Eğitim sendikalarından MEB’e tepki: Hukuksuz uygulamaya karşı direniş
Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen, MEB’in Öğrenci Gelişim Raporlarını doldurmama eylem kararını yargıyla iptal ettirmesini protesto ederek, uygulamanın hukuksuz ve angarya olduğunu, sendikal hakların gasp edilmesine izin vermeyeceklerini belirtti.
Haber: Hilal ACAR - Kamera: Tunahan GÜLER
(ANKARA) - Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen, "Öğrenci Gelişim Raporlarını doldurmama" yönündeki eylem kararlarının MEB tarafından yargı yoluyla iptal ettirilmesine tepki gösterdi. Ortak açıklamada, "Ortaokul ve liselerde Öğrenci Gelişim Raporlarının uygulanmasına dair hiçbir açık ve bağlayıcı yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu yönüyle uygulama hem hukuksuzdur hem de kamu emekçilerine açıkça angarya yüklenmesidir. Eğitim hakkı bahanesiyle sendikal hakların, ifade özgürlüğünün ve eylem hakkının gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" denildi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) ve Hürriyetçi Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası (Hürriyetçi Eğitim Sen), Öğrenci Gelişim Raporlarını doldurmama yönündeki eylem kararının Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yargı yoluyla iptal edilmesine karşı Mülkiyeliler Birliği'nde açıklama yapıldı. Üç eğitim sendikası tarafından yayımlanan ortak açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Eğitim emekçilerinin Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış sendikal eylem hakkı, bugün doğrudan hedef alınmaktadır. Sendikaların aldığı meşru eylem kararlarının yargı eliyle geçersiz kılınmaya çalışılması, örgütlü mücadelenin tasfiye edilmesine yönelik açık ve sistematik bir saldırıdır. Bu saldırı yalnızca bir sendikaya yönelmiş değildir, sendikal iradeye, toplu hak arama özgürlüğüne ve demokrasinin temel dayanaklarına doğrudan yönelmiş açık bir müdahaledir. Açıkça ifade ediyoruz: Bir mahkemenin, sendikaların aldığı meşru eylem kararlarını geçersiz hale getirmeye çalışması hukukla açıklanabilecek bir durum değildir. Çünkü bir sendika yalnızca adı olan bir yapı değil; üyeleri adına söz söyleyen, karar alan ve mücadele örgütleyen demokratik bir örgüttür. Yasal hiçbir dayanağı bulunmayan, açıkça angarya niteliği taşıyan ve 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adı altında öğretmenlere dayatılan Öğrenci Gelişim Raporları uygulamasına karşı aldığımız doldurmama eylem kararını, tüm baskılara rağmen kararlılıkla uygulayacağımızı bir kez daha açıkça ifade ediyoruz. Bu irade; geri adım atmayan, tehditlere boyun eğmeyen ve haklarını savunmaktan vazgeçmeyen örgütlü emek iradesidir."
"YALNIZCA BİR SENDİKAYA DEĞİL, DEMOKRASİYE YÖNELMİŞ AÇIK BİR TEHDİTTİR"
Öğretmeni sınıftan ve dersinden uzaklaştıran; pedagojik gerekçesi bulunmayan, ölçme-değerlendirme süreçleriyle bütünleşmeyen ve yoğun bürokratik yükler yaratan bu uygulamalar, eğitim-öğretim faaliyetini nitelik açısından zayıflatmakta, öğretmen emeğini görünmez kılmaktadır. Herhangi bir hazırlık, altyapı ve pilot uygulama süreci dahi işletilmeden bu raporların yaygınlaştırılmaya çalışılması, MEB'in dayatmacı anlayışının en somut örneğidir. Nitekim sahada ve yargıda sergilediğimiz kararlı duruş sonunda MEB bu uygulamayı rafa kaldırmak zorunda kalmıştı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı, sendikal haklara yönelik saldırılarını yeni yöntemlerle sürdürmektedir. Disiplin cezalarının yargıdan dönmesi üzerine bu kez sendikal eylem kararlarını İş Mahkemeleri eliyle hedef almış; sendikal iradeyi yargı yoluyla kırmaya çalışmıştır. Bu girişimin mahkeme nezdinde kabul görmesi ise açık bir gerçeği ortaya koymuştur: Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınmış sendikal hakların bu şekilde yok sayılması; yalnızca bir sendikaya değil, demokrasiye, örgütlü topluma ve temel hak ve özgürlüklere yönelmiş açık bir tehdittir.
Altını özellikle çiziyoruz: Ortaokul ve liselerde Öğrenci Gelişim Raporlarının uygulanmasına dair hiçbir açık ve bağlayıcı yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu yönüyle uygulama hem hukuksuzdur hem de kamu emekçilerine açıkça angarya yüklenmesidir. Eğitim hakkı bahanesiyle sendikal hakların, ifade özgürlüğünün ve eylem hakkının gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz."
GÜNEŞ: "BU, TÜRKİYE'DEKİ BÜTÜN EMEKÇİLERE, SENDİKAL MÜCADELEYE BİR SALDIRIDIR"
Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, ortak açıklamanın ardından yaptığı açıklamada, sendikalara ve derneklere seslenerek dayanışmaya davet etti. Uluslararası örgütlere de çağrıda bulunan Güneş, "Dünya Çalışma Örgütü, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Türkiye masası başta olmak üzere ulusal örgütünün ciddi anlamda bir eylem, acil eylem çağrısı koymasını talep ediyoruz. Çünkü bu saldırı aynı zamanda dünya emek mücadelesine bir saldırıdır. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'na, ITUC'a da çağrımız var. Bu karara karşı ciddi anlamda bir tepki göstermelerini, Türkiye hükümetine ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bu kararı, yargıya taşınan bu karardan derhal vazgeçmelerini talep ediyoruz" dedi.
ÖZBAY: "HEP BİRLİKTE BU MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİMİZİ BURADAN BİR KEZ DAHA İLAN EDİYORUZ"
Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e tepki göstererek, "Eğitime hak temelli yaklaşmazken bugün sendikal haklara da saldırma cüretini gören bir bakanla karşı karşıyayız. Ama tabii bir acı tarafı da şu: üzerinde adalet yazan kapının içerisinden de hukukun çıkmaması. Bir mahkemenin sendikanın meşru bir kararını iptal etmek yönünde bir karar alması hem ulusal hem de uluslararası anlamda bir hukuk garabetidir, kabul edilebilir bir şey değildir. Ama tabii ki biz sendikal haklarımızı Milli Eğitim Bakanlığı'ndan almadık, mahkeme kararlarından da almadık. Onlar tarihi hakları gasp eden, baskılayanlar olarak geçecekler. Biz de direnenler ve hakkını mücadele ederek alanlar olarak geçeceğiz" dedi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA