Toksik Ortamda Çalıştığınızın 5 İşareti
Birlikte çalıştığınız insanlar mutsuz ve heyecansız, çalışma ortamınız kasvetli ise ofisinizin kültürünü gözden geçirmenizde yarar var.
Eğer bir süre bölme ofislerde çalıştıysanız neden bahsettiğimizi gayet rahat anlarsınız; mutsuz ve heyecandan uzak insanların bir arada çalıştığı kasvetli bir ofis kültürü. Bu tarz toksik bir ofis ortamında bulunmak sizi de bu toksiklere maruz bırakır. Amerikalı insanbilim uzmanı Kevin Kuske ülkenin farklı bölgelerinde bulunan ve üretkenlik açısından iddialı konumdaki küçük ölçekli firmaları gezerek ofis ortamlarını analiz etme şansı elde etti. Kuske'ye göre bu şirketlerdeki ofis kültürü ciddi anlamda ilham verici. Çalışanlar gayet mutlu şekilde işlerine odaklanıyor ve pozitif ofis kültürü kendilerinin de hayata bakış açısını pozitife çevirmiş durumda. Ancak Kuske bu tarz ofis ortamlarının az olduğunu belirterek "bu firmaları analiz edip dışarı çıktıktan sonra kötü bir ofis ortamına tanık olmak aslında pek de zor değil" dedi. Amerikada ofis mobilyaları alanında faaliyet gösteren Turnstone şirketinin de aynı zamanda Genel Müdürü olan Kevin Kuske, kendilerinin farklı sektörlerde çalışan ve iyi niyetleri olmalarına rağmen işlevsiz ofisleri yönetmek durumunda kalan yöneticilere daha pozitif iş ortamı sağlamak için yardımcı olduklarını belirtiyor. Kuske şu ana kadarki çalışmaları neticesinde kültürün şekillenebileceğini ancak değişmeyeceğini kaydediyor. Eğer kötü bir ofis ortamında çalışıyorsanız Kuske'ye göre fazla endişe etmenize gerek yok çünkü ofis kültürü müdürler tarafından kontrol edilmiyor. Onların etkisinin olmadığını söylemek imkansız ancak ofis kültürünün gerçek sahibi insanlar. İyi bir ofis kültürü oluşturmak ayrı bir konu ancak şu anda çalıştığınız ofisin kötü bir kültüre sahip olduğunu nasıl anlarız? İşte insanbilim uzmanı Kevin Kuske'ye göre kötü ofis kültürünün beş belirtisi: 1.İhtiyatlı davranan çalışanlar. Eğer iş arkadaşlarınız konuşurken ve çalışırken aşırı dikkatli davranıyorsa bu durum sizde şüphe uyandırmalı. Kendinize şu soruyu sormalısınız; "Toplantılarda ve ofis içindeki görüşmelerde dürüst olarak herşeyi açıkça söyleyebiliyormuyum, yoksa bir çok şeyi ifade etmekten çekiniyormuyum? " Kuske'ye göre çalışanlar ancak kendileri gibi davrandıkları zaman yenilikçi ve verimli olabiliyor. Boğucu ve sıkıcı iş ortamı gelişimi engelliyor. Çalışanlar arasındaki güvensizlik ve yapmacık tavırlar bu tarz bir ortamda kalıcı olabiliyor ve herkesi ister istemez negatif anlamda etkiliyor. Bu yüzden iş ortamında herkes gerçek kimliğiyle rahat bir şekilde çalışabilmeli. 2.Robotlaşmış çalışanlar. Eğer çalışanlar adeta bir kutunun içindeymiş gibi hareket ediyor ve karakterlerini sergileyemiyorlarsa bu da ayrı bir sorun teşkil ediyor. Bu durumda enerji ve tutkudan bahsetmek mümkün olmuyor. Aslında her çalışanın kendine göre bir fikri ve yaklaşımı vardır. Bu fikir ve yaklaşımını sergilemek için ofis kültürü müsait olmayınca onlardan maksimum derecede faydalanmak Kuske'ye göre imkansız. Ayrıca bu tarz zararlı tavırların şirket içinde yayılması da oldukça kolay. Şimdi kendinizi sorgulama vakti. Eğer siz de bu tarz bir davranış sergiliyorsanız birşeylerin yolunda gitmediği ortada. Kreatif olmanın birinci kuralı güven ortamının sağlanması. Çalışanlar birbirlerine güvenerek fikirlerini özgürce paylaşabilmeli, aksi takdirde o fikirlerin hiçbiri günyüzüne çıkamaz. 3.Kapıdan içeri girince marka ve içindeki çalışanlarla ilgili bir fikre sahip olamamak. Eğer dört farklı ofis gezdiyseniz ve bunlar arasında bir fark görmüyorsanız bu aslında hepsinin sıkıntılı ofisler olduğunun bir göstergesi. Kevin Kuske'ye göre bu bireyler için de geçerli. Eğer iş arkadaşınız şirketinizin esasen ne anlam taşıdığını hangi amaca hizmet ettiğini söyleyemiyorsa sorun büyük demektir. Böyle bir sorun olup olmadığını anlamak çok zor değil. Şimdi kendinizi sorgulayın. Şirket ve ofisinizin anlamı nedir? Siz ve iş arkadaşlarınız bu soruyu yanıtlayamıyorsa orada pozitif bir iş ortamından bahsetmek imkansız. Tutkulu ve enerjik çalışanların bulunduğu dinamik bir şirkete kapıdan girdğiniz anda farkı hissedersiniz. 4.Eğlence adına hiçbirşeyin olmaması. Kuske'ye göre anlamlı eğlence insanların gerçek anlamda birbirleriyle birleşmesidir. Çalışanlar birbirleriyle konuşabilmeli ve birşeyler paylaşabilmeli. Kreatif olabilmek için bu bir gereksinim. Kevin Kuske eğlence derken kukla oyunu ya da pingpong masasından bahsetmiyor. Eğer işyerinizde güzel bir an geçirdiğinizi, güldüğünüzü ya da eğlendiğinizi hatırlamıyorsanız bu çok daha büyük bir sorun. Ancak bu tarz bir sorunu aşmak fazla da zor değil. Üretken bir eğlence ortamı oluşturmak aslında bulaşıcı bir olgu. Bir çalışanın küçük bir espri ile başlatacağı bu süreç ortamı pozitif anlamda etkilemek için kilit rol oynayacaktır. Amerikadaki bir firma bu sorunu aşmak için merkezi bir mutfak konsepti ortaya çıkardı. Haftada iki kez çalışanlar bu mutfakta bir araya gelerek oyun oynuyor ve kendi aralarında şarkı yarışması yapıyor. Kuse'ye göre bu sadece basit bir örnek. Çalışanlar kreatif olunca eğlenebileceği daha farklı konseptler ortaya çıkarabilir. 5.Hareket olmaması ve çok az etkileşim. Eğer çalışanlar sabah kapıdan içeri girdikten sonra direkt masalarına geçiyor ve akşama kadar orada oturarak gün bitişinde dışarı çıkıyorsa bu da problem teşkil ediyor. Bu durum iş atmosferini etkiliyor ister istemez. Çalışanların birbirleriyle konuşması ve fikir alışverişinde bulunması gerekiyor. Ancak bu şekilde farklı yenilikler ve yaklaşımlar ortaya çıkabilir. Bu tarz bir yaklaşımla kısa bir sürede çalışanlar arası samimiyetin geliştiğini ve yeni fikirlerin ortaya atıldığını gözlemleyebilirsiniz. İnsanbilim uzmanı Kevin Kuske'ye göre bahsettiğimiz belirtileri ofis ziyaretinizin ilk 15 dakikasında fark etmeniz mümkün. Fatih Yeşil - Haberler.com
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA