Telegram'ın kurucusu Durov, Fransa'nın özgür ifade platformlarını susturmaya çalıştığını öne sürdü

Güncel Haberler

Telegram'ın kurucusu Pavel Durov, Fransa hükümetinin ifade özgürlüğü platformlarına yönelik baskılarını eleştirerek, siyasi değişimlerin kendi yanlışlarını ortaya çıkaracağını belirtti. Fransa'nın Elon Musk ve X'e yönelik tutumunu 'ahlak dışı saldırı' olarak nitelendirdi.

Telegram'ın kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Pavel Durov, Fransa hükümetinin, 2027'de yaşanabilecek olası siyasi değişimin kendi "yanlışlarını" ortaya çıkaracağını bildiğini, bu nedenle özgür ifade platformlarını susturmaya çalıştığını iddia etti.
Durov, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, X sosyal medya platformu ile sahibi Elon Musk'a yönelik Fransa'daki soruşturmaya ilişkin değerlendirmede bulundu.
Fransız hükümetinin paniklediğini ileri süren Durov, "2027'de yaşanacak büyük bir siyasi değişimin, yanlışlarını ortaya çıkaracağının farkındalar. Bu yüzden meşrulaştırabileceklerini düşündükleri her türlü gerekçeyle ifade özgürlüğü platformlarını susturmaya çalışıyorlar." görüşünü paylaştı.
Durov, Fransız hükümetinin X ve Musk'a yönelttiği suçlamaların, bizzat Fransız hükümetinin yaptıklarıyla ilgili olduğunu, bunların arasında kişisel verilerin yasa dışı toplanmasının, uygun güvenlik önlemleri olmadan işlenmesinin, otomatik sistemlerden veri çıkarılmasının ve elektronik haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesinin bulunduğunu öne sürdü.
Fransa'nın Musk ve X'e yönelik tutumunu "ahlak dışı saldırı" olarak nitelendiren Durov, "Özgür dünya, Fransız devletinin bu ahlak dışı saldırısına karşı Elon ve X'in yanında durmalı." ifadesini kullandı.
Durov, Telegram'ın da X'in "özgürlükler için verdiği mücadeleyi" desteklediğini belirtti.
Fransa'da Paris Savcılığının siber suçlar birimi, Tesla, SpaceX ve X gibi şirketlerin sahibi Musk ile şirketi X hakkındaki ön soruşturmayı adli soruşturmaya çevirmişti.
Soruşturma, X'in yapay zeka programı Grok ile bağlantılı, çocuk istismarı içeren görüntülerin ve deepfake içeriklerin yayılması, dezenformasyon ve insanlığa karşı suçların inkarına ortaklık etme gibi iddialara yönelik yürütülüyor.