Tek Tük de Olsa Dostumuz Var

Dünya Haberleri

Danimarka ve Avrupa Ülkelerinde, AP Seçimleri Öncesi Adaylardan, Türkiye'nin AB'ye Tam Üyeliğine Karşı Olduklarını Gösteren Sesler Yükseldi.

Danimarka ve Avrupa ülkelerinde, AP seçimleri öncesi adaylardan, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı olduklarını gösteren sesler yükseldi.

Ancak Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Möller, Sarkojy ve Merkel’in hatta kendi ülkesinin Başbakanı Lars Lökke Rasmussen’in aksine « kesin artık bu tartışmaları. Türkiye’nin tam üyeliği konusunda AP’nin bu döneminde bir karar alınacak değil. Türkiye hakkında karar alınıncaya kadar daha bir kaç seçim olur. Türkiye de bu arada kriterleri yerine getirirse tam üye olur » dedi. İşte dostça bir ses

Avrupa Parlamentosu seçimleri merakla beklendi ve Türkiye için soru işareti yaratır şekilde sonuçlandı.  Avrupa geneline baktığımız zaman, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı olan, tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık teklif eden adayların kazandıklarını görüyoruz. Üstelik de tercihli oylarda rekor kırarak. Bunlardan biri de Danimarka’da hükümeti dışarıdan destekleyen aşırı sağ Danimarka Halk Partisi’nin adayı Morten Messerschmidt. Türkiye karşıtı olan Morten Messerschmidt, 267 bin 38 tercihli oy alarak rekor kırdı. Mart ayında, Türkiye hakkında, Dışişleri Bakanı Per Stig Möller’e verdiği soru önergesinin meclisteki tartışmaları sırasında,  Türkiye’nin artık AB’ den uzaklaşmaya başladığını, radikal dinci  ülke olma yolunda ilerlediğini öne süren Morten Messerschmidt’in Türkiye’nin başını çok ağrıtacağını sanıyorum.

Morten Messerschmidt, partisinin AB sözcüsü olarak, Türkiye karşıtı tutumunu 7 haziran tarihine kadar sürdürdü. Şimdi AP’de sürdürmeye devam edecek. Gerek, seçimler öncesi, gerekse seçim kampanyaları sırasında Türkiye’nin AB’ye tam üye kabul edilmemesi, sadece imtiyazlı ortaklık verilmesi gerektiğini  tekrarladı durdu. Ve o nedenle ki tercihli oylarda rekor kırdı.  Aslında Danimarka’dan AP’ye seçilenler arasında, doğrudan Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini destekleyen yok. Örneğin hükümet ortağı Muhafazakar Parti’den AP’ye girmeyi başaran ve seçimde 176 bin 786 tercihli oy alan eski Başbakan Yardımcısı ve Parti Genel Başkanı Bendt Bendtsen de kampanya boyunca Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı olduğunu söyledi.

Kampanya süresinde gazeteler, Türkiye AB’ye tam üye olsun mu? Olmasın mı? anketleri düzenlediler. 2005 yılında Danimarka halkının yüzde 50’si Türkiye’nin tam üyeliğini desteklerken şimdi bu oran sadece yüzde 33’e düştü.

Bütün bu tartışmalar Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen Dışişleri Bakanı Per Stig Möller’i çok yordu. Per Stig Möller sonunda „yeter artık, kesin sesinizi. Başka şeyler tartışalım. Türkiye’nin tam üyeliği konusunda bu parlemonto döneminde bir karar alınacak değil. Türkiye tam üye kabul edilinceye kadar daha bir kaç AP seçimi yapılır. Bu seçimde AP’ye girenler bu konuda karar alabileceklerini sanmasınlar“ dedi.

Aalborg Üniversitesi Profesörlerinden toplum araştırmacısı  Johannes Andersen, Türkiye tartışmalarının adaylara oy kazandırdığına dikkat çekerek “Danimarka’da yabancılar ve Müslümanlarla ilgili tartışmalar, Türkiye konusunu önemli hale getirdi. Adaylar, yabancılar ve Müslümanları seçim kampanyalarında alet etmek yerine Türkiye’nin AB üyeliğini alet etmeyi tercih ettiler. Bu da onlara oy kazandırdı” dedi.

Aralık ayında, Helsinki’de Türkiye’ye aday ülke statüsü verilmesinin onuncu yılı kutlanacak. Aradan 10 yıl geçti. 10 Yılın yaklaşık 7 yılında AKP hükümeti hızını kesmiş görünüyor. Tüm Avrupa ülkelerinin kanaati böyle. Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesi konusunda Türkiye’de atılan adımlarda bir duraklama, hatta gerileme devrinin yaşandığı düşünülüyor. Umarım böyle olmaz, Fransa’ya, Almanya’ya rağmen Türkiye reformları bir an önce gerçekleştirip uygulamaya koyar. Sadece AB ülkelerinin politikacılarını ikna etmemiz yeterli değil. Halklarına da Türkiye’nin bir Avrupa ülkesi olduğunu ve AB’ye tam üyelik konusunda yerine getirmesi gereken kriterleri yerine getirebileceğini göstermemiz gerekir. O zaman, bakın, görün ki, AB ülkeleri halkları Türkiye’nin tam üyeliğine evet diyecek ve siyasetçiler halklarının isteklerine boyun eğmek zorunda kalacaklardır. Türkiye’ye ve AKP hükümetine  yeni Avrupa parlamentosu döneminde kolaylıklar diliyorum.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Dünya

, Haberler