TBB Başkan Yardımcısı Besler: Yargı Erki Tarihte Görülmemiş Siyasi Baskı Altında

Güncel Haberler

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Yardımcısı Berra Besler, Siyasi İktidarı Yargı Üzerinde Bir Baskı Yaratmakla Suçlayarak, "Yargı Erki, Cumhuriyet Tarihimizde Bu Zamana Kadar Görülmemiş Bir Siyasi Baskı Altına Alınmıştır" Dedi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Yardımcısı Berra Besler, siyasi iktidarı yargı üzerinde bir baskı yaratmakla suçlayarak, "Yargı erki, Cumhuriyet tarihimizde bu zamana kadar görülmemiş bir siyasi baskı altına alınmıştır" dedi.

Özdemir Özok'un, tedavi gördüğü ABD'de bir süre önce vefat etmesi nedeniyle boşalan TBB Başkanlığına seçim için birliğin 11. Olağanüstü Genel Kurulu toplandı.

Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan TBB Başkan Yardımcısı Berra Besler sözlerine, Özok'u anarak başladı. Besler, Özok'un hayatı boyunca hukukun üstünlüğünden, insan haklarından, eksiksiz demokrasiden, hukuk devletinden, yargı bağımsızlığı ve meslek onurundan yana dik duruşundan hiç ödün vermediğini dile getirdi. Türkiye'nin zor bir dönemden geçtiğini ve son yıllarda yargı erkinin, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir siyasi baskı altına alındığını savunan Besler, "Siyasi iktidarın, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun görev ve sorumluluk alanına müdahale ederek, bir ağır ceza mahkemesi başkanı ile bir Yargıtay Cumhuriyet savcısını Adalet Bakanlığı kanalıyla meslekten ihraç etme girişimi, bir Cumhuriyet başsavcımızın gözaltına alınması ve tutuklanması, gizli telefon dinlemelerinin yüksek yargı makamlarına, Cumhuriyet başsavcılarına, yargıçlara, avukatlara kadar ulaşması, aynı zamanda uzayan gözaltılar, hakim ve savcı atamalarındaki tıkanmalar, özel hayatın gizliliği ilkesine yönelik duyarsızlıklar, haberleşme özgürlüğüne vurulan darbeler. Bunlar son bir yılda yaşadığımız hukuka aykırılıkların yalnızca bir kısmıdır" dedi.

TBB'nin görevinin "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak ve korumak, bu kavramlara işlerlik kazandırmak" olduğunu savunan Besler, "TBB'nin siyasi iktidarın yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen ve hukuk devletinin temellerini sarsan ağır Anayasa ihlali niteliğindeki uygulamaları karşısında uyarıcı görevini ısrarla yapmıştır" diye konuştu. Besler, yaşanan bütün olumsuz gelişmelere ve karmaşa ortamına, son dönemde bir de "yargı reformu" adı altında gündeme getirilen Anayasa değişikliklerinin eklendiğini söyledi.

-"YARGI VE SAVUNMAYA MÜDAHALE"-

Besler, Türkiye'de yargı alanında ciddi bir reform ihtiyacını, avukatlar kadar yakından duyabilecek bir meslek grubu bulunmadığını dile getirirken Anayasa'da yapılmak istenen değişikliğin sadece HSYK ve Anayasa Mahkemesi ile sınırlı kaldığını öne sürdü.

Değişiklikle yürütmenin yargıya ve savunmaya müdahalesinin Adalet Bakanlığı kanalıyla daha etkin hale getirildiğine işaret eden Besler, "Bu durumda, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve yargının tarafsızlığının geliştirilmesi asla sağlanamayacaktır" dedi.

Besler, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in " Yargıda ateş bacayı sardı" sözlerini de anımsatarak, şöyle konuştu:

"Siyasi iktidar, erkler arasındaki dengeleri bozan ve toplumda yargıya güven duygusunu sarsan müdahalelerine karşı yargıdan yükselen sesleri "siyasi' olarak nitelemekten de geri kalamamış, her seferinde toplumun hukuka olan güvenini, ağır ve yaralayıcı bir üslup kullanmıştır."

Berra Besler, Türkiye'de yargı alanında yaşananlar karşısında tüm hukukçuların ve yargı mensuplarının günlük siyasi kavram ve hedefler kapsamında kamplaşmalarını değil, hukukun üstün değerleri etrafında birleşmeleri gerektiğini vurguladı. Savunmanın özgür ve bağımsız olmadığı ortamda, yargı bağımsızlığından söz edilemeyeceğini savunan Besler, yargı bağımsızlığının hukuk devletinin temelini teşkil edeceğine işaret etti. Anayasa'da yapılmak istenen değişikliğin mevcut Anayasa'nın "vesayetçi" anlayışının koruduğunu öne süren Besler, şöyle devam etti:

"Halkın hak arama özgürlünün sesi baroların ve TBB'nin bağımsızlıklarını da içermeyen yeni düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi yanında HSYK'da Adalet Bakanı ile müsteşarının bulunmasına dayanan sakıncalı yapıyı korumakla, gerçeklikten ve bağımsızlık ilkesinden uzak bir kurumlaşmayı getirmektedir. Meslektaşlarımızın müvekkilleriyle yaptıkları "mesleki sır' niteliğindeki görüşmeler gizli telefon dinlemeleriyle deşifre edilmekte, avukatlık bürolarına baskın niteliğindeki aramalarda çalışmalarına el konulmakta, özgürce savunma yapabilme hakları engellenmektedir." (ANKA)

(EÖ/ORH)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler