"Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunları ve Gerçekler" Konulu Sempozyum
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, "Emekli Sandığı, Bağkur ve SSK'yı Tek Çatı Altında Birleştirmek Bile Tek Başına Bir İdari Reformdur" Dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, "Emekli Sandığı, Bağkur ve SSK'yı tek çatı altında birleştirmek bile tek başına bir idari reformdur" dedi.İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile İstanbul Barosu'nun birlikte düzenlediği "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunları ve Gerçekler" konulu sempozyum İstanbul Üniversitesi Doktora Salonu'nda yapıldı. Sempozyuma Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, İstanbul Barosu Başkanı Avukat Kazım Kolcuoğlu, İstanbul Barosu Çalışma Hukuku Koruma Başkanı İsmail Tepe, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Tankut Centel, Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi Başkanı Osman Güven de katıldı.Sempozyumda konuşan Bakan Başesgioğlu, sosyal güvenliğin toplumumuz için güncelliğini kaybetmeyecek bir konu olduğunu söyledi.Sosyal güvenlik yasasının parlamentodan geçinceye kadar olabildiğince geniş katılım çerçevesinde çıkartılmaya çalışıldığını anlatan Başesgioğlu,"Son 15 yıldır, bu konunun bu denli tartışıldığına şahit olmadım. Bu yasaya dört dörtlük demiyoruz. Eksiklerimiz olabilir. Mesela iş kazası geçiren stajyer bir öğrencimizin şu an mevzuata göre güvencesi yok. Genel sağlık sigortası yürürlüğe girebilseydi, 18 yaşından küçük tüm çocuklar anne ve babasının sigorta borcu olsun olmasın sigorta güvencesinde olabilecek ameliyat giderlerini ödeyebileceklerdi" dedi."Emekli Sandığı, Bağkur, SSK'yı tek çatı altında birleştirmek bile tek başına bir idari reformdur" diyen Bakan Başesgioğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Peki Bağkur, Emekli Sandığı, SSK'yı birleştirdiğiniz de ne olacak. Emekli Sandığı özellikle aralık aylarında maddi sıkıntı çeker. Emekli aylıklarını ödemek zorunda. Peki ne olacak. 50 yıllık kurum iflas bayrağını mı çekecek. Hayır. Gidip piyasaya borçlanacak yüzde 20 faizle alacak. Gidip emekliliklerin aylığını ödeyecek. Bizim devletimiz, elemanın, emeklisinin parasını ödemeyi kendine namus bilmiştir. Şimdi bu kurumları birleştirdiğiniz zaman, arkadaşlara dedik ki emekli sandığı piyasaya borçlanmasın. Sizin imkanınız varsa bir transfer yapalım. 1 katrilyon 250 trilyonluk ihtiyacı var dedik aktardık. Aktarınca aralık ayında emekli sandığı bir ayda 5 trilyon liralık faiz giderini önlemiş olduk. Bugün sistemimiz bu haliyle sürdürülemez durumdadır. Bunu sürdürürüm demek gelecek kuşaklara karşılık çok büyük bir sorumsuzluk anlayışını sergilemek demektir. Sosyal adalet, rakamsal boyutuyla bir çok parametreyle bugünkü sistemi sürmek mümkün değil. Sorunumuz sosyal güvenlik reformunun hangi parametreler dahilinde yapılacağı noktasındadır."Sosyal güvenlik reformunu yaparken popülizm olmayacağını belirten Başesgioğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Siyasi popülizm olmayacak, eğer siyasi popülizm olursa yaptığınız reform olmaz. Bunun için de sosyal güvenlik reformu yapmak zor gelmiştir. Türkiye'nin bugünkü şansı tek parti iktidarı olmasıdır. Onun için Türkiye'nin bu şansı, iyi kullanması gerekir. Bu reformda bir siyasi rant kesinlikle yok. 2007 yılında seçim olmasına rağmen bu hükümet bu reformu ısrarla yapmaktan vazgeçmiyor."Sosyal güvenlik reformu parametrelerini çok tartıştıklarını ve en uygununu bulmaya çalıştıklarını belirten Başesgioğlu, şöyle konuştu: "Çok tartıştık çok tartışıldı ama hemen alıp indirebileceğimiz böyle bir parametre daha yok. Ben 3 yıl diğer hizmetleri bıraktım. Bir akademisyen gibi bu reformu arkadaşlarla dizayn etmeye çalıştım ama geldiğimiz nokta budur, ortaya çıkan reform da açıkçası kazanım şartları açısından maliyet ve uzun vadeye yayma konusunda esnek bir reform olmuştur. Amacımız sadece bir emekli aylığı bağlanması bu reformun ana hedefi değil. Sosyal koruma sistemiyle, prim sistemiyle, ülkemize kazandırmak istiyoruz. Bunun neticesinde bu reformu bu haliyle hayata geçirirsek bir kere vatandaşlık bilincinin gelişmesine katkı sağlayacağız. Toplumumuzda bir demokratik açılım sağlayacağız. Anayasa mahkememizin verdiği kismi iptal karıyla birlikte bizim de bu iptal kararı doğrultusunda kendi pozisyonumuzu elememiz gerekiyor. Anayasa Mahkememizin bu yorumuna saygılı kalmaya özen gösterdik hepimizi bağlayıcıdır. Ama yasayla yargının yorumları örtüşmemiştir. Aslında bugün başlıklarını gördüğümüz tartışma konularından bu konu daha önde gelmelidir."(KT-RA-HO-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA