"Seyahat Sanatı", Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç Koleksiyonlarıyla Meşher'de
Osmanlı topraklarına yapılan yolculukların izini süren “Seyahat Sanatı” sergisi, Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç koleksiyonlarından seçilen 300’ü aşkın eseri Meşher'de bir araya getiriyor. Sergi, seyahati yalnızca bir yer değiştirme değil, kültürlerarası karşılaşma, gözlem ve hafıza üretimi olarak ele alıyor.
(İSTANBUL) - Osmanlı topraklarına yapılan yolculukların izini süren "Seyahat Sanatı" sergisi, Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç koleksiyonlarından seçilen 300'ü aşkın eseri Meşher'de bir araya getiriyor. Sergi, seyahati yalnızca bir yer değiştirme değil, kültürlerarası karşılaşma, gözlem ve hafıza üretimi olarak ele alıyor.
Osmanlı topraklarına yapılan yolculukların izini süren "Seyahat Sanatı" sergisi, Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç koleksiyonlarından seçilen 300'ü aşkın eseri Meşher'de bir araya getiriyor. Sergi, seyahati yalnızca bir yer değiştirme değil; kültürlerarası karşılaşma, gözlem ve hafıza üretimi olarak gösteriyor.
Beyoğlu Meşher'de açılan "Seyahat Sanatı: Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç Koleksiyonlarından" sergisi, Osmanlı coğrafyasına yüzyıllar boyunca yönelen bakışların hafızasını bugüne taşıyor. Koç Topluluğu'nun 100. yılı kapsamında hazırlanan sergi, 15. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın başlarına uzanan geniş bir zaman aralığında, Osmanlı topraklarına yapılan yolculukların nasıl bir görsel kültür yarattığını inceliyor.
Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonları ile Ömer Koç koleksiyonlarından seçilen 300'ü aşkın eser; seyahatnamelerden gravürlere, diplomatik armağanlardan haritalara kadar geniş bir seçki sunuyor. Ancak sergi yalnızca geçmişin objelerini yan yana getirmiyor; yolculuğun insanın dünyayı algılama biçimini nasıl değiştirdiğini de tartışmaya açıyor.
"Seyahat Sanatı"nda 500 yüzyıllık yolculuk bir araya geldi
Küratörlüğünü Sadberk Hanım Müzesi'nden M. Merve Uca'nın üstlendiği serginin koordinasyonunu ise müzenin direktörü Hülya Bilgi yürütüyor.
Bilgi, sergi dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında sergiye, Sadberk Hanım Müzesi'nin uzun yıllara dayanan tecrübesinin yanı sıra Çiğdem Simavi'nin yakın dönemde bağışladığı tabloların da esin kaynağı olduğunu belirterek, "Sayın Ömer Koç'un cömert paylaşımlarıyla seyahatnameler, albümler ve tablolar müzemizin koleksiyonlarıyla buluştu. Koleksiyonlar arasındaki bu güç birliği, seyahat fikrini çok zengin bir kurgu içinde ele alma imkanı verdi" dedi.
Meşher Direktörü Nilüfer H. Konuk da Koç Topluluğu'nun 100. yılı kapsamında Sadberk Hanım Müzesi ile ortaklaşa hazırlanan serginin Meşher'de yer almasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Konuk, 2020 yılında Sadberk Hanım Müzesi'nin 40. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen "Maziyi Korumak" sergisinin ardından, "Seyahat Sanatı" ile nadide eserlerin yeniden geniş bir izleyici kitlesiyle buluştuğunu söyledi.
Osmanlı'ya bakışın dönüşümünü anlatıyor
Basın mensuplarıyla sergiyi gezen küratör M. Merve Uca, serginin klasik kronolojik tarih anlatısından özellikle uzak durduğunu anlattı. Serginin "merak", "inanç", "savaş", "diplomasi", "ticaret" ve "turizm" gibi başlıklar üzerinden kurgulandığını belirten Uca, seyahatin tarih boyunca farklı nedenlerle şekillendiğini söyledi.
Uca'ya göre serginin merkezinde yalnızca hareket değil, kayıt tutma arzusu da bulunuyor. Özellikle erken modern dönemde insanların bilinmeyene duyduğu merakın bir keşif duygusundan çok daha fazlasına dönüştüğünü vurgulayan Uca, "Merak artık yalnızca bir duygu değil; anlamlandırma, sınıflandırma ve kaydetme pratiği haline geliyor" dedi.
Sergi boyunca Osmanlı'ya yönelik Avrupa bakışının dönüşümü de izlenebiliyor. İlk bölümlerde korku, savaş ve "Türk imgesi" üzerinden şekillenen anlatıların, sonraki yüzyıllarda yerini hayranlığa ve estetik etkilenmeye bıraktığı görülüyor. Özellikle 18. ve 19. yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkan "Turquerie" modasıyla birlikte Osmanlı kıyafetleri, kahve kültürü ve dekoratif sanatlar aristokrat çevrelerde bir zevk göstergesine dönüşüyor.
500 yıllık bir seçki
Diplomasi bölümünde ise Osmanlı sarayına gelen elçilik heyetlerinin beraberinde taşıdığı ressamların ürettiği eserler öne çıkıyor. Elçilerin kabul törenleri, saray protokolleri ve İstanbul manzaraları yalnızca sanatsal değil, aynı zamanda politik belgeler olarak da okunuyor.
Sergide Albrecht Dürer, Jacopo Ligozzi ve Louis-François Cassas gibi sanatçıların eserleri de yer alıyor. İstanbul manzaraları, kıyafet albümleri, İznik seramikleri ve seyahat kitapları serginin öne çıkan parçaları arasında bulunuyor.
Serginin son bölümü ise seyahatin modernleşmeyle birlikte geçirdiği dönüşüme odaklanıyor. Buharlı gemiler, demiryolları ve otel kültürüyle birlikte yolculuk artık yalnızca zorunluluk değil; deneyim, tüketim ve turistik arzuya dönüşüyor. Böylece sergi, Osmanlı'ya yapılan yolculukların aynı zamanda Batı'nın Doğu'yu nasıl gördüğünün de hikayesini anlatıyor.
Serginin tarih aralığı ise İstanbul'un Fethi'ne kadar uzanıyor. Uca, savaş bölümünde yer alan eserlerden birinin, fethe tanıklık etmiş Leonardos Chiensis ya da Türkçede bilinen adıyla "Sakızadalı Leonar" tarafından yazılmış bir kronik olduğunu belirtti. 15. yüzyılda yaşamış Katolik din adamı ve tarih yazarı Leonardos Chiensis, İstanbul'un fethi sırasında kentte bulunmuş ve yaşadıklarını kaleme almıştı. Sergide ayrıca Nuremberg Chronicle gibi erken dönem kaynaklar da yer alıyor.
20. yüzyıl başına kadar uzanan sergide, Emile Bernard ve Auguste Matisse gibi isimlerin eserleri de yer alıyor. Serginin tarihsel çerçevesinin dışında özel bir "ahde vefa" bölümü olarak ise Henri Cartier-Bresson imzalı 1962 tarihli Atatürk posteri ziyaretçilerle buluşuyor.
"Seyahat Sanatı" sergisi, 23 Mayıs 2027 tarihine kadar Meşher'de ziyaret edilebilecek."
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA