Türk İşadamları Ateş Altında Kaldı

Dünya Haberleri

Tiflis'te Maya ve Endüstriyel Yağ Üreten Türk Firmaların Distribütörlüğünü Yapan Er Grup Yönetim Kurulu Başkanı 52 Yaşındaki Cengiz Erdoğan ile Şirketin Türk Genel Koordinatörü 50 Yaşındaki Cem Gürbüz Kalyoncu, Yanlarında Çalışan Yaklaşık 40 Personeli Kaderleriyle Başbaşa Bırakmamak İçin Bu Ülkeyi Terk Etmedi.

TİFLİS'te maya ve endüstriyel yağ üreten Türk firmaların distribütörlüğünü yapan Er Grup Yönetim Kurulu Başkanı 52 yaşındaki Cengiz Erdoğan ile şirketin Türk Genel Koordinatörü 50 yaşındaki Cem Gürbüz Kalyoncu, yanlarında çalışan yaklaşık 40 personeli kaderleriyle başbaşa bırakmamak için bu ülkeyi terk etmedi.

Her ikisi de evli ve üçer çocuk babası olan iki Türk işadamı, Türk, Gürcü, Oset, Ermeni, Azeri ve Ruslar'dan oluşan personelin barış ve huzur içinde çalıştığı işyerlerinin Birleşmiş Milletler gibi olduğunu belirterek, Gürcistan'ın da bu yapıda olduğunu ve bozulmaması gerektiğini savundu. Şirkette 15 yıldır çalışan ve çok iyi Türkçe konuşan Ermeni asıllı Neli Danelyan, kendilerini bırakmadıkları için onları çok sevdiklerini söyledi. Erdoğan ve Kalyoncu, savaşın başladığı günden bu yana en riskli saatleri dün gece geçirdiklerini vurguladı.

Unlu mamüllerde kullanılan maya ve endüstriyel yağ üreten Türk firmaların, Gürcistan distribütörlüğünü yapan Er Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Erdoğan ile şirketin Türk Genel Koordinatörü Cem Gürbüz Kalyoncu, zaman zaman Rus uçaklarının bombaladığı Tiflis'i terk etmedi. DHA'ya telefonla konuşan Erdoğan, 1992 yılında Gürcistan'a gelip şirket kurduğunu, yanında çalışan yaklaşık 40 kişiyle yıllardır aynı kaderi paylaştıklarını, birlikte kazanıp şirketi büyüttüklerini kaydetti. Erdoğan, “Bu ülkenin iyi zamanında, para kazanırken oturup zor zamanda kaçmak etik değil. Ben de kaçmayacağım. Bugün personelim tek tek gelip bana sarıldı ve onları bırakmadığım için teşekkür etti” dedi. Tiflis'teki pekçok işyerinin kapandığını ve personelinin güvenli yerlere kaçtığını söyleyen Erdoğan, “Benim personelim ise sabah her zamanki saatte işe geldi. Biz maya satıyoruz. Çikolatasız yaşanır, ama ekmeksiz yaşanmaz. Bugün insanlar ekmek fırınlarının önünde kuyrukta. Onları aç bırakamayız” diye konuştu. Erdoğan şöyle devam etti:

“Bizde Türk, Gürcü, Oset, Ermeni, Azeri ve Ruslar çalışıyor. Ofisimiz Birleşmiş Milletler gibi. Bu insanlar barış ve huzur içinde çalışıyor. Aslında bu ofis, Gürcistan'ın yapısını temsil ediyor. Bu ülkede farklı köklerden gelen insanlar da böyle yaşıyordu. Bu yapı, petrol ve iktidar kurma savaşıyla bozulmamalı. Rusya ile Amerika'nın düellosuna kurban gitmemeli.”

BOMBA YAĞIYOR

Personelden Neli Danelyan, kendilerini bırakmadıkları için Erdoğan ve Kalyoncu'yu çok sevdiklerini belirterek, onlar yanlarında olduğu sürece Tiflis'te kalmaya devam edeceklerini söyledi. Birkaç günden beri Tiflis'e de bomba atıldığını hatırlatan Danelyan, “Gürcistan'da doğdum, büyüdüm. Şu anda bombalar yağıyor ama hiç korkmuyorum. Herşey bitince normal yaşamımıza devam edeceğiz” dedi. Danelyan, Türkçe'yi nasıl öğrendiği sorusunu ise gülerek “Cengiz Erdoğan üniversitesinde” diye yanıtladı.

EN ZOR GECE

Gürcistan'da 2 yıldan beri çalışan şirketin genel koordinatörü Cem Gürbüz Kalyoncu ise savaşın başladığı ilk günden bu yana en zor gecenin dün yaşandığını söyledi. Dün saat 16.00 sıralarında Tiflis'te Türkler'in yaşadığı ve Türk işyerlerinin yoğunlukta olduğu Marcenişvili semtindeki Türk, Amerikalı ve İsrailli subayların eğitim verdiği askeri akademiden fırlayan yaklaşık 350 silahlı askerin halka “Gidin, buradan uzaklaşın” diye bağırmaya başladığını, metroya binip kaçmalarını istediklerini anlattı. Kalyoncu, “O zaman büyük bir kargaşa başladı. Binlerce insan metroya hücum etti. Bazıları da geceyarısına kadar marketlerde çılgınca alışveriş yaptı. Sonra da çevre köylere ve dağlara kaçtılar. Oradan evime tam 2.5 saatte ulaşabildim” dedi.

Rus askerlerinin Tiflis'in dış semtlerine kadar gelip sonra geri çekildiklerini kaydeden Kalyoncu, şunları söyledi:

“Dün gece saat 23.00 sıralarında Türk Büyükelçiliği'ne kadar gittim. Bahçede ve kapının önünde Türk ve Gürcü binlerce kişi vardı. Büyükelçilik personeli onlara Azerbaycan'ın vize uygulamasını kaldırdığını, pasaportlarını gösterip sınırı geçebileceklerini anlatıyordu. Pekçok kişi Azerbaycan'a gitti. Bu sabah şehir merkezinde bulunan işyerimize geldiğimizde bizimle aynı binadaki Kent ve Tukaş şirketlerinin temsilciliklerinin kapandığını gördük.”
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Dünya

, Haberler