‘Sinemanın Küresel Propaganda Gücü’ Konusuldu
8. Amsterdam Tartısmalarında 'Sinemanın Küresel Propaganda Gücü' Konuşuldu.
Türkevi Arastırmalar Merkezi 12 Subat Cumartesi 2011 tarihinde aylık konulu tartısma programlarının 8.sini Amsterdam'ın Kuzey bölgesinde bulunan Okan Akın Atölyesinde düzenledi. Amsterdam Tartısmaları, öncelikle katılımcılara ve ilgi duyanlara basta yasadıgımız ülkenin ve toplumun sosyal yapısı, iliskileri ve kurumlarını tanımaları olmak üzere, toplumsal konularda fikir yürütmelerine yardımcı olmayı hedefler. Devamla Avrupa'daki ve küresel ölçekteki gelismeleri ögrenme, algılama ve yorumlamayı tesvik eder. Bu ayın konusu: Sinemanın Küresel Propaganda Gücü'ydü. Yeni Safak Gazetesi yazarı, tanınmıs film elestirmeni Ali Murat Güven, Hollanda'ya geldi ve AmsterdamTartısmaları'nın konugu oldu. Konu baslıgından anlasılacagı üzere sinemanın küresel ölçekte propaganda gücü ve bunun da ötesinde çocuklarımızı sekillendiren bir medyum olduguna deginildi. Ali Murat Güven, sinema elestirmenliginde, sektöre egemen olan dil ve tavrın dısında kendine özgü yeni bir yaklasım gelistirerek yürüttügü bu görevinde, ilgiyle izlenen bir yazar olmasının yanı sıra, zaman zaman da - escinseller gibi- çesitli marjinal toplumsal grupları igneleyen yazıları nedeniyle bu kesimlerin elestiri oklarına hedef oldu. Film elestirilerinde muhafazakar bir durus sergilemesi, seks ve siddeti ön plana çıkartan yapıtlarıtoplum açısından zararlı olarak nitelendirmesi ona hem taraftar, hem de karsıt kazandırdı. Think tank'imizin konugu özetle su önemli noktalara degindi. • Çocuklarımızın dadısı televizyon ve filmlerdir. 9yilik kötülük kavramları, merhamet erdemi gibi çok önemli degerleri bu yayınlar belirliyor. Bu yayınlara maruz kalan çocuklar, gençler asosyallesiyor. Bir delikanlı bir kıza ilanı askı sözle söyleyecegine, yan odadan çektigi telefon mesajıyla yapıyor. Sözel iliski sekli giderek azalıyor. Gruplasma yok. Herkes sanal aleme giris yaptıgı yerde yalnız oturuyor. Bu garip ve ilkel bir durumdur. Marazi bir iletisim seklidir. Çocuklar manyaklasmıs vaziyetteler. Bunların kabahatleri yok. Bir dünyaya gelmisler, hardiskleri bu tür malzemeyle yükleniyor. Ne yapsınlar? • Su anda Türkiye'deki mevcut diziler izleyicilerine çok sakıncalı hayat örnekleri dayatmakta. Genç kadınların hayata bakısını saptıyor. Kocanla yataga gir, ama senin gizli bir ajandan olsun. Seksenlerde Dallas ve Flamingo yolu gibi diziler elestirilirdi. Su anda Türkiye'de bu dizileri biz yapıyoruz. Ve bunları Balkanlar ve Arap ülkelerinde izlettiriyoruz. • Amerikan sineması Vietnam, Irak ya da Afrika ülkelerindeki eylemlerinde ters giden olayları, hezimetleri sonradan yaptıkları filmlerle örtbas ediyor, tarihi tahrif ediyor ve bu ülke insanlarına caydırıcı mesajlar veriyorlar. Örnegin ünlü yönetmen Ridley Scott'un, Black Hawk Down (2001) Kara Sahinin Düsüsü adlı filmde Somali'de direnisçiler tarafından düsürülen helikopterin verdigi utancıyenebilmek için olaylar degistirilmis ve buna neden olan seyin arka arkaya gelen rastlantısal tersliklergösterilmis ve bu ordunun yenilmezligi mesajı verilmistir.
Kaynak: Bültenler / Kültür Sanat
Kültür Sanat, Kültür Sanat, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA