Türkiye'nin AB ile Müzakereleri'nin Önceliği Reformlar
Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Üyesi Yrd.doç.dr. Cüneyt Yüksel, AB Ülkelerinde 1 Ocak 2009 Tarihinde Geçerli Olacak Olan Lizbon Antlaşması'nın Türkiye-ab İlişkilerine İyi Bir Gelişme Olarak Yansıyacağını Söyledi.
Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Üyesi Yrd.Doç.Dr. Cüneyt Yüksel, AB ülkelerinde 1 Ocak 2009 tarihinde geçerli olacak olan Lizbon Antlaşması'nın Türkiye-AB ilişkilerine iyi bir gelişme olarak yansıyacağını söyledi.AK Parti Mardin Milletvekili ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi Yrd.Doç. Dr. Cüneyt Yüksel, Türkiye'nin AB ile müzakereleri sürecinde önceliğinin reformlar olacağını belirterek, "Türkiye bu önceliğinin bilincindedir. Lizbon Antlaşması da, bu gayretini sürdüren Türkiye'nin AB'ye üyeliğine yönelik adımlarına siyasal oluşuma ilişkin çalışmalarını bahane olarak gösteren muhaliflerin gerekçelerini desteksiz kılan bir anahtar rolündedir. Türkiye'nin üyeliğini genişleme süreci ve siyasi yapılanmadaki eksiklik nedeniyle engellemeye çalışıp süreci uzatanların argümanları Lizbon Antlaşması ile zayıflamakta ve hatta ortadan kalkmaktadır. Lizbon Antlaşması'nın temellendireceği yeni Avrupa, Türkiye için artık daha mümkün. Zira AB Parlamentosu bu yılı kültürler arası diyalog yılı olarak ilan etmektedir. Türkiye'siz bir AB'de ise bu diyalogun bir ayağının her zaman eksik kalacağı çok açıktır" dedi.Lizbon Antlaşması ile küresel bir oyuncu olmak isteyen AB'nin bu hedefine ancak Türkiye'nin tam üyeliğiyle ulaşabileceğini anlatan Yüksel, antlaşmanın bu hedefe yönelik bir siyasal süreç olduğunu belirtti.Lizbon Antlaşması sonrası AB'nin yeni üyeler ve özellikle Türkiye için daha müsait olacağını savunan Yüksel, şöyle konuştu: "AB'nin kendisi Lizbon Antlaşması sonrası genişlemeye daha müsait. Antlaşma AB'yi, birleşmeyi engellemeyecek büyüklükte genişlemeye açan bir belgedir. Nitekim Lizbon Antlaşması'nda AB bayrağı, marşı gibi ortak unsurlara yapılan göndermelere yer verilmemiş; devletleşmeye doğru gidişe ilişkin eleştirilere cevap verir şekilde simgesel atıflarda bulunulmamıştır. AB'nin siyasi bir birlik olmak üzere attığı adım, AB'ye olduğu kadar Türkiye-AB ilişkilerine de iyi bir gelişme olarak yansıyacaktır. Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle, AB siyasi birlik olmanın gerektirdiği sorumlulukları üstlenmiş olmanın bilinciyle hareket edecektir. Türkiye'nin üyeliği ve Türkiye-AB ilişkileri hakkında hukuken olduğu gibi siyaseten de daha istikrarlı bir tutum sergilemek zorunda kalacaktır. Aksi takdirde, beraberinde gelecek sorumlulukların gerçekçi karşılanmadığı, kağıt üzerindeki bir siyasal entegrasyon süreci AB'yi o karanlık odaya sonsuza dek hapsedebilir." AB'ye tam üye olmaya kararlı Türkiye'nin Avrupa'da ışıldayan bir yıldız olacağını iddia eden Yüksel, Lizbon Antlaşması hakkında şu bilgileri verdi: "İlk olarak Macaristan'ın onayladığı Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girebilmesi için tüm üye devletlerce onaylanması gerekmektedir. İrlanda, anayasasındaki düzenleme nedeniyle Lizbon Antlaşması'nı referanduma sunacak olan tek devlettir. Onaylanmasında bir engelle karşılaşılmayacağı ve kabul edileceği beklenen Lizbon Antlaşması, 27 üye devlette onay sürecinin tamamlanmasının ardından 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren resmen yürürlüğe girmiş olacaktır." (MNG-AŞ-HO-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA