Gezi'nin 13. yılında Taksim Dayanışması'ndan CHP'ye demokrasi darbesi tepkisi
Gezi eylemlerinin 13. yılında Taksim Dayanışması bir açıklama yaptı. Açıklamada, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına da değinildi ve “Ana muhalefet partisi CHP'ye yönelen saldırı bir demokrasi darbesi olarak karşımızda durmaktadır. Ülkemizin sürüklenmek istediği karanlığa karşı Gezi hala kutup yıldızımız olarak durmaktadır” denildi.
Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Belçim KILIÇKIRAN
(İSTANBUL) Gezi eylemlerinin 13. yılında Taksim Dayanışması bir açıklama yaptı. Açıklamada, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına da değinildi ve "Ana muhalefet partisi CHP'ye yönelen saldırı bir demokrasi darbesi olarak karşımızda durmaktadır. Ülkemizin sürüklenmek istediği karanlığa karşı Gezi hala kutup yıldızımız olarak durmaktadır" denildi.
Gezi eylemlerinin 13. yılında Taksim Dayanışması, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası'nda basın açıklaması yaptı. TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aydan Adanur Usta'nın yaptığı açıklamada CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına da değinildi. "Ana muhalefet partisi CHP'ye yönelen saldırı bir demokrasi darbesi olarak karşımızda durmaktadır. Ülkemizin sürüklenmek istediği karanlığa karşı Gezi hala kutup yıldızımız olarak durmaktadır" ifadelerine yer verilen açıklamada öne çıkan başlıklar şöyle:
"GEZİ DİRENİŞİNİN ÜSTÜNDEN TAM 13 YIL GEÇTİ"
"Gezi Direnişi 13.yılında umudu ve dayanışmayı büyütüyoruz. İçinde taşıdığı olanca umut, sevinç ve acıyla ülke tarihimizin en görkemli en coşkulu, en kitlesel ve en yaratıcı halk hareketi olan gezi direnişinin üstünden tam 13 yıl geçti. Gezi bu ülkenin yarınlarına sahip çıkan, hakları ve geleceği için mücadele eden, iktidarın her tarafımızı saran baskılarına, antidemokratik uygulamalarına ve rant politikalarına itiraz eden milyonların sesidir. Gezi yan yana gelmenin sevincinin, kalabalıkların gücünün, yaratıcılığın heyecanının dayanışmanın güzelliğinin, bir arada yaşamanın adıdır."
"GEZİ YALNIZCA TARİHİN BİR DÖNEMİ İLE SINIRLI KALMIŞ BİR HALK HAREKETİ DEĞİLDİR"
Bizler aradan geçen 13 yılın ardından hala Gezi Direnişi'ne baktığımızda bilim ve tekniğin ışığında tüm canlıların yaşam hakkına saygılı, eşit, onurlu, barış içerisinde yaşayacağımız adil bir ülke umudunun ne kadar da diri olduğunu görüyoruz. Gezi Direnişi beşli çeteler verilen ihalelerin derelerimizi, ormanlarımızı, kıyılarımızı sermayeye satan karşısında emeğin, emekçilerin, gençlerin, emeklilerin, kadınların yani tüm halk kesimlerinin sesi olmuştur. Gezi direnişi ve bu direnişin parçası olmuş herkes tarih karşısında ve toplum vicdanında tertemiz ve lekesizdir. Biliyoruz ki Gezi yalnızca tarihin bir dönemi ile sınırlı kalmış bir halk hareketi değildir.
"GEZİ DİRENİŞİ AYNI ZAMANDA GELECEK MÜCADELEMİZDİR"
Bugün sokakları dolduran binlerce gencin gelecek mücadelesinde emekçilerin ekmek kavgasında, kadınların yaşam mücadelesinde, işçilerin direnişinde yeniden boy vermektir. Gezi direnişi aynı zamanda gelecek mücadelemizdir. Bizler bu umudun bastırılması, yok edilmesi için nasıl haktan, hukuktan koparak pervasızlaştırdıklarının farkındayız. Gezi'nin iktidar tarafından nasıl bir korku kaynağı olarak hala canlılığını, güncelliğini koruduğunu görüyoruz. Aradan geçen 13 yılda siyasi iktidar Gezi'nin meşru taleplerini bastırmak için baskı, sindirme ve hukuksuzluk politikalarını daha da derinleştirdi.
"SİYASAL İKTİDAR YARGIYI TÜM MUHALEFET GÜÇLERİNİ CEZALANDIRMANIN BİR ARACI HALİNE GETİRMİŞTİR"
Adeta bir yargı sopası haline getirilen Gezi Davası sanatçılardan gazetecilere uzanan bir cadı avına dönüşerek devam etti. Bugün hala uydurma delillerle kurgulanmış bir iddianameyle Gezi Davası adı altında, Osman Kavala 9 yıl aşkın süredir Tayfun Kahraman, Can Atalay, Çiğdem Mater ve Mine Özerdem arkadaşlarımız ise 4 yıl aşkın süredir hukuksuz bir şekilde tutsak edilmiş durumdalar. Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımız hakkında verilen Anayasa Mahkemesi kararları derhal uygulanmalıdır. Arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır. Gezi'yi yargı eliyle cezalandırma girişimlerinin ardından siyasal iktidar yargıyı tüm muhalefet güçlerini cezalandırmanın bir aracı haline getirmiştir.
"CHP'YE YÖNELEN SALDIRI BİR DEMOKRASİ DARBESİ OLARAK KARŞIMIZDA DURMAKTADIR"
Sandıkta kaybedilenin antidemokratik yöntemlerle ele geçirilmeye çalışılması, muhalefetsiz, seçimsiz bir rejim yaratılmak istenmesi ülkemiz ve demokrasimiz açısından utanç vericidir. Son olarak da ana muhalefet partisi CHP'ye yönelen saldırı bir demokrasi darbesi olarak karşımızda durmaktadır. Ülkemizin sürüklenmek istediği karanlığa karşı gezi hala kutup yıldızımız olarak durmaktadır. Gezi Direnişi'nden aldığımız birleşik mücadele kültürü, kararlılık ve dayanışma duyguları toplumun her hücresinde hala bir umut olarak durmaktadır.
"31 MAYIS PAZAR GÜNÜ TAKSİM'DEYİZ"
Gezi Direnişi'nden aldığımız bu umutla gezinin 13. yılında 31 Mayıs 2026 Pazar günü Taksim'deyiz. Gezi Direnişi'nde kaybettiğimiz Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Etem Sarısülük, Hasan Ferit Gedik, Medeni Yıldırım'ın anısı önünde saygıyla eğiliyor, eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi için bir arada olmaya çağırıyoruz"
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA