Şi'den Trump'a Tayvan mesajı: Mesele yanlış yönetilirse iki ülke çatışabilir

Dünya Haberleri

ABD Başkanı Donald Trump 8,5 yıl aradan sonra gerçekleşen Çin ziyaretinde, Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile 2 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Ziyarette Tayvan konusu yeniden dünya gündeminin merkezine oturdu. Şi Jinping, Trump’a Tayvan meselesinin yanlış yönetilmesi halinde iki ülkenin çatışma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği kritik ziyaret kapsamında yapılan görüşmelerde Tayvan meselesi öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Çin devlet medyasının aktardığına göre Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan konusunun Çin-ABD ilişkilerindeki en hassas mesele olduğunu vurguladı. Şi Jinping, “Tayvan sorunu, Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli meseledir” ifadelerini kullandı.

Şi ayrıca, “Yanlış ele alınırsa, iki ülke karşı karşıya gelebilir, hatta çatışabilir. Tüm Çin-ABD ilişkisini son derece tehlikeli bir duruma sokabilir” diyerek Washington yönetimine dikkat çeken bir uyarıda bulundu.

İlgili Haberler

GÖZLER ABD’NİN TAYVAN POLİTİKASINDA

Çin’i yakından takip eden uzmanlar, Şi Jinping’in görüşmeler sırasında Trump üzerinde Tayvan’a yönelik silah satışlarını durdurması konusunda baskı kurabileceğini değerlendiriyor.

ABD yönetimi, Aralık 2025’te Tayvan ile 11 milyar dolarlık silah anlaşması yaptığını duyurmuştu. Söz konusu anlaşma Pekin yönetiminin sert tepkisini çekmişti.

Öte yandan geçen cuma günü ABD’li senatörlerden oluşan iki partili bir grup, Başkan Trump’a gönderdiği mektupta Washington’un Tayvan’a desteğini açık biçimde sürdürmesini istedi.

Mektupta, Çin ile yürütülen ekonomik müzakerelere işaret edilerek, “ABD’nin Tayvan’a desteğinin müzakere konusu olmadığını Pekin’e açıkça belirtebilirsiniz” ifadelerine yer verildi.

Trump ise daha önce yaptığı bir açıklamada, Şi Jinping’in Tayvan’ı Çin’in bir parçası olarak gördüğünü belirterek, “Ne yapacağı ona kalmış” demişti.

ÇİN İLE TAYVAN ARASINDAKİ KRİZİN KÖKENİ

Çin, Tayvan’ı kendi toprağı olarak kabul ediyor ve adayı nihayetinde Pekin yönetiminin kontrolüne girmesi gereken ayrılıkçı bir eyalet olarak görüyor.

Bugün bağımsız bir devletin birçok özelliğine sahip olan Tayvan’ın resmi statüsü ise uluslararası arenada hâlâ tartışmalı durumda. Tayvan’ı resmi olarak tanıyan ülke sayısı yalnızca 12 ile sınırlı bulunuyor.

Pekin yönetimi, ülkelerin aynı anda hem Çin hem de Tayvan ile resmi diplomatik ilişki kuramayacağını savunuyor.

Tayvan’da şu anda Çin’den bağımsızlığı savunan siyasi yapı iktidarda bulunurken, ana muhalefet partisi ise Pekin ile daha yakın ilişkiler kurulmasını destekliyor.

TARİHİ GERİLİM 1949’A DAYANIYOR

Tayvan ile Çin arasındaki siyasi ayrışmanın temeli, Çin İç Savaşı sonrasında 1949 yılında atıldı. Mao Zedong liderliğindeki komünist güçlerin savaşı kazanmasının ardından Çan Kay Şek ve destekçileri Tayvan’a çekildi.

Çan Kay Şek burada sürgün hükümeti kurarken, Tayvan uzun yıllar boyunca Çin Cumhuriyeti yönetiminin merkezi olarak kaldı.

Zamanla Tayvan’da demokratikleşme süreci hız kazanırken, Pekin yönetimi “tek ülke, iki sistem” modelini Tayvan için de önerdi. Ancak ada yönetimi bu modeli kabul etmedi.

Siyasi krizlere rağmen iki taraf arasındaki ekonomik ilişkiler yıllar içinde büyümeye devam etti. Tayvan’ın Çin’deki yatırımlarının 1991 ile 2021 yılları arasında 193,5 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.