Tarım ve Gıda Bakanlığı Geliyor (1)

Güncel Haberler

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın İsminin Tarım ve Gıda Bakanlığı Olarak Değiştirileceğini Kaydederek, Hazırlanan Tasarının Sadece İsim Değişikliği Getirmediğini, "Statik" Bir Bakanlık Yerine Daha "Dinamik" Bir Bakanlığın Kurulmasının Amaçladığını Söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının adının Tarım ve Gıda Bakanlığı şeklinde değiştirileceğini bildirdi. Çiçek, hazırlanan kanun tasarısının sadece isim değişikliği getirmediğini kaydederek Bakanlığın statik yapıdan daha dinamik yapıya geçmesine nedene olacağını söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Başbakanlık Merkez Bina'daki Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamada bulundu. Toplantıda konuşulan önemli konulardan birinin Tarım ve Gıda Bakanlığı'nın Kuruluşu ve Görevleri Hakkındaki Kanun Tasarısı olduğunu kaydeden Çiçek, "Mevcut bakanlığın ismi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Ancak geçen dönemde çıkan yasayla köy hizmetleri il özel idarelerine devredildi. Bu nedenle artık bunun bir anlamının kalmaması nedeniyle yeni bir isimle bu bakanlığın kurulması gerekiyordu" dedi. Tarım ve Gıda Bakanlığı'nın kuruluşunun aynı zamanda AB ile de bağlantılı bir düzenleme olduğunu ifade eden Çiçek, bu tasarıyla sadece isim değişikliğinin getirilmediğini, statik bir bakanlık yerine daha dinamik bir Tarım ve Gıda Bakanlığı'nın kurulmasının amaçlandığını kaydetti. Çiçek, "Etkin, verimli bir hizmet sunabilmesi bakımından da bakanlığın yapısı büyük ölçüde değişiyor" dedi.

Bakan Çiçek, söz konusu tasarının kamu yönetimindeki reform alanında TBMM'ye gönderilen ikinci tasarı olacağını ifade ederek, acil durumlarla ilgili kanunun geçen hafta TBMM'de yasalaştırıldığını hatırlattı. Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Sivil Savunma ve Başbakanlık Acil Durum Yönetiminin birleştirilerek tek çatı haline geldiğini, böylece daha etkin hizmet sunma imkanının elde edileceğini anlatan Çiçek, şöyle konuştu:

"Şimdi burada da 5 müsteşar yardımcısı 2 müsteşar yardımcısına indiriliyor. 15 birim var, 10'a düşürülüyor. 25 genel müdür yardımcısı var. Genel müdür yardımcısı kadroları kaldırılıyor. 187 şube müdürlüğü var. Bu 187 şube müdürlüğünün tamamı kalkıyor. 119 adet il müdür yardımcılığı var, il müdür yardımcılıklarını kaldırıyoruz. 12 adet araştırma enstitüsü müdür yardımcısı var. Bunlar da yeni teşkille ortadan kalkmış olacak. Böylece bu kanunun yürürlüğe girmesi halinde kariyer uzmanlığı sistemine geçilecek. Bakanlığın benzer ve birbirini tamamlayan hizmet üreten birimleri birleştiriliyor. Böylece büyük ölçüde kadro israfı önlenmiş alacak. Bunun beraberinde getirdiği bir kısım harcamalar da ortadan kaldırılacak. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü kaldırılıyor. Bakanlık Teftiş Kurulu kaldırılıyor. Hizmet birimlerinde denetim grupları oluşturulmakta. Taşradaki araştırma enstitüleri ve laboratuarların sayısı azaltılmakta ve yeniden yapılandırılmaktadır. Böylece daha dinamik bir Tarım ve Gıda Bakanlığı'nın kurulması imkanını getirmiş olacaktır."

-ULUSAL BİYO GÜVENLİK KANUN TASARISI-

Bakan Çiçek, imzaya açtıkları Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile ilgili ikinci yasanın ise "Ulusal Biyo Güvenlik Kanun Tasarısı" olduğunu söyledi. Çiçek, ulusal biyo güvenliği ile ilgili dağınık mevzuatın tek elde toplandığını söyleyerek, böylece bu alandaki boşluğun ortadan kaldırılacağını ifade etti. Çiçek, şunları söyledi:

"Kanun taslağında önerilen sistem, AB sistemiyle benzerlik arz edecek. Böylece bizim sistemimizde biyolojik çeşitlilik konusuna daha fazla önem verilmiş olacak. Kanunun yürürlüğe girmesiyle genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretimine izin verilmesinin önü açılmış olacak. Kanunla konulan değişik seviyelerdeki bilimsel eleklerden geçen ve sosyoekonomik değerlendirmede yeterli bulunun genetiği değiştirilmiş bitkiler ancak üretim hakkını elde edebilecektir. Genetiği değiştirilmiş bitkilerin izinsiz kullanımı, biyolojik çeşitlilik merkezleri ve organik tarım yapılan alanlara yakın üretimlerle bebek mamaları ve küçük çocuk ek besinlerinde özel amaçla geliştirilenler hariç kullanımı yasaklanmıştır. Dolayısıyla bu alandaki bir başıboşluk, düzensizlik ortadan kaldırılmış olacaktır."

    

-HAYVAN TİCARETİ-

    

Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu Tasarısı ile ilgili de görüşme yapıldığını belirten Çiçek, bununla da yetki karmaşasının önleneceğini söyledi. Yetki ve sorumluluğun AB müktesebatına uygun hale getirilmesi ve tek otorite altında toplanmasını sağlayacaklarını kaydeden Çiçek, "Her üç tasarıda da dikkat ettiğimiz husus, bu alanları düzenleyen birden fazla yasa olup, her birisi ayrı dönemde çıktığı için ciddi bir mevzuat karmaşası var. Bu da bürokrasiyi artırıyor. Vatandaşlar bu konularda yatırım yaparken, iş takip ederken, 'hangi makam yeteri kadar yetkilidir' bir o daire, bu genel müdürlük gidip geliyor. Dolayısıyla bu alanda bir önemli adım atmak suretiyle artık bu söylediğimiz başlıklar altında tek otorite bu işlerde karar vermiş olacak" dedi. "Tarladan sofraya" gıda güvenliğini sağlamak açısından söz konusu yasa tasarısının çok önemli olduğunu belirten Çiçek, şöyle konuştu:

"Sadece gıdaların üretilmesi yeterli olmaz, aynı zamanda bunun güvenilirliği de önem arz etmektedir. Ayrıca, bu kanun tasarısıyla hayvan ticaretiyle uğraşanlar belgelenecek. Hayvan nakilleriyle ilgili hayvan refahı kuralları getirilecek. Özellikle bunlar uluslararası kurallardır. Veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, satışı, uygulanması ve kontrolüne ilişkin kurallar tek bir yasada toplanmış olacak. Bitki sağlığı açısından önemli düzenlemeleri getiriyoruz. Gıda güvenliği açısından ve yem açısından da önemli düzenlemeler bu yasayla geliyor. Daha evvel bu alanları düzenleyen yasalar da yürürlükten kaldırılmış olacaktır."

    

-KAT MÜLKİYETİ'NDE KOLAYLIK-

    

Çiçek, geniş bir kitle bakımından merak edilen Kat Mülkiyeti Kanunu'nda da değişiklik yapılacağını kaydetti. Türkiye'de inşaat sektörünün gelişmesiyle birlikte birçok vatandaşın kat mülkiyetine geçemediğini belirten Çiçek şöyle konuştu:

"Bununla ilgili bir yasayı biz 14 Kasım 2007 tarihinde çıkardık. 2007 tarihinde çıkan 5711 sayılı kanunla 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na eklenen geçici bir maddeyle kat irtifakı tesis edilmiş, üzerinde yapı tamamlanmış, ana gayrimenkullerle ilgili olarak iki yıl içerisinde kat mülkiyetine geçişini bu yasayla düzenlemiştik. Fakat aradan geçen süre içerisinde maalesef çok değişik sebeplerden dolayı henüz kat mülkiyetine geçememiş çok sayıda vatandaşımız var, hak sahipleri var. İki yıllık süre içerisinde kat mülkiyeti tesis edilmediğinde belediye hududu içerisindeyse belediyeler, belediye hududu dışındaysa mülki amirler tarafından, basında da yer aldı bin TL idari para cezası verileceği yazıldı. Dolayısıyla kanunun süresi 28 Kasım 2009'da bitiyor. Son güne getirmemek bakımından böyle bir yasal düzenlemeyi getiriyoruz. Bu yasal düzenleme, kırtasiyecilik ve bürokrasinin mümkün olduğunca bertaraf edilmesi suretiyle vatandaşların yükünün azaltılması, Medeni Kanun'un öngördüğü tapu sicili ve planların güncel tutulmasının sağlanması, devlet herhangi bir mali kayba uğramadan kat irtifakı tesis edilmiş yapılar için resen kat mülkiyetine geçilme imkanını getiriyoruz. Çünkü öbür türlü bir gayrimenkul üzerinde çok sayıda vatandaş hak sahibi oluyor. Bunların bir kısmını bulmak mümkün değil, bir kısmı yurt dışında ya da bir süre sonra kat irtifakı sahibinin vefat etmesi sebebiyle miras problemlerinden dolayı kat mülkiyetine geçilemiyor. Bu da vatandaşları büyük ölçüde sıkıntıya sokuyordu. Böylece resen kat mülkiyetine geçmeyi mümkün kılacak bu düzenlemeyi de getirmiş oluyoruz. Bundan sonra bu evrak tamamlandığında kat mülkiyetine resen geçilecektir. Bu sıkıntı da ortadan kalkacak, bürokrasi de azalmış olacak. Bu konu bugün Bakanlar Kurulunda konuşuldu. Ümit ediyoruz ki TBMM tatile girmeden kısa sürede yasalaşabilirse vatandaştaki tedirginlik de büyük ölçüde ortadan kalkmış olacak" (ANKA) (SÜRECEK)

(ONR/EÖ)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler