2008 ve 2009'da da devam edeceğini vurguladı.
OECD'nin raporunu ve Türkiye kısmını yorumlayan Unakıtan, "Türkiye'deki büyüme, daha sonraki yıllarda yüzde 4.5, daha sonraki yıllarda da artarak biraz daha devam edecek. Ama önceki yıllardaki gibi 7-8-9'luk büyümeler olmayacak. Türkiye'deki durumun dışarıdaki belirsizliklerden kaynaklanan bir durum olduğunu da belirtmek gerek" diye konuştu.
Unakıtan, dünyada petrol fiyatlarının arttığını ve bunun petrolü ithal eden ülkeleri olumsuz etkilediğini belirterek, fiyatlara kimsenin hakim olmamasından dolayı yükselişin tüm dünyayı etkilediğini söyledi. Bununla birlikte, alternatif akaryakıt arayışından dolayı, gıda fiyatlarının da arttığına işaret eden Unakıtan, "Gıda fiyatlarının yükselişi özellikle az gelişmiş ülkeler açısından çok kötü. Çünkü, gıda fiyatlarının, akaryakıt fiyatları üzerindeki etkisi çok yüksek olduğu için oralarda gıda bulamama olasılığı yüksek olduğu için, fakir ülkelerde birtakım karışıklıkların da doğmasına sebep oluyor" dedi.
-"İSVİÇRELİ YATIRIMCILAR TÜRKİYE'DE YATIRIMA HAZIRLANIYOR"-
Gıda fiyat artışlarının tüketiciyi negatif etkilendiğine değinen Unakıtan, bunun, ekonomilerin küçülmesine, enflasyonun ise büyümesine yol açtığını dile getirdi. Unakıtan, tüm ülkelerin kendi tedbirlerini aldığını anlatarak, "Bizim gibi gelişmekte olan ve petrolü ve bazı gıda maddelerini dışarıdan ithal eden ülkeler aynı zamanda enflasyon ithal etmiş oluyor. Enflasyonun yüzde 70'i akaryakıt ve gıdaya bağlı oluyor. Yani Türkiye enflasyonu ithal eden bir ülke oluyor. Bundan önce de bazı problemler yaşanmış ve alınan tedbirlerle atlatılmıştır. Bunlar geçici dönemler" diye konuştu. Yatırımların, uzun vadede verilen kararlar olduğunu belirten Unakıtan, uzun vadeli kararlara geçici durumların etki ettiğini ama bu kararları daha değişik şekilde algılamak gerektiğini söyledi. Unakıtan, karşılıklı vergi önleme anlaşması imzalamak için 15-20 gün önce İsviçre'ye gittiğini aktararak, "Bazı yatırımcı kurumlar geldi. Türkiye'de yatırım yapmaya karar verdiklerini ve bu çerçevede önemli adımlar da attıklarını söylediler. Çin, Hindistan ve Türkiye olmak üzere yatırım yaptıkları üç ülke olduğunu ve Türkiye'ye yatırım yapılabileceği yönünde karar verdiklerini anlattılar" dedi.
Unakıtan, Türkiye'nin 230 milyar dolar olan Gayri Safi Milli Hasıla'sının (GSMH) 2007 sonu itibariyle 659 milyar dolara yükseldiğini anlatarak, şöyle konuştu:
"Nasıl yükseldi bu. Türkiye yüksek bir büyüme performansı gösterdi. Bunun yanı sıra, vergide, harcamalarda, bankacılıkta, sosyal güvenlikte Türkiye için önemli reformlar gerçekleştirildi. Bilhassa, AB ile tam üyelik müzakerelerine başlandı. Neden önemli? Çünkü Türkiye, AB'nin istediği birçok reform yapıyor. Kriterlere uymak açısından birçok önemli değişiklikler yapıyor. Bu değişikliklerle, insan hakları, demokratikleşme, sosyal haklar yönünde önemli gelişmeler göstermiştir."
Bakan Unakıtan, Maastricht kriterleri çerçevesinde, Türkiye'nin 2000-2001 döneminde milli gelirin yüzde 11.5-12'si civarında olan bütçe açıklarının, yakalanan mali disiplinle yüzde 2'nin altına indiğini söyledi. Unakıtan, 2006'da yüzde 1'in altında olan bütçe açığının, 2007'de yüzde 2 civarına geldiğini, 2008'de ise yüzde 2'nin altında olmasını beklediklerini anlattı. Mayıs 2008 bütçesini önümüzdeki günlerde açıklayacağını duyuran Unakıtan, "Mayıs ayında bütçe fazla veriyor. 2008 yılı için, bütçe açıklarında hedeflerimizden daha iyi bir performans sergileyeceğiz. Yine Maastricht kriterlerine göre kamu borç stoklarımız yüzde 60'ın altında olması gerekiyor. AB tanımına göre, 2007 sonunda borç stokumuz yüzde 39. açıkladığımız, mali çerçeveye göre, borç stoku 2012'de yüzde 30 olacak Türkiye bugün Avrupa ülkelerinin birçoğundan çok daha iyi bir durumda. Bu da demek oluyor ki, Maastricht kriterlerini yakalamışız" diye konuştu.
-"TÜRKİYE BİR AR-GE CENNETİ OLACAK"-
Yatırım ortamının iyileştirilmesi için önlem alındığını aktaran Unakıtan, bunun için kurumlar vergisinin yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirildiğini söyledi. Unakıtan, Türkiye'yle iş yapılabilirliği kolaylaştırmak istediklerini bildirerek şunları söyledi:
"Mesela, Türkiye'de şirket kurmak artık çok kolay. Bunu kolaylaştırmışız ama kapatmayı kolaylaştırmamışız. Makro ekonomide birçok tedbir alarak iyi bir konuma geldik. Şimdi mikro tedbirlere başladık. Birkaç yıl içinde Türkiye bir AR-GE cenneti olacak. Çünkü, AR-Ge yapan şirketler vergi dairesinin yolunu bilmeyecek. Türkiye'nin iki bakımdan AR-GE'ye ihtiyacı var. hem kendi çalışan gruplarının AR-GE'ye yönelmesi lazım, hem de dünyadaki AR-GE şirketlerini Türkiye'ye çekmek istiyoruz. O yüzden AR-GE Kanunu'nu hazırlarken sektör ayrımı yapmadık. Uluslararası şirketler maliyetlerine baktıkları zaman Türkiye'ye gelecek. Hepsinin yolu buradan geçecek. Merkezlerini buraya taşımak durumunda kalacaklar. Neden, çünkü vergi mergi almıyoruz. SSK primlerinin yarısını devlet olarak biz ödeyeceğiz."
Unakıtan, istihdam paketinin çıkarıldığını anımsatarak, istihdam üzerindeki primi azlatmak için de çalışmalar yapıldığını söyledi. Türkiye'de iş yapmanın önündeki engelleri kaldırdıklarını anlatan Unakıtan, "2003'ten buyan 45 milyar dolarlık özelleştirme yaptık. Hala var ama gittikçe azalıyor. Yakında özelleştirmeleri tamamlayacağız. Uzun vadeli düşünecek olursak, Türkiye, Çin, Hindistan ve Rusya gibi ülkeler arasında önemli bir ülke. Bir takım belirsizlikle var ama bu tüm dünyada var. Ama bizdeki daha az. Çünkü, bizim bankacılık alanımız kuvvetli. Bizim bankacılık sistemimiz oldukça iyi kontrol ediliyor. Çünkü bizim 2001 kriziyle sütten ağzımız yandı. BDDK bankacılara kan kusturuyor" diye konuştu. Unakıtan, herşeyi özel sektöre hedeflemiş bir hükümet olduklarını söyleyerek, liberal ekonomiye inandıklarını ve Türkiye'nin, dünyanın cazibe merkezlerinden biri olduğunun altını çizdi.
-"AKP DAVASI EKONOMİDE ZAYIFLIK MEYDANA GETİRİYOR"-
Türkiye'nin kendi içinde bazı sorunları olduğuna işaret eden Unakıtan şöyle konuştu:
"Nedir Türkiye'nin kendi içindeki problemler. AKP'nin kapatılması. AKP davası ekonomide zayıflık meydana getiriyor. Uluslararası bir kural var, ekonomideki belirsizlikler her zaman risktir. Ama uzun vadeli riskler vardır, kısa vadeli riskler vardır. Bir süre sonra ak-kara belli olacak. Türk millet bunların üstesinden gelir. Bunları kısa vadeli olarak görüyorum. Türkiye için inşallah hayırlı olur. Demokratikleşme yolunda iyi adımlara vesile olur. Fakat birtakım gerçekleri de ortaya koymamız lazım. Enflasyon ülkeler için fevkalade önelidir."
Toplantın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Unakıtan, Anayasa Mahkemesi'nin türban kararına yönelik, "Hükümetin yol haritası daha önce nasılsa, aynı şekilde devam edecek" dedi.(ANKA)
(DG/NB/ZG)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA