TBB Başkanı Özince: "Bankaları En Çok Tedirgin Eden Konu Dış Borçların Çevrilmesindeki Belirsizliktir"

Güncel Haberler

Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, Ekonomide Yaşanan Küçülme Nedeniyle Talep Daralması Yaşandığını Bunun da Yatırım ve Çalışma Sermayesi Amaçlı Kredi Talebini Yavaşlattığını Belirterek, "Bu Gelişmeler Karşısında Bankalar Kredi Verme Standartlarını Yükselterek Daha İhtiyatlı Bir Yaklaşım Göstermişlerdir. Bu Dönemde, Bankaları En Çok Tedirgin Eden Konu, Vadesi Gelen Dış...

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, ekonomide yaşanan küçülme nedeniyle talep daralması yaşandığını bunun da yatırım ve çalışma sermayesi amaçlı kredi talebini de yavaşlattığını belirterek, "Bu gelişmeler karşısında bankalar kredi verme standartlarını yükselterek daha ihtiyatlı bir yaklaşım göstermişlerdir. Bu dönemde, bankaları en çok tedirgin eden konu, vadesi gelen dış borçların çevrilmesine ilişkin belirsizliktir" dedi.

TBB'nin İstanbul'da gerçekleştirilen seçimsiz 52.Genel Kurul'unda bankacılık sektörünün kapsamlı değerlendirmesini yapan Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, bankaların daha ihtiyatlı olmalarının nedenleri olarak da, "dış borçların çevrilme oranının belirsizliği, yurtdışındaki bankaların sahiplik yapısındaki değişmeyi, bazı bankaların kapanmasını, yaşanan şokun makro ekonomik sonuçlarını, özellikle kamu bütçesi ve ödemeler dengesi finansmanı üzerindeki etkilerinin bilinmezliği, bankacılıkta değişen kuralları, risklerin artmasının sermaye yeterliliğini azaltıcı etkisini, kredi hacminin bilançonun yarısına ulaşmasını, TL talebinin daralmasını, kaynak vadesinin çok kısa olmasını" gösterdi.

-"FİNANSAL VARLIKLARA TALEP DÜŞTÜ"-

Uluslararası piyasalardaki olumsuzluklardan kaynaklanan nedenlerle finansal varlıklara olan talebin düştüğünün altını çizen Özince, "Nakit, mevduat ve sermaye piyasası araçlarından oluşan finansal varlıkların Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranı 2009 yılının ilk üç ayı sonunda yüzde 102 olmuştur. Bu oran hala 2002 yılı düzeyine yakındır. Hisse senetlerinin piyasa değerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranı yeniden bono ve tahvil stokunun altına düşmüştür. Sermaye piyasasında özel sektör tarafından ihraç edilen tahvil ve bono stoku sıfıra yakındır" dedi.

Para piyasalarında istikrarın yaşandığı dönemlerde para ikamesinin olumlu yönde etkilendiğini ve TL'ye olan talebin arttığını kaydeden Özince, şöyle devam etti:

"Son dönemde para ikamesinde yavaş da olsa tersine dönüş olmuştur. Döviz mevduatının para talebi içindeki payı 2002 yılında yüzde 43'ten 2008 yılında yüzde 26'ya gerilemiş, 2009 yılının ilk dört ayında ise 1 puan artmıştır. Gerçek kişilerin döviz mevduat hesapları 2008 Eylül ayına kadar 67 milyar düzeyinde seyretmiş, daha sonra paritenin de etkisiyle 58 milyar dolara gerilemiştir. Tüzel kişilere ait döviz mevduat hesapları ise 2008 yılında artmış, daha sonra önemli bir değişiklik göstermemiştir. Nisan 2009 itibariyle toplam 89 milyar dolar düzeyindedir."

-BANKA DIŞI KESİMİN DIŞ BORÇ STOKU 123 MİLYAR DOLAR-

2008 sonu itibariyle, tüzel kişilere ait döviz mevduatlarının Türkiye'deki bankalardan kullanılan döviz cinsinden kurumsal kredilere oranının yüzde 48 düzeyinde bulunduğunu belirten Ersin Özince, şunları söyledi:

"Bu miktarın finansal olmayan kesimlerin kullandıkları toplam döviz kredilerine oranı ise yüzde 25'tir. Banka dışı kesimlerin döviz kredisinin 85 milyar doları yurtdışındaki bankalardan sağlanmıştır. Bu kesiminin dış borç stoku 123 milyar dolar görünmekle birlikte bunun 42 milyar doları Türkiye'de yerleşik bankaların yurtdışındaki şubelerine aittir. Türkiye'de kurumsal kredi talebinin üçte ikisi, döviz kredilerinin ise sadece yarısı Türkiye'deki bankalar tarafından karşılanmıştır. Döviz kredisi ihtiyacının yurtdışı şubelerden ve yurtdışındaki bankalar tarafından açılmasının ana nedeni yurtiçindeki bankaların döviz kredisi açmalarının sınırlandırılmasıdır."

Özince, Türkiye'nin dış borç stokunun ise 2008 yılı sonunda 276 milyar dolara ulaştığını ve borç stokunun yüzde 67'sinin özel sektöre ait olduğunu kaydederek, "Dış borç stokunun gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 38 düzeyindedir. Borç çevirme oranı 2008 yılının ilk üç çeyreğinde yüzde 150 iken, son altı ayda yüzde 80'in altına düşmüştür" dedi.

-BANKA SAYISI 49, ÖZ KAYNAK BÜYÜKLÜĞÜ 88 MİLYAR TL-

TBB Başkanı Özince, 2009 Mayıs itibariyle Türkiye'de banka sayısının 49 olduğunu, bunların 32'sinin mevduat, 13'ünün kalkınma ve yatırım ve 4'ünün de katılım bankası olduğu bilgisini vererek, şunları söyledi:

"2008 yılı sonu itibariyle halka açıklık oranı yüzde 18 düzeyindedir. Borsada işlem gören hisseler hariç olmak üzere, ağırlıklandırılmış hesaplamaya göre yurtdışı yerleşik yatırımcıların mevduat ve kalkınma bankalarının toplam özkaynakları içindeki payı yüzde 25 olmuştur. Özkaynaklar büyümeye devam etmiş ve 2009 Mart döneminde 88 milyar TL düzeyinde gerçekleşmiştir."

Bankaların karlılık eğilimini değerlendiren Özince, bilançoda TL'nin payının artması, kredi arzının büyümesi, serbest özkaynakların güçlenmesi ve finansal hizmetlere talebin artması sayesinde gelirlerin çeşitlendiğini ve karlılık oranının yükseldiğini söyledi. Özince, yıllık bazda özkaynak karlılığının 2008 sonu itibariyle yüzde 16,1 olduğunu kaydetti.

-TOPLAM AKTİFLER 435 MİLYAR DOLAR-

Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının toplam aktiflerinin, 2009 Mart itibariyle 726 milyar TL ve yabancı para cinsinden de 435 milyar dolar olduğunu aktaran Özince, "Toplam aktiflerin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranının yüzde 78 civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Bilanço dışı işlemler 2009 Mart sonu itibariyle 500 milyar TL olmuştur. Bunun yarısını türev işlemler oluşturmuştur. Bilanço dağılımında en çarpıcı gelişme kredilerin payındaki hızlı yükselme olmuştur. Kredilerin payı 2002 yılına göre bir kat artarak 2008 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 50'ye ulaşmıştır. 2009 Mart itibariyle, kredilerin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 38'dir. Bu oran 2002 yılına göre 23 puan 2008 Eylül ayına göre 1 puan artmıştır. Krediler, bilançonun yüzde 48'ini oluşturmuştur" diye konuştu.

-KOBİ KREDİLERİNDE TAKİP ORANI YÜZDE 6-

Sektördeki kredi büyüklükleri hakkında bilgi veren Ersin Özince, 2009 Mart itibariyle nakit krediler içinde bireysel kredilerin payının yüzde 32, KOBİ'lerin payının ise yüzde 22 olduğunu ve bireysel kredilerin büyümesinde özellikle konut ve ihtiyaç kredilerindeki artışın önemli rol oynadığını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Özel karşılık öncesi tahsili gecikmiş alacakların kredilere oranı son altı aylık dönemde artmıştır. Bu oran 2008 Eylül döneminde yüzde 3,2 iken 2009 Mart sonunda yüzde 5'e yaklaşmıştır. Tahsili gecikmiş alacakların oranı KOBİ kredilerinde yüzde 6, tüketici kredilerinde yüzde 3,3, kredi kartlarında ise yüzde 9,5 düzeyindedir. Sorunlu kredilerin yüzde 88'i için karşılık ayrılmıştır."

-MEVDUATIN KREDİYE DÖNÜŞME ORANI-

Konuşmasında mevduat-kredi ilişkilerini değerlendiren Özince şu bilgileri verdi:

"Mevduatın kredilere dönüşme oranı 2002 yılında yüzde 38 iken, yurtdışından sağlanan kaynakların da desteği ile 2008 Eylül döneminde yüzde 86'ya çıkmış, 2009 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 79 olmuştur. Toplam mevduat 2009 Mart dönemi itibariyle 445 milyar TL'ye ulaşırken bilanço içinde yüzde 61 oranında pay ile en önemli kaynak olmaya devam etmiştir. TL mevduatın payı yüzde 39, yabancı para mevduatın payı ise yüzde 22'dir. Yurtdışından sağlanan kredilerin bilanço içindeki payı ise yüzde 13 olmuştur. Mevduatın ortalama vadesi 3 aydan daha kısa kalmaya devam etmiştir.Bilanço içinde, TL varlıkların payı yüzde 68, TL kaynakların payı ise yüzde 65 olmuştur. Toplam kredilerin yüzde 69'u, toplam mevduatın ise yüzde 64'ü TL cinsindendir."

-ŞUBE VE PERSONEL SAYISINDA SOLUKLANMA-

Konuşmasında finansal hizmetlere olan talebin büyümesinin bankaların hizmet ağının genişlemesini ve istihdamın artmasını desteklediğini vurgulayan Özince, "Bankalarda çalışan sayısında ve şube sayısında 2003 yılının son çeyreğinden itibaren gerçekleşen hızlı artış 2009 yılının ilk çeyreğinde soluk almıştır. 2009 Mart itibariyle bankacılık sisteminde çalışanların sayısı 171 bin kişi, şube sayısı ise 8.825 olmuştur. Şube sayısı tarihsel olarak en yüksek düzeyine ulaşmıştır" dedi.

Konuşmasının son bölümünde mevzuat düzenlemeleri konusunda TBB'nin öneri ve beklentilerini aktaran Ersin Özince, "Türkiye'de finansal sektörün büyümesini sınırlandıran çok sayıda düzenleme ve uygulama bulunmaktadır. Bu olumsuzluklar ürün çeşitlenmesini engellemekte ve risk yönetimini de zorlaştırmaktadır. Daha da önemlisi, Türkiye'deki bankaların yurtdışındaki bankalar karşısında rekabet gücünün zayıflamasına neden olmaktadır" diye konuştu.(ANKA)

(NÇ/YLD/BÜN)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler