Tüdef: Munzamın Yükü Tüketicinin Sırtına Bindi
TÜDEF Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, munzam karşılık oranlarının artmasıyla yaşadıkları anlattı.
TÜDEF Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, munzam karşılık oranlarının artmasıyla yaşadıkları "kar kaybının" faturasını tüketici işlemlerinden alınan komisyon ve masraflara yüklediklerini belirterek, 2011 yılının ilk çeyreğinde 4 milyar TL'nin tüketicilerin cebinden çıkarak, bankaların kasasına gittiğini vurguladı Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, munzam karşılık oranlarının artmasıyla yaşadıkları "kar kaybının" faturasını tüketici işlemlerinden alınan komisyon ve masraflara yüklediklerini belirterek, 2011 yılının ilk çeyreğinde 4 milyar TL'nin tüketicilerin cebinden çıkarak, bankaların kasasına gittiğini vurguladı. Bu soygunların sınırlandırılması için acilen, içinde tüketici temsilcilerinin bulunduğu bir Finans Hizmetleri Danışma Kurulu'nun oluşturulması gerektiğini belirten Çetin, "Bankaların tüketicilerden aldıkları hizmet gelirleri bu komisyonca belirlenmeli" dedi. TÜDEF Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin yaptığı yazılı açıklamada Merkez Bankası'nın artırdığı munzam karşılık oranlarının faturasının bankalar tarafından tüketicilerin sırtına yüklendiğini ifade etti. Çetin, Merkez Bankası'nın mevduat munzam karşılık oranlarını artırdığını ve tuttuğu karşılıklar için faiz vermeyi de reddettiğini vurgulayarak, "Bakan Ali Babacan bankaların bu konudaki gelir kaybı için "ortalama maliyetler arttığı zaman da bunun bir miktarını kredi faizlerine yansıtırlar diye düşünüyorum' diyerek bankalara yol göstermişti. TÜFE olarak 2 ay önce yaptığımız açıklamada "bu bedeli tüketici ödeyecek' demiştik. Bankaların 2011 yılı ilk çeyreği ile ilgili açıklanan veriler öngörümüzü doğruladı. Bankalar munzamın artmasıyla birlikte kaybettikleri kar kaybını, tüketici işlemlerinde alınan komisyon ve masraflara yüklediler. 2011 ilk çeyreğinde yaklaşık 4 milyar TL tüketicinin cebinde çıkarak bankaların kasasına gitti. Bankların kart aidatı, hesap işletim ücreti, havale masrafı v. b. bankacılık hizmet gelirleri ile tüketici kredilerinden aldıkları ücret ve komisyonlar bir önceki yıla göre 500 milyon TL artarak yaklaşık 4 milyar TL oldu" ifadelerini kullandı. -"TÜKETİCİLERİN HUDUTSUZ BİÇİMDE SOYULMALARINA İKİ UNSUR YOL AÇIYOR"- Tüketicilerin, bankalarca hudutsuz biçimde soyulmalarına iki unsurun yol açtığına dikkat çeken Çetin şu açıklamalarda bulundu: "Birisi yeterince örgütlü olmayan tüketiciler ve var olan tüketici örgütlerinin bile ortak mücadele geleneğinden yoksun olmalarıdır. Tüketici örgütleri tüketicilerin korunmasında son derece pasif ve yeteneksiz davranmaktadır. Tüketiciler atalet ve boş vermişlik içinde bulunan ve kerameti kendinde menkul seyirsi konumunda olan yöneticilerden kurtulmalıdır. İkincisi ise hükümetin izlediği ekonomik politikadır. Hükümet bir yandan tüketicileri dolaylı vergileri artırmak, ücret maaş gelirlerini fiyat artışlarının altında tutarak yoksullaştırmaktadır. Diğer yandan ise bankaları tüketicileri daha fazla soymaları için cesaretlendirmekte, hatta munzam karşılık artışındaki kar kayıplarının telafisinde olduğu gibi yol göstermektedir. " -"FİNANS HİZMETLERİ DANIŞMA KURULU KURULMALI"- BDDK verileri ile bankaların 2010 ile 2011 birinci çeyrek tablolarına bakıldığında tüketicilerin bankalarca soyulmasında hiçbir hudut tanımadıkları açıkça ortaya çıktığını vurgulayan Çetin, AKP'nin iktidar olduğu 2002 yılında bankalarca kredilerden alınan ücret ve komisyonlar ile bankacılık hizmet gelirlerinin 2 milyar TL civarında iken bu tutarın 2007'de 10. 5 milyar TL, 2010'da 14. 5 milyar TL olduğunu vurguladı. 2011 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yıla göre yüzde 13. 3 oranında artarak 4 milyar TL'ye gerilediğini belirten Çetin açıklamalarına şöyle devam etti: "Bu tutarın yılsonu itibariyle 16 milyar TL olması beklenmektedir. Bankaların toplam gelirleri ile tüketicilerden aldıkları hizmet gelirlerinin tüm gelirler içindeki payı AKP'nin iktidar olduğu 2002 yılında yüzde 6 iken bu oran 2007 yılında yüzde 11. 5, 2010 yılında ise yüzde 13. 8 olmuştur. Bu oranının 2011 yılı sonu yüzde 6 iken bu oran 2007 yılında yüzde 11. 5, 2010 yılında ise yüzde 13. 8 olmuştur. Bu oranın 2011 yılı sonu itibariyle yüzde 14. 5 olması beklenmektedir. Bankalar sadece tüketicilerden aldıkları masrafların yarısı ile tüm personel ve amortisman giderlerini karşılamaktadır. Yine de bu kadar soygunu bile yetersiz görerek tüketicilerden alınan hizmet gelirleriyle komisyonlarının artması gerektiğini söylemektedir. Bu açıdan bazı bankalar alacağınız var "ileri demokrasiye' koşut "ileri soygun tekniklerini' şimdiden geliştirmeye başlamışlardır. Kimi bankalar her bir hesaptan aldıkları yasa-dışı hesap işletim ücreti yetmezmiş gibi kendi hesabına para yatıran ya da hesabına başka bir bankadan havale gelen tüketiciden komisyon adı altında haraç almaya başlamışlardır. Bu soygunların sınırlandırılması için acilen, içinde tüketici temsilcilerinin bulunduğu bir Finans Hizmetleri Danışma Kurulu oluşturulmalı. Bankaların Tüketicilerden aldıkları hizmet gelirleri bu komisyonca belirlenmeli. Finans alanında tüketici mağduriyetleri önlenmelidir. " - Ankara
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA