Türkiye'nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Artırılması Projesi
Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü Daimi Temsilcisi Tsukasa Kimoto, Gıda Krizinin, Dünyanın Birçok Yerinde Önemli Boyutlara Ulaştığına Dikkat Çekerek, Gıda Fiyatlarındaki Artışın En Büyük Nedeni Olan İklim Değişikliğiyle Mücadelenin Çok Önemli Olduğunu Söyledi.
Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü Daimi Temsilcisi Tsukasa Kimoto, gıda krizinin, dünyanın birçok yerinde önemli boyutlara ulaştığına dikkat çekerek, gıda fiyatlarındaki artışın en büyük nedeni olan iklim değişikliğiyle mücadelenin çok önemli olduğunu söyledi.Kimoto, İspanya hükümeti ve BM Kalkınma Programı'nca ortaklaşa oluşturulan Binyıl Kalkınma Hedeflerine Ulaşma Fonu (MDG-F) kapsamında uygulanacak "Türkiye'nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Artırılması Projesi"nin Adana Hilton Oteli'nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, şu anda dünyada bir gıda krizi yaşandığını, gıda fiyatlarının her geçen gün arttığını belirtti. Gıda fiyatlarındaki bu artışın en çok yoksul insanları vurduğunun altını çizen Kimoto, "Bu, pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Gıda krizi, dünyanın birçok yerinde önemli boyutlara ulaşmıştır. İklim değişikliği, gıda fiyatlarındaki artışın en büyük nedenidir. Bugün çok şanslıyız ki Türkiye şu an için çok büyük bir gıda kriziyle karşı karşıya değil. Ancak Türkiye de iklim değişikliğine maruz kalacaktır. BM olarak Türk yetkililerle birlikte çalışmalar yapıyoruz. İklim değişikliğiyle mücadele etmek çok önemli. Seyhan Nehri Havzası, Türkiye'deki sürülebilir alanların yüzde 7'sini oluşturuyor. Bu proje, bu bölge için bu yüzden çok önemli" dedi.BM olarak, hükümetlerle ortak çalışmalar yaparak iklim değişikliğinin zararlarını en aza indirmeyi amaçladıklarını ifade eden Kimoto, bugün uygulanmaya başlanan projenin, toplum odaklı uyum projesi olacağını kaydetti.BM Kalkınma Programı Daimi Temsilci Yardımcısı Ulrika Richardson Golinski de, dünyada su sıkıntısıyla ilgili sorunun giderek arttığını vurguladı. Güney Asya ve Kuzey Çin'de şiddetli ekolojik kriz yaşandığını, buzulların kopmasıyla sıkıntıların arttığını belirten Golinski, iklim değişikliğinden dolayı 330 milyon kişinin yer değiştirmek zorunda, 400 milyon kişinin ise sıtma hastalığıyla karşı karşıya kalacağını ifade etti. İklim değişikliğinin, tarımsal verimliliğin azalmasına yol açacağının altını çizen Golinski, "600 milyon kişi kötü beslenme koşullarıyla karşı karşıya. Gıda fiyatları her geçen gün artıyor. Kötü beslenme, açlıkla karşı karşıya olan insan sayısı giderek artıyor. Binyıl Kalkınma Hedefleri kapsamında bu etkileri azaltma yönünde çalışmalar yapıyoruz. 2010 yılına kadar Binyil Kalkınma Hedefleri'nin gerçekleşmesini bekliyoruz" diye konuştu.Hiç kimsenin iklim değişikliğinin farkında olmadığını belirten Golinski, "İklim değişikliğinden ilk önce fakir uluslar etkilenecek. Dünyanın zenginleri bunun farkına varmak istemiyor. Ancak zenginler de zamanla iklim değişikliğiyle karşı karşıya kalacak" şeklinde konuştu.Türkiye'de Kyoto Protokolü'yle ilgili altyapının hazırlandığını, önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu'nda görüşüleceğini öğrendiklerini kaydeden Golinski, bunun sevindirici bir olay olduğunu belirtti.BM Sınai Kalkınma Örgütü Ulusal Koordinatörü Celal Armangil ise, iklim değişikliğinden çeşitli sektörlerin etkileneceğine işaret ederek, bu konuda sanayi alanında gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.İspanya Büyükelçiliği Müsteşarı Manuel Larrotcha Parada da, ülkesi İspanya'nın, BM Kalkınma Programı'yla ortaklık yaptığını ve kendilerinin bu ortaklıktan gurur duyduklarını ifade ederek, "Projenin yüksek kalitesi beni son derece etkiledi. Adana'ya ve bölgeye çok şeyler katacak bir proje" dedi.İnsanların şu anda çok ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunun altını çizen Parada, şunları kaydetti:"İklim değişikliğiyle mücadele konusunda yenilikçi projeler üretmeliyiz. Bu projeyle Türkiye'nin Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne uyumu amaçlanıyor. Biz, Türkiye'yle birçok ortak yanı olan bir ülkeyiz. AB yolunda en büyük destekçileriyiz. İspanya olarak, Türkiye'yle daha iyi bir iklimi paylaşmak istiyoruz. 'Küresel düşün, yerelde eyleme geç', bu bizim sloganımız olacak." Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Lütfi Akça ise, küresel ısınmanın sanayileşmenin bir sonucu olduğunu belirterek, "Dünya ülkelerinin, iklim değişikliği konusunda aldıkları önlemlerde yetersiz kaldıkları bir gerçektir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin, Kyoto Protokolü'nü, sanayinin üzerine getireceği ek yükler nedeniyle imzalayamadığını ifade eden Akça, sözlerini şöyle sürdürdü:"Kyoto Protokolü'nün süresi 2012'de sona eriyor. Bundan sonra yeni bir süreç başlayacak. Bizim Kyoto'ya taraf olmamak gibi bir lüksümüz olamaz. Kyoto'yu imzalamayan iki ülkeden birisiyiz. Diğer ülke ise ABD. ABD de başkanlık seçiminden sonra bu protokolü imzalayacak. Durum onu gösteriyor. ABD de imzalarsa, Kyoto Protokolü'nü imzalamayan tek ülke olarak kalacağız. Bundan sonra daha fazla dayanamayız. Kyoto'ya şimdi taraf olmamız, 2012 sonrasında yapılacak çalışmalara etkin bir şekilde katılmamızı sağlayacak. Aksi halde, bazı konularda Türkiye adına başkaları karar verecek. Türkiye, Kyoto'ya taraf olmalı. Biz bu protokolün imzalanmasından yana olduğumuzu söylüyoruz. 2012'ye kadar zorunlu taahhütlerimiz olmasa bile gönüllü olarak karbon azaltımı konusunda çalışmalar yapıyoruz. Kirliliğin kaynağında azaltılması için enerji ve suyun etkin biçimde kullanılması gerekiyor." Tüketimin azaltılması konusunun da gözden kaçırıldığını vurgulayan Akça, "Gereksiz tüketimin önüne geçilmeli, insanlar tüketim alışkanlıklarını değiştirmeli" dedi.Adana Valisi İlhan Atış da, "İnşallah geri dönülmez bir noktada değilizdir" diyerek başladığı konuşmasında, şunları kaydetti:"Hepimiz görüyoruz ki yoksul ülkelerin dünyanın kirletilmesinde etkisi yoktur. Kirliliğin sorumlusu gelişmiş ülkelerdir. Gelişmiş ülkeler ve özellikle ABD, dünyayı yok etmeye çalışıyor. Eğer biz insanlar, torunlarımıza, çocuklarımıza, kuşlara, böceklere ve çiçeklere yaşam hakkı tanıyacaksak, iklim değişikliği konusuna önem vermeliyiz. Bizler şu anda, geçmişte yaptığımız hataları düzeltmeye çalışıyoruz. Kyoto Sözleşmesi'nin ülkemize yük getirdiği konusuna katılmıyorum. Madem bir anlaşma imzalıyoruz, bunun yükümlülüklerine uymak zorundayız. Biz bu işi başaracağız." Konuşmaların ardından, Proje Yöneticisi Atila Uras Bölgesel Proje Koordinatörü Alper Acar birer sunum yaptı.Konuklar, öğlen yemeğinin ardından Karataş ilçesindeki Akyatan Lagünü'nde incelemelerde bulunacak.İspanya hükümetinin 7 milyon dolar finansman desteği sağladığı, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum sağlaması amacıyla geliştirilen ilk proje olan "Türkiye'nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Artırılması Projesi" çerçevesinde; ulusal iklim değişikliğine uyum stratejisini geliştirmek için çaba gösterilecek. Ayrıca, doğal afetlere karşı erken uyarı sistemleri geliştirilecek ve uygulanacak, su, toprak ve enerji kullanımına dayalı iklim değişikliği uyum çalışmaları yürütülecek ve başta Seyhan Nehri Havzası'nda olmak üzere tarımsal, kentsel ve endüstriyel su kullanımı, ekosistem hizmetleri ve doğa koruma alanlarında topluma dayalı pilot projeler uygulanacak. Yerel halk arasında iklim değişikliği üzerine bilinç oluşturulacak.((MT-ÖZ-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA