Türk Dünyası Mimarlık ve Şehircilik Kurultayı
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Kimliğini, Kültürel Değerlerini ve Tarihini Gelecek Nesillere Taşımayan Hiçbir Milletin Varlığını Sürdüremeyeceğini İfade Ederek, Bu Eserlerin Korunması ve Yaşatılması Noktasında Artık, Tersine Giden Bazı Gidişleri İyi Yöne Doğru Yönlendirmek ve Suyu Esas Mecrasına Akıtmak Gerektiğine Dikkat Çekti.
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, kimliğini, kültürel değerlerini ve tarihini gelecek nesillere taşımayan hiçbir milletin varlığını sürdüremeyeceğini ifade ederek, bu eserlerin korunması ve yaşatılması noktasında artık, tersine giden bazı gidişleri iyi yöne doğru yönlendirmek ve suyu esas mecrasına akıtmak gerektiğine dikkat çekti.Aksu, "Bu düşünceden hareketle hükümet olarak, Mahalli İdareler Reformu ile, tarihi ve kültürel eserlerimizin korunmasını yerel yönetimlere görev olarak vererek bu sorunlara kökten çözüm bulma noktasına geldik" dedi. Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi, Türkiye Mühendisler Birliği ve Keçiören Belediyesi tarafından 9-12 Nisan 2007 tarihleri arasında düzenlenen Türk Dünyası Mimarlık ve Şehircilik Kurultayı başladı. 'Dilde Fikirde ve İşte Birlik' sloganıyla başlayan Kurultaya Devlet Bakanı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafız Özak, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, Türk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sadık Tural ile Türk devletleri ve topluluklarından, üniversiteler, yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda sanat tarihçisi ve mimar katıldı. Kurultay'da açılış konuşması yapan Bakan Aksu, Orta Asya'dan Balkanlara, Çin'den Ortadoğu'ya kadar üç kıtada Türklerin ortaya koyduğu zarif, vakur, heybetli ve abidevi eserlerin, sanat tarihine yaptıkları paha biçilmez katkılardan olduğunu söyledi. Yapılan eserlerin devlet adamları, eşleri, vakıflar ve çeşitli sosyal yardım kurumları eliyle toplumun hizmetine sunulduğunu hatırlatan Aksu, camiler, okullar, çeşmeler, kervansaraylar, hanlar, hamamlar gibi toplumun geneline hizmet eden eserlerin banileri ve seçkin sanatkarlarının, mimaride ve kentleşmede özgün yapılar ortaya koyduklarını dile getirdi. Bu eserlerin en önemlilerinden bazılarının Tac Mahal, Hoca Ahmet Yesevi Külliyesi ve Mostar Köprüsü olduğunu kaydeden Aksu, Türk dünyasının büyük dehası Mimar Sinan'ın eserlerinde kullandığı üslubun ihtişamı ve ilmi değerinin de bugün bütün dünyanın üzerinde ittifak ettiği bir husus olduğunu ifade etti. Ortaya konulan mimari eserlerdeki ilmi dehanın yanı sıra, gönül ve ruh zenginliğinin de bu eserlere yansıdığını belirten Aksu, Anadolu'nun da bir tarih, bir kültürel miras ve gelecek nesillerin emaneti olduğunu kaydetti. Aksu, "Tarihi ile bu kadar övünen ve övünülecek bu kadar tarihi eseri olan bizler, ne yazık ki bu eserlerin korunması ve yaşatılması konusunda aynı duyarlılığa sahip değiliz. Kimliğini, kültürel değerlerini ve tarihini gelecek nesillere taşımayan hiçbir millet varlığını sürdüremez. Tarihi ve kültürel değerlerimizin korunması, geliştirilmesi, gelecek nesillere aktarılması hususunda, hem merkezi yönetime hem de yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düşmektedir" dedi.TARİH VE KÜLTÜRÜN KORUNMASINDA YEREL YÖNETİMLERİN GÖREVİBakan Aksu, şimdiye kadar, tarihi ve kültürel değerlerin korunmasını, merkeziyetçi politika ve uygulamalarla, Ankara'dan yürütmeye çalıştıklarını ve artık yerele dayanmayan, halkın destek ve katılımının alınmadığı, sivil toplum kuruluşlarının sorumluluğun içine çekilmediği karar ve uygulamaların yeterli sonuç vermediğini gördüklerini vurguladı. Ancak, 'Artık, tersine giden bazı gidişleri iyi yöne doğru yönlendirmek, suyu esas mecrasına akıtmak gerektiğine' dikkati çeken Aksu, bu düşünceden hareketle hükümet olarak, Mahalli İdareler Reformu ile, tarihi ve kültürel eserlerimizin korunmasını yerel yönetimlere görev olarak vererek bu sorunlara kökten çözüm bulma noktasına geldiklerini ifade etti. Belediyelere kültür ve tabiat varlıkları ile tarihi dokunun korunması, bakım ve onarımını yapabilmelerine imkan sağlandığını hatırlatan Aksu, belediyelerin ayrıca, kentin gelişimine uygun olarak eskiyen kısımlarını yeniden inşa ve restore edecek; tarihi ve kültürel dokusunu korumak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceklerini kaydetti. Yine Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun ile de mahalli idarelerin tarihi mekanların korunmasına yönelik çeşitli hizmetler yapmasına imkan verildiğini anımsatan Aksu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda yaptıkları değişikliklerle de; Büyükşehir belediyeleri, valilikler ve uygun görülecek diğer belediyeler bünyesinde kültür varlıkları ile ilgili işlemleri yürütme imkanı verildiğini söyledi. Aksu, "Tarihi eserlerin tamirinde kullanılmak üzere emlak vergisinden taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı ayrılması sağlanmış ve bu kaynaklarla birçok beldemizdeki tarihi eserlerin onarımı yapılmaktadır. Artık, tarihi ve kültürel değerlerin korunması konusundaki kararlar, mahallinde, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının da katılımı ile alınmaktadır" diye konuştu.(MÜG-MAY-ÖK-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA