TBB Başkanı Özince: "İstikrarda İniş Çıkışlar Olması Beni Düşündürüyor"

Ekonomi Haberleri

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Türkiye'nin Deneyim, Sermaye ve Akıl Birikiminin Olmasının Önemli Olduğunu Belirterek, "Hala İstikrar Konusunda Ciddi Sorunlarımız Var. İstikrara İhtiyacımız Var. Bizde Hala İstikrar Bir Konu. Hala Bu Konuda İniş Çıkışlar Olması Doğrusu Beni Bir Bankacı Değil Ama Bir Vatandaş Olarak Bazen Düşündürüyor" Dedi.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince,Türkiye'nin deneyim, sermaye ve akıl birikiminin olmasının önemli olduğunu belirterek, "Hala istikrar konusunda ciddi sorunlarımız var. İstikrara ihtiyacımız var. Bizde hala istikrar bir konu. Hala bu konuda iniş çıkışlar olması doğrusu beni bir bankacı değil ama bir vatandaş olarak bazen düşündürüyor" dedi.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (INTES) ve KPMG Türkiye işbirliği ile gerçekleştirilen "Küresel Kriz, 2008 Küresel İnşaat Raporu, Sorunlar ve Çözüm Önerileri" konulu konferansa katılan TBB Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, "Küresel dünya bana göre yaşamaz. Bu konuda üzülmenin, sıkılmanın hiç çaresi yok. Adam demiş ya, değiştirebileceklerimi bilecek kadar akıl fikir yürütmeye ihtiyacım var. Ben o şekilde inananlardanım" dedi.

1994 krizinde İş Bankası Yenişehir Müdürü olduğunu ancak bu kadar yakınıldığını hatırlamadığını anlatan Özince, bu gücün müşterilerden geldiğini kaydetti. "Geçti onlar da geçti, bu da geçti" diyen Özince, bugün Türkiye'nin çok ciddi deneyim sahibi olmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

-"KÜRESEL KRİZDEN ÇIKIŞIN ÇÖZÜMÜ ÖZEL SEKTÖR ODAKLI OLACAK"-

Türkiye'nin sermaye ve akıl birikiminin olduğunu dile getiren Özince, "Bizim nelerimiz eksik. Hala istikrar konusunda ciddi sorunlarımız var. İstikrara ihtiyacımız var. Bizde hala istikrar bir konu. Siyasi istikrar da konu, ekonomik istikrar da konu. Hatta ekonomik istikrar dediğimizde serbest piyasa da bir konu" diye konuştu.

Küresel krizden çıkışın çözümünün özel sektör odaklı olacağına dikkat çeken Özince, dünyanın her yerinde devlet çözsün dendiğini, ancak buna katılmadığını söyledi. Geçmiş yıllarda Türkiye ekonomisinin özel sektör ağırlıklı büyüdüğünü kaydeden Özince, "Aklın yolu birdir. Ben çözümün özel sektör ağırlıklı olması halinde sermaye birikimimizi muhafaza edeceğimiz kanaatindeyim" dedi.

-"DÜNYADA GÜVEN VE KAYDİ PARADA ÇOK BÜYÜK AZALMA VAR"-

"Dünyanın bir çok ülkesinde bankacılık sektörü sermayedarı devlet oldu, kurtulduk" diye sevinecek miyiz diye soran Özince, bankacılık sermayedarlarının eksilmesinin bankacılık zanaatını körelteceğini söyledi. Kaydi paraların çok önemli olduğunu anlatan Özince, kaydi para yaratmanın çeşitli yolları olduğunu dile getirdi. Dünyada güven problemi ile kaydi parada çok büyük azalma olduğuna işaret eden Özince, kaydi paranın hem finans piyasasında hem de sermaye piyasasında öldüğünü ifade etti. Bunun da öyle kolay kolay diriltilemeyeceğini belirten Özince, bir çok alanda da sermayedarın kaybolduğunu kaydetti. Bankacılığın arkasından reel sektörde de sermayedar probleminin geldiğini dile getiren Özince, Türkiye'nin gerçekten şu ana kadar küresel krizden az etkilendiğini vurguladı.

-"DEVLET ÖZELLEŞTİRMEYE DEVAM ETMEK MECBURİYETİNDE"-

Devletin sermayedar olamayacağını, bunun da ticareti olumsuz etkileyeceğine işaret eden Özince, şöyle devam etti:

"Zaten dünya ekonomisinde bir yavaşlama vardı. Bu finansal krizle onun etkileri daha da artacak. Buna çözüm aramalıyız. Biricisi uzun vadeli yaklaşımlar geçerlidir. Kişisel, firmasal yaklaşımlar yanlış. Bankalar ciddi uluslar arası sermayeli oldular. Bankalarda Türkiye'de özel sektör bankacılığı ile özellikle gelişir. Çünkü zaten devlet özelleştirmeye devam etmek mecburiyetindedir. Bankalar, ulusal sermayeden çıkmadan özelleştirme yapılıp sermaye piyasasına açık borsa kurumu olduklarında dahi devlet bankası niteliğini yitirecektir."

-"ARANIRSA PARA BULUNUR"-

Çözümün bireysel olmaması, Türkiye ekonomisi açısından çözüm aranması gerektiğini ifade eden Özince, "Özellikle inşaat sektörünün öteden beri teşhis ettiği hususlarda netice alınmadıkça bir şey yapılamayacak. Türkiye kazandırıcı hizmet ifadesini unuttu. İhracat çok gerekli ama ihracat sayılan işlemlerinde ülke ekonomisinin ana politikaları ile yönlendirilmesi gerekiyor. İnşaat sektörüne yurt dışı işlerinde nakdi ve gayrinakdi kredi imkanı yaratılabilir. Bunun mutlaka dış örneklerde olduğu gibi devlet veya kamusal kuruluşlarla yapılmalı" diye konuştu.

Yurt dışından ziyarete gelenler olduğunu, uzun vadeli kredi için kredi sağlayacak ülkeden firmaların mal ve hizmet alımı şartı getirdiklerini dile getiren Özince, bunu Türkiye'nin de yeniden denenmesi gerektiğini belirtti.

Bu ülkelere para ve kredi ile gidilmesi gerektiğini vurgulayan Özince, Bankalar Birliği'nde hiç para olmadığını, aranırsa paranın bulunabileceğini ifade etti. Yöresel, hayati coğrafyanın aktif olduğunu, Hazar, Ortadoğu, Balkanlar gelişme ihtiyacında olduğunu dile getiren Özince, "Mademki G20'deyiz uluslar arası alemi bu yöreyi kullanmayı ikna etmeliyiz. Çünkü, onların da mal satmaya ihtiyacı var. Rusya'yı iktisadi hayata derhal geri kazandırmalıyız. Kriz varmış orda uydurma. Borsa krizi tamamen uydurma bir krizdir" dedi.

-"İNŞAAT SEKTÖRÜNÜ ÇALIŞTIRMADAN BÜYÜME İLE İLGİLİ OLUMLU GELİŞME OLMAZ"

İnşaat sektörünü çalıştırmadan büyüme ile ilgili gelecek sene olumlu bir şey elde etmenin çok zor olduğunun altını çizen Özince, inşaat sektöründe hemen herkesin aklına devlet yatırımlarının geldiğini, ancak özel sektörün ne yapabilirliği düşünmesi gerektiğini söyledi.

-"KONUT SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRİLEBİLİR"-

Konut konusunun çok iyi değerlendirilebileceğini anlatan Özince, konut kredisi performansının çok çok iyi olduğunu kaydetti. Gayrimenkul sektöründe "çok büyük bir deniz" olduğuna işaret eden Özince, sektörü menkulleştirilmesi durumunda bankacılığın kapısının önünden geçilemeyeceğini belirtti. Gayrimenkulu menkulleştiren ülkelerin sermaye piyasalarını geliştirdiğine dikkat çeken Özince, "Çatının akmasını, camların tıngırdamasını boş verelim de temeli konuşalım. Türkiye'nin mali sektörü hayati coğrafyası içinde dünya klasmanına giren sektörlere dardır. İleride de dar gelmeye devam edecektir. Bunun için de stratejik adımlar atılması lazım ve her şeyden önce de siyasi ve ekonomik istikrar lazım. Hala bu konuda iniş çıkışlar olması doğrusu beni bir bankacı değil ama bir vatandaş olarak bazen düşündürüyor" dedi.

-"KRİZ HALKA HENÜZ İNMEDİ"-

INTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, dünyada yaşanan krizin nereye gideceğini kimsenin bilmediğini belirterek, geçmişte bankaların yabancı sermayeye satıldığını, kriz sonrasında milli bankaların daha fazla ayakta kaldığını söyledi. Krizin daha halka inmediğini, her şeyde indirim olduğunu ifade eden Koçoğlu, bunun bileşkesinin özellikte istihdamda ortaya çıkacağını dile getirdi. Bu nedenle yurt dışına işçi gönderiminde ellerinin serbest bırakılması gerektiğine işaret eden Koçoğlu, mali sektörün de reel sektöre destek olması gerektiğini söyledi. Merkez Bankası'nın mutlaka proje finansmanı konusunda bankalara destek çıkması gerektiğini, bunda Merkez Bankası'nın geç kaldığının altını çizen Koçoğlu, ayrıca Merkez Bankası'nın bankaları fonlaması gerektiğini sözlerine ekledi.(ANKA)

(HLY/NB/BÜN)
Kaynak: ANKA / Ekonomi

, Haberler