SPK'nın İMKB Yeşil Sermaye Adayından "İhtiyacımız Yok" Yanıtı

Güncel Haberler

SPK'nın, "Yeşil Sermaye" Olarak Anılan Şirketler İçinde, Hisselerinin İMKB'de İşlem Görmeye Hazır Olduğunu Bildirdiği İttifak Holding'in Patronu Seyit Mehmet Buğa, "Şirketlerimin Halka Arzdan Gelecek Finansa İhtiyacı Yok" Dedi.

Sermaye Piyasası Kurumu(SPK) Başkan Vekili Turan Erol'un, "yeşil sermaye" olarak anılan şirketler içinde, hisselerinin İMKB'de işlem görmeye hazır olduğunu açıkladığı İttifak Holding'in patronu Seyit Mehmet Buğa, "Şirketlerimin halka arzdan gelecek finansa ihtiyacı yok" dedi.

23 bine yakın ortaklarının bulunduğunu belirten Buğa, aleyhlerinde yargı kararı olmamasına rağmen, tersinin yansıtılmasına tepki göstererek, "Nedense Türkiye'de bürokrasiyi devlet olarak görüyorlar ve devletin her konuda haklı olabileceği imajıyla hareket ediyorlar. Devlet benim, ben olmasam devlet olmaz" diye konuştu. Daha önce haklarında açılan davaların, dönemin siyasal konjonktürünün SPK'ya bir baskısı olduğunu savunan Buğa, "Sırf Konya şirketi diyerek çeşitli adlar altında itham ettiler" dedi.

ORTAKLARIMIZ DA MEMNUN, HİSSE SATMAZLAR

ANKA'nın sorularını yanıtlayan Buğa, sermaye artışı istemeleri durumunda hisselerinin İMKB'de işlem görmesini düşünebileceklerini söyledi. Şu an sermaye artışı yapmak konumunda olmadıklarını ifade eden Buğa, "Ortaklarımızın direkt müracaat etmesi gerekir. Ona da biz tabii ki müdahil olamayız. Ben pek satacakların çıkacağını da zannetmiyorum. Şirketimizi iyi değerlendiriyorlar ortaklarımız" dedi. 23 bine yakın ortaklarının bulunduğunu kaydeden Buğa, kısa vadede İMKB'ye girmeyi düşünmediklerini belirtti.

İMKB'ye giriş için konjonktürün büyümeye müsait konuma girmesi gerektiğini ifade eden Buğa, "Önümüzü göreceğimiz şekle gelmek istiyoruz. Şu anda yatırım yaptığım alanlarda benim sermayeye ihtiyacım yok. Hangi şirketlerde yatırım varsa o şirketlerimin şu anda, halka arzdan gelecek bir finansa ihtiyacı yok" diye konuştu.

SIKINTIMIZ SİYASAL KONJONKTÜRDÜ

Geldikleri noktanın rahatlığını yaşamak istediklerini kaydeden Buğa, iki-üç yıldır bu konumda olduklarını ifade etti. Resmi prosedürle yola çıktıklarından bu yana sıkıntıları olmadığını savunan Buğa, "İddia ediyoruz; sıkıntımızın sebebi sadece siyasi konjonktürün bakış açısıydı" dedi. Haklarında açılan davanın birinin Rahşan Affı ile ertelendiğini, diğerinden de beraat ettiklerini belirten Buğa, "Geçen sene genel kurulumuz kara mahsuben bir para dağıtımı kararı almıştı. Onun sorumlusu olarak da SPK bizi gördü. Biz mahkemeye verdik, yargının lehimize hareket edeceği kanaatindeyiz" dedi.

Haklarında "izinsiz halka arz" iddiasıyla açılan davaların, siyasi olduğunu iddia eden Buğa, isim vermeden 28 Şubat sonrası sürece atıfta bulundu. Buğa, şunları söyledi:

KONYA ŞİRKETİYİZ DİYE İTHAM ETTİLER

"O günkü siyasal konjonktürün SPK'ya bir baskısıydı. Mahkeme neticelenmiş olsaydı(Rahşan Affı'na girmesini kastederek) inanıyorum ki beraat ederdik. O günkü konjonktürün neticesinde, SPK'ya kaydolmamışları değil kayıtlıları itham ettiler. Yani biraz baykuş taktiği uyguladılar. Sırf Konya şirketi diye çeşitli adlar altında ithamla karşılaştık. Ben inanıyorum ki; diğer mahkememiz gibi onun da beraat ile sonuçlanması söz konusuydu. Yani bizim herhangi bir çekincemiz yoktu."

DEVLET BENİM

Aleyhlerinde yargı kararı olmamasına rağmen, medyada tersinin yansıtılmasına tepki gösteren Buğa, medyanın her konuda bürokrasiyi haklı görmesini yadırgadığını bildirdi. Hiç olmazsa mahkeme safhasında davalının da davacının da kazanabileceği inancının olması gerektiğini ifade eden Buğa, şöyle konuştu:

"Ama nedense Türkiye'de bürokrasiyi devlet olarak görüyorlar ve devletin her konuda haklı olabileceği imajıyla hareket ediyorlar. Devlet benim, ben olmasam devlet olmaz. Ben devletin bir unsuruyum. Benim hakkım korunmadan devlet korunmaz. Bu, idrak edilemiyor. Bunu, doğrusu kavrayamıyorum."

KONYALININ NE HEPSİ İYİ NE DE HEPSİ KÖTÜ

"Yeşil sermaye" olarak nitelendirilmelerine de tepki gösteren Buğa, Türkiye'de genelleme hastalığı olduğunu söyledi. Kalitenin ise detayda olduğunu söyleyen Buğa, "Bir kimlik değerlendirmesinde, belli yerlerde insanları veya grupları değerlendirebilirsiniz. 'Bu, Konya şirketidir' dersiniz. Konya şirketlerin hepsi her sene kar etmez, hepsi her sene zarar etmez. Hepsi kaliteli üretim yapmaz, hepsi kalitesiz üretim yapmaz. Ne kadar bir bölgeye aidiyeti ifade ediyor olsa da, yine de müstakil değerlendirilmesi gerekir. Bu sadece bize karşı değil Türkiye'de herkesin herkese karşı kullandığı yanlış bir üslup. Bundan da tabii biz alacağımızı alıyoruz" diye konuştu.

AİDİYETLER ÇATIŞIYOR

Türkiye'de meselelere çatışmacı bir mantıkla bakıldığını vurgulayan Buğa, "Aidiyetlerimizi çatıştırıyoruz. Halbuki dayanışmacı bir mantıkla bakmış olsakÂ…" dedi. Ekonomi alanında yurtdışındaki pastadan pay alabilen bir Konya, bir Türkiye için kafa yorduğunu anlatan Buğa, şunları söyledi:

"Maalesef benim ülkemde çatışma ön plandadır. Rekabeti bir yarışma olarak değil, bir çatışma olarak gören bir anlayış var ve bunun da sıkıntılarını çekiyoruz. Bu, İttifak oluşumuzdan, Konya şirketi oluşumuzdan değil, Türkiye'nin genel yapısından kaynaklanan bir sıkıntı."(ANKA)

(YLD/VÖ)

12.2.2007
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler