Tkbb 11. Olağan Genel Kurulu

Ekonomi Haberleri

"Katılım Bankaları olarak birinci beklentimiz Hazinemizin Türk Lirası cinsinden kira sertifikası ihracıdır."

Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Ufuk Uyan'a devreden Fahrettin Yahşi,

"Katılım Bankaları olarak birinci beklentimiz Hazinemizin Türk Lirası cinsinden kira sertifikası ihracıdır. Hem likidite yönetimi açısından hem de sermaye yeterliliği rasyosunun daha üst seviyede gerçekleşmesi açısından önem arz etmektedir" dedi.

Yahşi, TKBB'nin 11. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Avrupa'nın öncelikle siyasi bir irade ortaya koyarak borç krizi ve mali birlik konularına piyasaları ve kamuoyunu ikna edecek bir çözüm geliştirmesi gerektiğini belirtti. Yahşi, "Bu sayede artacak olan güven ortamı sayesinde borç çevriminin sürdürülebilir olmasını sağlamak durumundadır. Avrupa borç krizinin çözüme kavuşturulamaması halinde bu durumun sadece bölgesine değil, bütün dünya ülkelerine önemli ölçüde ekonomik ve sosyal fatura yüklemesi kaçınılmaz olacaktır" dedi.

Türkiye'nin kendi kriz ortamından çıkış öyküsünün, bugün krizde olan ülkeler için örnek gösterildiğini belirten Yahşi, "Bugünkü noktada ülkemiz ekonomisi, sağlıklı yapısı ile dikkati çekmektedir. Bununla birlikte, ihracatımızın yüzde 45'ini oluşturan bu ülkelerdeki resesyonun, ülkemiz ekonomisini etkilemesi kaçınılmazdır. Bu nedenle gerekli ihtiyatlılığı göstermek zorundayız" diye konuştu.

Türk bankacılık sisteminin 2001 krizinin ardından yaşadığı yasal ve yapısal değişikliklerin, krizde olan ülkeler açısından üzerinde çalışılması gereken örnek vaka olarak değerlendirildiğini ifade eden Yahşi, şunları söyledi:

"Türev piyasalara bulaşmamış, nispeten sade yapısı ve kamu finansmanından ekonomiyi finansmana yönelen gelişimi ile bugün birçok ülke otoritesinin görmek istediği özellikleri bünyesinde barındırmaktadır. Öte yandan nispeten sade yapısına rağmen proaktif, güçlü ve bankalarla iletişim halindeki mevzuat dinamikleri de, gelişmiş finansal merkezlerdeki otoritelerin dikkatini çekmektedir. Halihazırda imrenilen bir noktada bulunan Türk bankacılık sektörü, 2011 yılında da sağlam duruşunu sürdürmeyi başarabilmiştir. Biz önümüzdeki dönemde çıkabilecek çalkantılara bankalarımızın hazır olduğuna inanıyoruz. Gelişmelere duyarlı, dikkatli, yapıcı ve ilkelerinden ödün vermeyen bankacılık otoritemizin de önümüzdeki süreçte sektöre güçlü bir destek sağlayacağından da eminiz. Dinamik, hırslı ve yenilikçi bir özel sektörümüz var."

2012 yılında büyüme hızının beklentilerin üzerinde gerçekleşerek yüzde 5'e yakın çıkacağına inandıklarını dile getiren Yahşi, "Şüphesiz ki, sorunlarımız var. Özellikle dış ticaret açığı ve istihdam alanlarında ciddi bir yapısal iyileştirme ihtiyacı bulunuyor. Ayrıca vergi gelirlerinin terkibinde de sağlanacak iyileştirmelerin vergi adaletini artıracağını düşünüyoruz. Kanaatimizce vergilerin 3'te 2'si değil, 3'te 1'i dolaylı olmalıdır. Vergi dışı kalan büyük bir kesim ve matrah var. Bu alanlarda ilerleme kaydedilmesi halinde ülkemizin kısa sürede dünyaya yön veren ekonomiler arasına gireceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

-"Katılım Bankaları 803 milyon lira kar elde etti"-

Geçen yılın, Türkiye'deki gelişmeler paralelinde Katılım Bankaları için de oldukça verimli bir yıl olarak geçtiğini belirten Yahşi, şu bilgileri verdi:

"Katılım Bankaları aktiflerinde bir önceki yıla göre yüzde 29 artış sağlayarak 56,1 milyar TL'ye ulaştı. Toplanan fonlarda da yüzde 18'lik bir büyüme sergileyen Katılım Bankaları 39,9 milyar TL'lik fon hacmine ulaştılar. Katılım bankaları bu fon büyüklüğü ile bankacılık sektöründen yüzde 5,6'lık bir pay almaktadır. Reel sektöre desteğini kriz dönemlerinde bile kesmeyen katılım bankaları, artan fonları paralelinde kullandırdıkları fonlarda yüzde 28'lik bir artış sağladı ve bu alanda 41,1 milyar TL'lik ciddi bir rakama ulaştı. Katılım Bankaları bu büyüklükle bankacılık sektöründen yüzde 5,8'lik bir pay almaktadır. Tüm bu iyi gerçekleşmeler paralelinde öz kaynaklarında da yüzde 13'lük bir büyüme gerçekleştiren katılım bankaları 6,2 milyar TL'lık bir öz kaynak büyüklüğüne ulaştılar. Piyasalarda yaşanan rekabet, düşen kar marjları gibi etkilere rağmen karlılıkta bir önceki yıla göre yüzde 5,8'lik bir büyüme sergileyen katılım bankaları toplamda 803 milyon TL kar elde etti. Toplam sektör karı 2011 yılında yüzde 10 azalırken, katılım bankacılığı yüzde 6'ya yakın bir kar artışı sağlamıştır."

Katılım bankalarının 2011 yılında 685 şube sayısına ve 13 bin 857 çalışan sayısına ulaştığını kaydeden Yahşi, Körfez Bölgesi sermayesinin ülkemize çekilmesi konusunda yıllardır süregelen çeşitli çalışmalar olmasına rağmen, faizsiz yatırım enstrümanı üretmek konusunda bugüne kadar çok net sonuçlar elde edilemediğini vurguladı. Kira sertifikasına alternatif ürün denemelerinin bölgede ilgi bulmadığını ifade eden Yahşi, "Öte yandan bugüne dek sadece bir üyemiz 450 milyon dolarlık kira sertifikası ihraç etmiş, üç üyemiz ise ihraç için şartların oluşmasını beklemektedir. Kira Sertifikası çıkarmanın önünde en büyük engel olan vergi sorunlarını büyük ölçüde aşmış durumdayız. Bundan sonra hem katılım bankaları, hem de özel sektör firmalarımız faizsiz borçlanma enstrümanı olan kira sertifikası çıkarabileceklerdir" dedi.

-Kira sertifikası ihracı-

Körfez ülkelerinin ilgisini ve yatırımlarını Türkiye'ye çekebilmek için kamunun da benzer ihraçları başlatması gerektiğine dikkati çeken Yahşi, şunları kaydetti:

"Katılım bankalarının ürün gamının gelişmesi açısından son yıllarda önemli adımlar atılmış durumda. Kamunun kira sertifikası üzerinden menkul kıymet ihracı katılım bankaları açısından önem arz etmektedir. Özellikle Türk Lirası bazında ihraç edilecek menkul kıymetlere katılım bankalarının çok ihtiyacı vardır. Bazı konuşmalarda öncelikle döviz üzerinden bu ihracın gerçekleştirileceği sonra performansa göre Türk Lirası üzerinden ihracın geleceği şeklinde duyumlar almaktayız. Katılım Bankaları olarak birinci beklentimiz Hazinemizin Türk Lirası cinsinden kira sertifikası ihracıdır. Bu, hem likidite yönetimi açısından hem de sermaye yeterliliği rasyosunun daha üst seviyede gerçekleşmesi açısından önem arz etmektedir."

2010 yılında bir ilk olarak başlattıkları faizsiz bireysel emeklilik sistemine de değinen Yahşi, İMKB'nin seçkin senetlerinden oluşan Katılım Endeksi'nin geçen yılın başında, bu endekse dayalı olarak çıkarılan borsa yatırım fonunun ise 16 Mayıs'ta işlem görmeye başladığını anımsattı.

Katılım bankacılığı olarak henüz yolun başında olduklarını dile getiren Yahşi, şunları söyledi:

"Ülkemiz katılım bankacılığının gelişimi açısından ciddi bir potansiyel barındırıyor. Bu potansiyelin gerçekleşmesi katılım bankalarını büyütmekle kalmayacak, aynı zamanda kayıt dışı gelir ve tasarrufların da ülkemiz ekonomisine kazandırılması anlamına gelecek. Ürün gamının darlığı, müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını tam anlamıyla kuşatıcı değildir. İnovasyon, katılım bankacılığının temel şiarlarından biri olmak durumundadır, ancak şunu da unutmamak gerekiyor; Katılım bankaları, ticari bankalardan farklı olarak, faizsizlik prensiplerine uyum ile mükelleftir ve bu uyumun kamuoyu tarafından doğru bir şekilde algılanmaması durumunda ciddi itibar riskleri ile karşı karşıya kalınabilir. Tüm dünyanın faizsiz bankacılığı ilgi ile izlediği ve gelişmiş ülkelerde dahi bu tür bankacılığa özel düzenlemelerin yapıldığı bir dönemde, ülkemiz otoritelerinin de katılım bankacılığının kendine has şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne bulundurarak mevzuat ve ürün geliştirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Son dönemlerde bu yönde atılan adımların, katılım bankacılığının likidite yönetimine önemli ölçüde destek çıktığını görüyor ve seviniyoruz."

Yahşi, benzer yaklaşımların sermaye yeterliliğinden muhasebeye, vergiden kurumsal yönetişime kadar her alanda ortaya konması durumunda, hem yabancı sermayenin Türkiye'ye girişinin teşvik edileceğini hem de katılım bankacılığının ekonomiye katkısı çok daha belirgin olacağını aktararak, "Faizsiz sisteme yönelik yeni ürünlerimizle önümüzdeki yılların katılım bankaları için çok daha güzel gelişmelere tanık olacağına inanıyorum" diye konuştu.

-Hazinenin kira sertifikası ihraç edecek olması-

Türkiye Kalkınma Bankaları Birliği Genel Sekreteri Osman Akyüz de geçen yılın tüm bankacılık sektörü için verimli geçtiğini ve bu kapsamda Katılım Bankaları'nın da yüzde 29'luk büyüme ile önemli bir başarı elde ettiğini belirterek, geçen yıl ocak ayında İMKB'de Katılım Endeksi oluşturulduğunu ve 16 Mayıs'ta ilk kez katılım endeksine dayalı Borsa Yatırım Fonu İMKB'de işlem görmeye başladığını kaydetti.

Akyüz, bütün katılım bankalarının bireysel emeklilik hizmeti sunmaya başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Faizsiz sigortacılık yapan yabancı sermayeli bir şirket Türkiye'de faaliyet gösteriyor. Yine yakın bir tarihte, Malezya İslami Bankalar Birliği ile Mutabakat Anlaşması (MOU) imzalanarak Malezya'da faaliyet gösteren İslami bankalar ile Türkiye'deki katılım bankaları arasında faizsiz bankacılığın geliştirilmesi konusunda her türlü işbirliğinin sağlanması kararlaştırıldı. 2010 yılında Sermaye Piyasası Kurulumuzun yaptığı düzenleme ile Bankalarımız ve özel sektörümüz için Kira Sertifikası ihraç imkanı oluşturulmuştur. Bu defa Hazinemizin Kira Sertifikası ihraç edecek olması Katılım Bankacılığı için likidite sorunlarının çözümü ve sektörün büyütülmesi için son derece yararlı olacaktır."

- İSTANBUL