TBMM Genel Kurulu
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 'Milli Eğitim Bakanlığı'nın Eğitime Mayın Döşediğine Yönelik Eleştiriler Üzerine, "Bizim Döşediğimiz Mayın; 100 Bin Derslik Midir, 250 Bin Kız Çocuğunu Okula Getirmek Midir, 7 Vakıf, 32 Devlet Üniversitesi Açmak Mıdır?' Diye Sordu.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 'Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitime mayın döşediğine yönelik eleştiriler üzerine, "Bizim döşediğimiz mayın; 100 bin derslik midir, 250 bin kız çocuğunu okula getirmek midir, 7 vakıf, 32 devlet üniversitesi açmak mıdır?'' diye sordu.TBMM Genel Kurulunda, 17 ilde üniversite kurulmasını öngören kanun tasarısı görüşülüyor. Görüşmelerde zaman zaman tansiyon da yükseliyor. CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, terör örgütü PKK'nın döşediği mayının patlaması sonucu şehit olan teğmene Allah'tan rahmet dileyerek, "Türkiye'nin bir tarafında teröristler devletin üniter yapısına mayın döşüyor, bir yandan da Milli Eğitim Bakanlığı eğitime mayın döşüyor. Bu kabul edilemez. Okullarımızda yeni ve tehlikeli süreç yaşanıyor. Laik eğitim sürecinidinamitleyecek etkinliklerle karşı karşıyayız" diye konuştu.AK Parti hükümetinin 'kriz çıkararak Meclisi, cumhurbaşkanını seçemeyecek hale getirdiğini' ileri süren Altay, şu ifadelere yer verdi:"1.5 yıl önce kurduğunuz 15 üniversiteye rektör atamayı beceremeyen bir hükümet var burada. Bu iş ortada dururken 17 üniversite daha kuruyorsunuz. Kadro yok, tabela asmak neye yarar. Öyle üniversiteye yüksek lise bile diyemezsiniz. Akademik kadroyu yetiştirmenin yolu yöntemi bellidir. Adamın eline tüfek vermemişsiniz, bıldırcın vurmasını istiyorsunuz. Akademik kadro için kaynak lazım".Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, CHP'li Altay'ın konuşmasına cevap vermek için söz aldı. Çelik, 17 üniversite kurulmasının AK Parti ile CHP'nin ortak kararı olmadığını belirterek, "17 üniversite tamamen hükümetin iradesiyle olmuştur" dedi.Geçen yıl kurulan 15 üniversite için 2007 bütçesinden 225 trilyon 127 milyar lira ödenek ayırdıklarını kaydeden Çelik, AK Parti Hükümeti döneminde akademik kadronun artırılmasına önem verdiklerini bildirdi. 2003 ile 2007 yılları arasında profesör sayısının 2 bin 586, doçent sayısının 749, yardımcı doçent sayısının ise 3 bin 223 arttığını kaydeden Çelik, öğretim görevlisi sayısının 2 bin 257, okutman sayısının 781, uzman sayısının 5 bin 49, araştırma görevlisi sayısının ise 3 bin 71 arttığını belirtti."BİZİM KİMSEYLE KAN, KİN DAVAMIZ YOKTUR"Akademik personelin yetiştirilmesi amacıyla her yıl bin öğrencinin 19 kalkınmış ülkeye master ve doktora için gönderildiğini bildiren Çelik, "Bunun engellenmesi için birileri elinden geleni yaptı" ifadelerini kullandı.Bakan Hüseyin Çelik, yeni üniversite kurulması için 2005 yılında YÖK'ten görüş istendiğini belirterek, şöyle devam etti:"Bu 17 üniversitenin 10'unun kurulması için 14 Kasım 2005'te YÖK'e yazılan yazının cevabı gelmedi. Daha sonra ilave 7 üniversite için görüş istendi. Yazılarımızda 30 gün içinde cevap verilmesini istemişiz. Gelen cevapta, 'İlgili komisyonlarda inceleme devam etmektedir. Sonuçlandığında bilgi verilecektir' deniliyor. 1 milyon 600 bin genç, üniversite kapılarında yüksek öğrenim için sıra bekliyor. Hepimiz, kontenjanı artırmamız lazım demiyor muyuz? YÖK'ün asli görevlerinden biri üniversiteleri yurt genelineorantılı yaymaktır. Halkın talebi varsa, hükümet de bunu yapmak istiyorsa ve Anayasal bir kurum direnirse buna ne denir? Bizim kimseyle kan, kin davamız yoktur. Biz demokratik Cumhuriyet'ten yanayız, siz bürokratik Cumhuriyet'ten yanasınız".Bakan Çelik, YÖK'ten gelen cevapları CHP'lilere verebileceğini belirterek, "Sizi oturduğunuz yerde mahcup ederim" dedi.CHP Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın tepki göstermesi üzerine Çelik, "Sayın Eraslan, sizin hukuk diplomanız iptal edilmeli. Nasıl hukukçusunuz? 'Belgeler burada' diyorum" diye konuştu.Çelik, terör örgütünün faaliyetlerinin herkes tarafından lanetlendiğine dikkati çekerek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın faaliyetleri ile terör örgütünün faaliyetleri arasında benzerlik kurmanın bir milletvekiline yakışmayacağını ifade ederek, "Bizim döşediğimiz mayın; 100 bin derslik midir, okullara gönderdiğimiz 550 bin bilgisayar mıdır, 250 bin kız çocuğunu okula getirmek midir, bilim, sanat merkezlerini yaymak mıdır, 7 vakıf, 32 devlet üniversitesi açmak mıdır? Milli Eğitim Bakanlığı'nın faaliyetlerininbaşka faaliyetlerle kıyaslanmasındaki üslubu yadırgıyorum. Bir öğretmen, bir öğrenci yanlış yaparsa, bunun gerekleri yapılır. 'Laik eğitim elden gidiyor' demek yakışıksızdır. Bizi kurumlarla kavgalı göstermeye çalışılması, anlayış farkından kaynaklanmaktadır. Milletle kavga edenler, gelip burada hesap vermelidir" ifadelerini kullandı.Çelik'in 'diplomasının alınması' gerektiği yönündeki sözlerine tepki gösteren CHP'li Eraslan, "Bizim diplomamız parayla satın alınmış diploma değildir" dedi."Özel yaşantımızda da meslek yaşantımızda da hayatımızın her alanında hodri meydan" diyen Eraslan, Çelik'i istifa etmeye çağırarak, "Bu, Milli Eğitime yapacağınız en büyük hizmettir. Milli Eğitim, sizin öneminizde 50 yıl geriye gitti. Bana hukuk fakültesi diplomasını Jet Fadıl vermedi. Parlamentoya da Jet Fadıl kontenjanından gelmedim" diye konuştu.Ardından yerinden söz alan Milli Eğitim Bakanı Çelik, Van halkını onurla ve şerefle 2 dönemdir temsil ettiğini söyledi. "Buraya nasıl geldiğimi, neler yaptığımı bütün kamuoyu biliyor" diyen Çelik, Eraslan'ı "çirkin iftirasıyla ilgili olarak mahkemeye vereceğini" bildirdi. Çelik, "Bazı medya kuruluşlarında da yapılan yakıştırmayla ilgili olarak defalarca tekzip gönderdiğini" belirtti.Eraslan, konuşmasında Çelik'in adını kullanmadığını, bakanın kendisinin üstüne alındığını söyledi. Eraslan, mahkemede hesaplaşmak için beklediğini ifade etti.(AU-MEF-MEF-ÖK-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA