Şimşek:ımf ile Gözden Geçirme Birkaç Haftaya Tamamlanacak
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile Yürütülen 7. Gözden Geçirmenin Birkaç Hafta İçinde "Arandan Çıkacağı"nı Söyledi.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile yürütülen 7. gözden geçirmenin birkaç hafta içinde "arandan çıkacağı"nı söylerken, cari açığın orta, uzun dönemde kalıcı şekilde iyileştirilmesine yönelik yapısal reformları uygulamaya koyacaklarını bildirdi.Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) "Ekonomi Buluşmaları" toplantısının konuğu olan Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, "2008 Girerken Türkiye Ekonomisinin Durumu ve Beklentiler" konulu bir sunum yaptı. Şimşek, toplantıda MÜSİAD üyelerinin, sonrasında da gazetecilerin ekonomiye ilişkin sorularını yanıtladı.-"7.GÖZDEN GEÇİRME BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE ARADAN ÇIKACAK"Şimşek, "IMF ile yürütülen ekonomik programın başarıya ulaşıp ulaşmadığı ve IMF bağlantısı hangi aşamada" olunduğuna ilişkin soru üzerine, Fon ile başlangıçta yapılan programın önemli değişim ve dönüşüm içerdiğini hatırlattı. Yürütülen programın başarılı olduğunu, ilk defa bir hükümetin programı başarılı bir şekilde uyguladığını, ikinci programın da sonuna geldiğini kaydeden Şimşek, "Türkiye başarılı olmuştur, her yönüyle. Dezenflasyonda, borcu aşağı çekmede, faizleri aşağı çekmede, büyümede, alt yapı yatırımlarında. IMF'ye rağmen bazı teşvikler getirilmiş, program değiştirilmiş. Biz önümüze konulan bir şeyi uyguluyor değiliz, bir beyin süzgecinden geçiriyoruz. Program sadece IMF'nin değil, bu bizim programımız" diye konuştu. Şimşek, Türkiye'nin IMF ile 7. gözden geçirme noktasında olduğunu, önümüzdeki birkaç hafta içerisinde de bunu aradan çıkaracağını kaydetti.Şimşek, stand-by programının tamamlanacağı Mayıs 2008 sonrasında IMF ile diyalogun nasıl olacağına ilişkin kafa yormak istemediğini dile getirerek, "Önümüzdeki dönemde oturacağız, Türkiye için hangisi doğru ise onu yapacağız" dedi. Türkiye'nin IMF'ye 2003 yılından bu yana biz net dış borç ödeyici olduğunu ve IMF'ye borcun 7 milyar dolar civarına indiğini belirten Şimşek, "Geldiğimiz nokta, parasal anlamda bağımlılık azalmış durumda. AB ile Dünya Bankası ve IMF ile çalışmalarımız var. Dünyada başarı örnekleri varsa, biz onlardan ilham alırız. Bu İrlanda'da da olur, Yeni Zelanda'da. Kamu Yönetimi Reformu Kanada'dan olur. Tekerleği yeniden keşfetmeyeceğiz" diye konuştu.-BÜYÜMEDEKİ YAVAŞLAMA SORUN DEĞİLŞimşek, büyümenin önceki yıllara oranla daha yumuşak bir noktada olduğunu belirterek, "Fakat biz bunu bir problem olarak görmüyoruz. Türkiye'nin ciddi bir potansiyeli var. Türkiye bu potansiyeli ortaya koyacak reformları da uygulamaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde de hızlandıracak. Dolayısıyla Türkiye'nin orta ve uzun dönem görünümü son derece parlak" değerlendirmesi yaptı.-CARİ AÇIK İÇİN REFORMLARŞimşek, Türkiye'nin uzun dönem yapısal sorunlarının çözümünün kur politikasıyla oynamakta yatmadığına dikkat çekerek, şöyle konuştu:"Ben 'kur işi zorlaştırmıyor' demiyorum, bazı sektörler için geçiş dönemini zorlaştırabilir. Bunun geçmişte de çözümü olmadı. Düşük katma değerli ürünlerde, bilgi yoğun, yüksek katma değerli ürünlere kur vasıtasıyla nasıl geçersiniz bilmiyorum, daha önce geçilmemiş. Türkiye'de cari açık sorun olmaktan çok, sadece, Türkiye'nin hızlı koştuğunun bir göstergesi olacaktır. Biz, 'cari açığı önemsemiyoruz' anlamına gelmiyor. Biz çok önemsiyoruz. Cari açığın orta, uzun dönemde kalıcı şekilde iyileştirilmesine yönelik kalıcı adımlar atıyoruz. Cari açık yapısal bir sorundur, yapısal reformlar gerektirir, o yapısal reformları da biz uygulamaya koyuyoruz, koyacağız. Anayasa değişikliğini çok önemsiyorum. Bu değişiklikle beraber Türkiye'nin uzun dönemli rekabet gücünü artıracak açılımlara imkan sağlayacağımıza inanıyorum."-"DÜŞÜK KUR, YÜKSEK FAİZ POLİTİKAMIZ YOK"-Şimşek, kur ve faiz indirimine yönelik sorular üzerine, hükümet olarak "düşük kur, yüksek faiz" gibi bir politikaları olmadığını söyledi. Ancak yaşanan gelişmeye bakıldığında düşük kur ve yüksek faiz olduğunun görüldüğünü vurgulayan Bakan Şimşek, şunları kaydetti:"Biz 1989 yılında para giriş çıkışlarını serbest hale getirmişiz. 2001 yılında karar vermişiz Merkez Bankası'nı bağımsız hale getirmişiz. Ekonomik literatürde üç değişken olan kur, faiz ve sermayeden aynı anda ikisini kontrol edip, belirleyebiliyorsunuz. Biz kuru piyasaya bırakmışız ve faizleri Merkez Bankası belirliyor, para giriş-çıkışı serbest. Son dönemdeki likidite bolluğundan dolayı, Türkiye çok cazip bir ülke. Bundan ötürü Türkiye'ye ciddi sermaye akışı yaşandı ve bu da lirayı bir miktar değerli hale getirdi. Liradaki değerlenme verimlilikle destekleniyorsa, bunda korkulacak bir şey yok. Bütün politika kararlarında herkesin uzun dönemde kazanması temeldir ama geçiş döneminde her unsurun eşit bir şekilde kazanması ve kaybetmesi söz konusu olamaz."-"FAİZLERDE İNİŞ VAR"Makro ekonomik istikrar programları uygularken, şans faktörlerinin çok önemli olduğunu dile getiren Şimşek, "Kuraklık meselesi olmasaydı, büyüme daha yüksek olurdu ve enflasyon daha düşük olurdu. Kuraklığı biz belirlemiyoruz. Enerjide de aynı şekilde. Cari açık çok daha düşük olurdu" dedi.Şimşek, "Cari açık çok daha düşük olsaydı net ihracatın milli gelire etkisi daha yüksek olurdu. Bugün büyüme daha yüksek olurdu. Önümüzdeki dönemde reformları uygulamaya koyarsak, enflasyonu kalıcı bir şekilde aşağı çekersek ki, -çekeceğiz-, faizler inecek. Borç yükü inecek, hem enflasyon kontrol altında tutulacak, mali disiplin devam ettirilecek, faiz yüksek kalamaz. Çünkü borçlanma gereği açılacak. Borçlanma gereği 2005 yılından bu yana azalma var. Faizlerde de iniş var" diye konuştu.-"İHRACATI ARTIRMANIN YOLU KURLA OYNAMAK DEĞİL"-İhracatta kurdan dolayı zorlanma ve Çin'den gelen ithal mallarla rekabet edemediklerini söyleyen MÜSİAD üyelerine Mehmet Şimşek, kurun kimisi için sorun olduğunu kimisi için ise olmadığını vurgulayarak, "İhracatı artırmanın yolu kurla oynamak değil" dedi. Şimşek, "Türkiye'nin tek çıkış yolu var. Rekabetin önündeki engelleri kaldırırsak, batıdaki gibi verimlilik modeli üzerine daha çok fazla istihdam ve daha fazla gelir yaratırız. Bunu başaracağız, başardık. Teşvik primi falan gündemde değil. İhracat artışının çok üstünde bir KDV iade açığı var. Kurun güçlü olması ithalat vergilerini aşağı çekiyor, bu bizim dışımızda. Ekonominin geçen senenin son çeyreğinden itibaren iki çeyrekte büyüme kompozisyonunda değişiklik oldu. Vergi gelirlerine daha az duyarlı kompozisyon ortaya çıktı" diye konuştu.-"ENFLASYONDA EN UFAK RAHATSIZLIK YOK"Şimşek, 2007 yılında enflasyondaki sapmanın kamu fiyat ayarlamaları olmadığını vurgulayarak, burada en önemli faktörün gıda ve enerji fiyatları olduğunu, dolaylı vergilerin de bir miktar etkisi bulunduğunu söyledi. Şimşek, orta uzun dönemde enflasyon konusunda en ufak rahatsızlığın söz konusu olmadığı, gelinen noktanın ise haklılıklarını ortaya koyduğunu ifade etti.-"MERKEZ BANKASININ ENFLASYONDAKİ BAŞARISI GÖZ ARDI EDİLEMEZ"-Şimşek, hükümetin halka, Merkez Bankası'nın da Meclis'e hesap vermek zorunda olduğuna dikkat çekerek, maliye ve para politikasının çelişmediğini söyledi. Merkez Bankası'nın ihtiyatlı bir şekilde enflasyonu kontrol altında tuttuğunu, başarısının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, türbülans döneminde piyasalara duyarlılığın her yerde yaşandığını, kimisinin kalıcı, kimisinin de kalıcı etkisi olmadığını kaydetti.-"ESKİ KAR MARJLARI YOK"-Piyasada ciddi nakit sıkıntısı olduğunun sorulması üzerine de, para politikasının geçen yıl ortaya çıkan türbülanstan dolayı sıkılaştırıldığını, enflasyonun düşmesi gibi etkilerin bunu etkilediğini söyleyen Şimşek, Türkiye'nin dinamiklerinde değişim dönüşüm sürecinde olduğunu, bunun da yansımaları olabileceğini kaydetti. Şimşek, eski kar marjlarının olmadığını, Türkiye'nin normalleştiğini, bunun ve global rekabetin getirdiği sancıların bulunduğunu belirtti.-"TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ PARLAK"-Tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin fikrinin sorulması üzerine şimşek, Türkiye'de hazır giyim ve tekstil sektörünün geleceğinin parlak olduğunu kaydetti. Şimşek, "Bizim firmalar genelde esnektir. Çok stresten geçtikleri için, çok iyi adaptasyon yapma yetisine sahipler. Şirketlerimizin markalaşmasını istiyoruz" diye konuştu.-"PEYGAMBERİMİZ NE DEMİŞ: RIZKIN ONDA DOKUZU TİCARETTE"-Seçimler öncesinde kendi ağzından söylenilen bazı şeylere de açıklık getiren Bakan Şimşek, "Ben 2025-50 yılında sektörel değişimlere işaret etme yolunda bir şeyler söyledim. Finans, sağlık, eğitim, ulaştırma ve perakende gibi hizmetler sektörü çok önemlidir. Hizmetler sektörünü küçümsemeyin. Peygamberimiz ne demiş: 'Rızkın onda dokuzu ticarette' demiş, tarımda dememiş. Ticarette çok önemlidir. Tekstil sektörünün geleceği parlak, yeter ki doğru politikaları uygulayalım" dedi.-"YABANCILARIN BANKACILIKTA OLMASI KAZANÇ"-Şimşek, yabancı ve yerli sermaye ayrımının anlamsız olduğunu, artık küresel sermayenin olduğunu vurgulayarak, yerli yabancı yatırımcılar açısından önemli olanın politik istikrar olduğunu söyledi. Yabancı sermayenin bankacılık sektöründe olmasının birçok açıdan kayıp olarak değil, kazanç olarak gördüğünü dile getiren Bakan Şimşek, bu konuda kaygıların yersiz olduğunu ifade etti.-"HER KESİMİN ÜCRETLERİ REEL BAZDA ARTTI"-Şimşek, memur maaşları arasında ciddi fark olduğu, emekli ve dul, yetimleri maaş durumunun ne olacağına yönelik soru üzerine de, "Türkiye'de gelir dağılımı 'adaletli, adaletsiz' mefhumu, göreceli bir şeydir. Son birkaç yıldır çok daha adaletli olduğuna dair, elimizde ciddi veriler var. Nereden bakarsanız bakın Türkiye'de gelir dağılımı kötüleşmiyor, iyileşiyor. Nispi olarak iyileşiyor. 2008 yılında en düşük memur ücreti yüzde 10.5 artacak, en yüksek memur ücreti yüzde 4 artacak. Düşük gelirlilere daha fazla, yüksek gelirlilere daha az politikası izliyoruz. Borç yükümüz çok olmazsa bu dolaylı vergileri daha aşağı çekebilsek. Hangi kesimi ele alırsanız alın memur, emekli, dul, yetim, son 5 yıldır reel bazda ücretler ciddi bir şekilde artmıştır. 2000 yılını baz alın, 2007, 2008 yılına getirin her kesimin gelirleri, ücretleri reel bazda artmıştır" diye konuştu.-İNŞAAT SEKTÖRÜNE ÇAĞRI: BİZİM DEZENFLASYON SÜRECİNİ DESTEKLEYİN"-Şimşek, inşaat sektörünün fazla gelişmesinin en önemli faktörün enflasyonun tek haneye inmesi ve ipoteğe dayalı kredi sisteminin uygulanmasından geçtiğini dile getirerek. "İnşaat sektörü otursun bizim dezenflasyon sürecini desteklesin. İnşaat sektörünün muazzam bir geleceği var, geleceği parlak. İnşaat sektörünün önünde konuta yönelik arazi üretilmesi gibi idari engeller olabilir. Biz bunları gözden geçirip, sorunları çözmeye çalışacağız. Türkiye'nin nüfus artışı bu sektörü destekliyor. Faizlerin inmesi bu sektör için önemli bir faktör olacak. Kaygılanmanın yeri yok" diye konuştu."Sosyal güvenlik açıklarının kapatılması için ne kadar zaman öngörüyorsunuz" sorusu üzerine de, sosyal güvenlik reformunun önemli kazanımlar getireceğini vurgulayan Şimşek, bu reformu yaparak, açıkları ciddi şekilde kontrol altında tutacaklarını savundu.Şimşek, istihdam üzerindeki yükleri azaltmak amacıyla yapılacak 5 puanlık prim indiriminin 15 olmasından yana olduğunu ifade etti.Şimşek, inişli-çıkışlı bir dönem içinde olduğunu, geçtiğimiz 4-5 yıl oranla daha riskli bir ortamda bulunulduğunu kaydetti.Karşılıksız çek sayısının artmasına ilişkin soruyu yanıtlarken de Şimşek, önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde uygulamaya konulacak yeni Ticaret Kanunu taslağının yasalaşmasıyla bu sorunun çözüme ulaşacağını dile getirdi. (ANKA)(EYL/NB/ZG)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA