TBMM'de 2008 Yılı Bütçe Görüşmeleri
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 2008 Yılında Yeni Bir Verginin Sözkonusu Olmadığını Açıkladı. Mali Disipline Büyük Önem Verdiklerini Vurgulayan Unakıtan, "Bu Ülke Denk Bütçeleri, Fazla Veen Bütçeleri de Görecek" Dedi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 2008 yılında yeni bir verginin sözkonusu olmadığını açıkladı. Mali disipline büyük önem verdiklerini vurgulayan Unakıtan, "Bu ülke denk bütçeleri, fazla veen bütçeleri de görecek" dedi.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Maliye Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarının bütçeleri üzerindeki müzakerelerini tamamladı. Görüşmelerin sonunda milletvekillerinin sorularını cevaplayan Maliye Bakanı Unakıtan, Maliye Bakanlığı Bütçe Genel Müdürü'nün, bütçe sunumu sırada neden ön sırada oturmadığı yönünde bir eleştiri geldiğini hatırlatarak, Maliye Bakanlığı'nın birlik, beraberlik ve disiplin içinde olduğunu ifade etti. Başarılı olarak bugüne kadar gelmelerinde bürokratların tümünün çorbada tuzuolduğunu belirten Unakıtan, "Bürokrat arkadaşlarıma zaman zaman söylenmeyecek sözler söylendi. Onları ben müdafaa ettim. Bakın siz de mali disiplinden en çok bahseden Faik Öztrak'ın en arka sıraya oturtmuşsunuz, biz bir şey diyor muyuz? Oturmalara da karışmayın artık" diye konuştu.Maliye Bakanlığı bütçesinin büyük kısmının başka kurumlara transferler için konduğuna işaret eden Unakıtan, Bakanlık için ayrılan payın sadece yüzde 3 olduğunu söyledi. Bütçeyi hazırlarken dikkat ettikleri en önemli unsurun mali disiplin olduğunu vurgulayan Unakıtan, ekonominin düzgün, güvenli ve istikrarlı gitmesi için bunu yaptıklarını dile getirdi. Unakıtan şöyle konuştu: "Bütçe açıkları çok yüksekse o ülkede enflasyonu düşürmek mümkün olmaz. O ülkede risk primi ve faizler çok yüksektir, faizleridüşüremezsiniz. Borç yapınız çok kötü demektir. Bütün bu makro ekonomik göstergelerin düzelmesi bütçe açığının ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Bütçe açığını düşürmek için her tedbire başvurduk. 2006 yılında yüzde 1'in altına düşürdük. 2006 Haziran ayındaki dışsal şoklardan dolayı 2007'de biraz daha yüksek çıktı. AB Maastricht Kriterleri'ne göre bütçe açığının yüzde 3'ün altında olma zorunluluğu var. Biz şimdi bunu yüzde 3'lerde tutuyoruz. Gönül isterdi ki daha da düşsün, denk bütçe yapalım. O günleri bengöreceğime inanıyorum. Denk bütçeleri, fazla veren bütçeleri bu ülke görecek. Bunun için yapısal reformlara devam etmemiz lazım."Unakıtan, ilk defa mahalli idareler bütçelerini de yayınlamaya başladıklarını anlatarak, onları da hesapladıklarını söyledi. Mahalli idareler bütçelerine de aynı disiplinin getirilmesi için gerekli değişiklikleri yaptıklarını belirten Unakıtan, "Ekonomimizi AB kriterlerine uygun bir hale getirdiğimiz zaman Türk ekonomisi güçlü bir ekonomi demektir" dedi. Türkiye'nin Mortgage krizlerinden uzak kaldığını ve bunların tesirine girmediğini ifade eden Unakıtan, Türkiye'de bir dalgalanma olmadığı gibi yabancısermayenin girişinin aynen devam ettiğini dile getirdi. Unakıtan şunları kaydetti: "Bize bizden başka yardım edecek kimse yok. Bırakın IMF'Yİ, Dünya Bankası'nı, AB'yi. Hepsi iyi, onlarla birlikte hareket etmemiz lazım ama her şeyden önce kendi ayağımızın üzerinde durmamız lazım."Mali disiplinin, parana göre, gelirine göre hareket etmek anlamına geldiğini vurgulayan Unakıtan, "Gelirlerin küçücük, büyük büyük masraflar yapamazsın. Olmaz böyle şey. Olur ama duvara toslatırsın. Çile çektirirsin millete" şeklinde konuştu. Türkiye'nin artık bütçe açıkları diye bir derdi olmadığını dile getiren Unakıtan, Avrupa ülkelerinden çok daha iyi bir bütçeye sahip oldukları iddiasında olduğunu söyledi. Unakıtan, 2008 yılında yeni vergi getirmeyeceklerini belirterek, "Milletimize buradan ilanediyorum. Hepsi bu. Maktu vergilerdeki artış zaten yapılıyor. Herhangi bir yeni vergi söz konusu değil" dedi.Bir ülkede ekonomiyi büyütmenin esas olduğuna işaret eden Unakıtan, bundan herkesin istifade edeceğini, buna göre de devletin daha büyük vergi geliri elde edeceğini belirtti. Unakıtan, uyguladıkları mali politikaların da ekonomik büyümeyi teşvik edici olduğunu ifade etti. Üretimin önündeki engelleri kaldırmaya devam edeceklerini kaydeden Unakıtan, bunun kurumlar vergisinin düşürüleceği anlamına gelmediğini bildirdi."DEVLET EKONOMİK FAALİYETLERDEN KURTARILACAK"Özelleştirmelerin sırf gelir kaynaklı düşünülmemesi gerektiğini kaydeden Unakıtan, özelleştirmelerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlandığını vurgulayarak, "O mutfakta pişiriliyor, biz de servis yapıyoruz" diye konuştu. Bütün ülkelerin özelleştirme sürecini tamamladığını, Çin'in harıl harıl özelleştirme yaptığını dile getiren Unakıtan, özelleştirmede amacın devletin ekonomik faaliyetlerden kurtarmak olduğunu ifade etti. Özelleştirilen kurumları bazen neler olduğunu görmek için ziyaretettiğini anlatan Unakıtan, ziyaret ettiği özelleştirilen bir seramik fabrikasındaki değişime şahit olduğunu kaydetti. Unakıtan, "Devlet ekonomik faaliyette bulunamaz. Tutmuyor. Diyelim ki Ziraat Bankası. Topladığı çok yüksek mevduat var. Devlet kurumları parasını oraya yatırıyor. Kaynakları iyi. Bunları kredi olarak vermesi gerekiyor. Vermeye başladığı an 10 tane müfettiş gidiyor, 'niye verdin, kime verdin'. Vermektense vermemek daha iyi diyorlar. Mevduat-kredi ilişkilerinde rasyolar çok düşük. Gidin özelsektöre, kredi vermek için peşinde dolaşıyor" ifadelerini kullandı.Tüpraş ve Pektim özelleştirmelerini de savunan Unakıtan, bundan sonra kimya sektöründeki gelişmenin izlenmesini istedi. Unakıtan, "Türkiye büyüyor, elbisesinin de ona göre değişmesi lazım" dedi.Sosyal tesislerin satışına ilişkin eleştirilere de cevap veren Unakıtan, Maliye Bakanlığı'na ait Köroğlu'ndaki sosyal tesisi sattığını, iyi de yaptığını ifade etti. Unakıtan, 11'i Maliye Bakanlığı'na ait olmaz üzere 32 sosyal tesisin 36 milyon 237 bin 691 YTL bedelle satıldığını açıkladı."TASARRUF GENELGESİNİ ŞAK DİYE ÇIKARIYORUZ, KEYFİ HARCAMALAR TAK DİYE KESİLİYOR"Tasarruf önlemlerini sürdürmek zorunda olduklarını belirten Unakıtan, bazı kurumların 'elimizde ödenek kaldı' diyerek kamyonla defter, kalem aldıklarını anlattı. Unakıtan, "Tasarruf genelgesini şak diye çıkardığımız zaman tak diye kesildi bu iş. Devletin işleri kalmıyor ama böyle keyfi harcamaları da durdurmak gerekiyor" diye konuştu.E-devlete geçişin büyük imkanlar getirdiğini anlatan Unakıtan, incelemelerden 1.5 milyon YTL geldiğini ifade etti. İncelemelerin eskisi gibi olmadığına işaret eden Unakıtan, "Adımın her şeyini tak diye ortaya çkardığınızda 'eller yukarı, nereye imza atacağım' diyor" şeklinde konuştu.Maliye Bakanlığı olarak alacaklılara 5-10 defa borçlarını hatırlattıklarını belirten Unakıtan, bundan sonra cep telefonlarına mesaj geçeceklerini söyledi. Unakıtan şunları söyledi: "Söylüyoruz yapmıyor, İstersen yapılandıralım diyoruz. Biz bankadaki 10 lirasını alıyoruz, 90 lirasına el sürmüyoruz. Ne kadar alacağımız varsa onu alıyoruz. Gerisine dokunmuyoruz. Geleceğe matuf haciz uygulamıyoruz. Haciz varsa o anda alıyoruz. Alacağımızı sürekli takip ediyoruz. Vereceklerimizi de veriyoruz. Devletin kimeborcu kalmış. Ufak tefek gecikmeler olabilir".Unakıtan'ın açıklamalarının sonunda Maliye Bakanlığı bütçesinin oylamasına geçildi. Maliye Bakanlığı bütçesi üzerinden verilen önergenin kabul edilmesi ile 2008 yılı bütçesine 240 milyon YTL ekleme yapıldı. Bu miktarın 50 milyon YTL'si kurumların yıl içindeki ihtiyaçlarının karşılanması için, 190 milyon YTL'si ise DSİ'nin bent yapımı ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nün duble yol yatırımlarında kullanılacak.(ZÇ-ÖK-E)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA